Anal Fissür Kansere Dönüşür mü?

Anal fissür kansere dönüşür mü? Hayır, anal fissür doğrudan kansere dönüşen bir hastalık değildir. Anal Fissür, makat kanalının iç yüzeyinde oluşan mekanik bir yırtıktır; kolon veya rektum kanserleri ise hücresel değişimlerle gelişen farklı hastalıklardır. Ancak makattan kanama, ağrı ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik gibi bazı belirtiler farklı hastalıklarda da görülebildiği için uzun süren şikâyetleri yalnızca fissüre bağlamak doğru değildir. Özellikle belirtilerin karakteri değişiyorsa veya kilo kaybı, kansızlık ve bağırsak düzeninde kalıcı değişiklik eşlik ediyorsa daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.

Anal Fissür Kanserleşir mi?

Anal fissür doğrudan kansere dönüşen bir hastalık değildir. Yani makat çatlağının kendisi zamanla hücresel değişim geçirerek kolon veya rektum kanseri haline gelmez.

Anal fissür ile kanserin oluşum mekanizmaları birbirinden farklıdır. Fissürde temel sorun makat kanalındaki yüzeysel dokunun mekanik olarak yırtılmasıdır. Sert ve büyük dışkı, yoğun ıkınma veya tekrarlayan kabızlık bu yırtığın oluşmasına zemin hazırlayabilir.

Kolon ve rektum kanserlerinde ise kontrolsüz hücre çoğalması söz konusudur. Bu nedenle anal fissürün uzun süre devam etmesi tek başına kanserleşme anlamına gelmez.

Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta, bazı belirtilerin birbirine benzeyebilmesidir. Özellikle kanama görüldüğünde kişi bunun fissürden mi, hemoroidden mi yoksa bağırsakla ilişkili farklı bir nedenden mi kaynaklandığını yalnızca belirtilere bakarak her zaman anlayamayabilir.

Anal Fissür Belirtileri Nelerdir?

Anal fissürün en karakteristik yakınması dışkılama sırasında ortaya çıkan keskin ağrıdır. Bazı kişiler bu ağrıyı “cam kesiği”, “bıçak saplanması” veya yoğun yanma şeklinde tarif eder.

Sık görülen belirtiler arasında:

  • Dışkılama sırasında keskin ağrı
  • Tuvalet sonrası uzun süren yanma
  • Tuvalet kâğıdında az miktarda parlak kırmızı kan
  • Makat çevresinde hassasiyet
  • Tuvalete gitmekten kaçınma isteği
  • Kabızlığın giderek artması

yer alabilir.

Özellikle ağrının dışkılamayla belirgin bağlantısı fissür açısından önemli bir ipucudur.

Bununla birlikte makat bölgesinde kanama görülmesi yalnızca anal fissüre özgü değildir. Hemoroid de parlak kırmızı kanama oluşturabilir. Bu nedenle yalnızca kanın rengine bakarak kesin ayrım yapmak doğru olmaz.

Anal Fissür ile Hemoroid Nasıl Ayırt Edilir?

Anal fissür ve hemoroid sık karıştırılan iki farklı makat hastalığıdır.

Anal fissürde ağrı genellikle daha belirgindir. Dışkılama sırasında başlayan keskin ağrı, tuvalet bittikten sonra dakikalar veya saatler boyunca devam edebilir.

Hemoroidde ise özellikle iç hemoroidlerde ağrıdan çok kanama, kaşıntı, dolgunluk veya dışarı çıkan hemoroidal doku ön planda olabilir. Tromboze dış hemoroidde ise belirgin ağrı ve şişlik gelişebilir.

Bu nedenle iki hastalık yalnızca “kanama var mı?” sorusuyla birbirinden ayrılmaz.

Hemoroid olduğu belirlenen kişilerde Hemoroid Tedavisi, hemoroidin derecesine ve belirtilerine göre ayrı biçimde planlanır. Anal fissür ise farklı bir mekanizmayla geliştiği için yaklaşımı da farklıdır.

Anal Fissür Neden Uzun Süre İyileşmeyebilir?

Bazı hastalarda anal fissür kısa sürede iyileşirken bazı kişilerde şikâyetler haftalar veya aylar boyunca devam edebilir.

Bunun en önemli nedenlerinden biri makat çevresindeki iç sfinkter kasının istemsiz olarak kasılmasıdır.

Çatlak dışkılama sırasında ağrı oluşturduğunda kaslar refleks olarak kasılır. Bu kasılma bölgede basıncı artırabilir ve kan dolaşımını azaltabilir.

Böylece bir döngü oluşabilir:

  • Sert dışkılama çatlağı tahriş eder.
  • Tahriş ağrıyı artırır.
  • Ağrı kas spazmını tetikler.
  • Kas spazmı kan dolaşımını azaltabilir.
  • İyileşme gecikir.
  • Sonraki dışkılama çatlağı yeniden zorlar.

Bu döngü uzun süre devam ettiğinde fissür kronik hale gelebilir.

Kronikleşme kanserleşme anlamına gelmez. Yalnızca yaranın kendiliğinden iyileşmesinin daha zor hale geldiğini gösterir.

Kronik Anal Fissür Kansere Dönüşür mü?

Kronik anal fissür de doğrudan kansere dönüşmez.

Bir fissürün uzun süredir bulunması, çatlağın kanserli bir yapıya dönüşeceği anlamına gelmez. Kronikleşme daha çok yaranın sürekli tekrar açılması, kas spazmının devam etmesi ve iyileşmenin tamamlanamamasıyla ilişkilidir.

Ancak uzun süre iyileşmeyen veya tipik fissür özelliklerinden farklı seyreden lezyonlarda tanının yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir.

Örneğin:

  • Fissür tipik konumdan farklı bir yerdeyse
  • Birden fazla çatlak varsa
  • Yoğun akıntı eşlik ediyorsa
  • Yara görünümü alışılmış fissürden farklıysa
  • Tedaviye rağmen uzun süre değişmiyorsa

altta yatan farklı nedenlerin değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu durum “fissür kansere dönüştü” anlamına değil, ilk şikâyetin başka bir nedenle ilişkili olabileceğinin araştırılması gerektiğine işaret eder.

Anal Fissür ile Kolon Kanseri Belirtileri Karışabilir mi?

Bazı belirtiler ortak olduğu için kişiler anal fissür ile Kolon Kanseri arasında bağlantı kurabilir.

Her iki durumda da kanama görülebilir. Ancak belirtilerin genel yapısı farklıdır.

Anal fissürde kanama çoğunlukla:

  • Parlak kırmızıdır.
  • Dışkılama sırasında ortaya çıkar.
  • Tuvalet kâğıdında veya dışkının yüzeyinde görülebilir.
  • Keskin makat ağrısıyla birlikte olabilir.

Kolon kanserinde ise tablo daha farklı olabilir. Bağırsak alışkanlığında uzun süreli değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık, sürekli halsizlik veya karın ağrısı gibi başka belirtiler eşlik edebilir.

Ancak bu belirtilerin hiçbiri tek başına kesin tanı koydurmaz.

Özellikle kanamanın uzun süre devam etmesi durumunda “bende zaten fissür var” diyerek yeni veya değişen belirtileri göz ardı etmemek önemlidir.

Rektum Kanseri ile Anal Fissür Nasıl Ayırt Edilir?

Rektum Kanseri de makattan kanama ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik oluşturabilen bir hastalıktır.

Anal fissürde ağrı çoğunlukla dışkılama anıyla yakından ilişkilidir. Rektum kaynaklı hastalıklarda ise kanamaya ek olarak dışkının şeklinde değişiklik, tam boşalamama hissi, sık dışkılama ihtiyacı veya farklı bağırsak belirtileri görülebilir.

Yine de yalnızca semptomlara bakarak kesin ayrım yapmak mümkün değildir.

Özellikle ısrarcı kanama, yeni başlayan bağırsak düzeni değişikliği veya açıklanamayan kansızlık varsa daha ayrıntılı bağırsak değerlendirmesi gündeme gelebilir.

Anal Fissürde Kanama Ne Zaman Dikkate Alınmalıdır?

Anal fissürde küçük miktarda parlak kırmızı kan görülebilir. Ancak kanamanın şekli ve zaman içindeki değişimi önemlidir.

Özellikle şu durumlarda daha dikkatli olmak gerekir:

  • Kanamanın miktarının artması
  • Kanamanın dışkılama dışında da ortaya çıkması
  • Uzun süredir devam etmesi
  • Dışkının içinde koyu renkli kan görülmesi
  • Kansızlık gelişmesi
  • Açıklanamayan kilo kaybının eşlik etmesi
  • Bağırsak alışkanlıklarında yeni ve kalıcı değişiklik oluşması

Bu belirtiler mutlaka kanser anlamına gelmez. Ancak şikâyetin yalnızca fissüre bağlı olup olmadığının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.

Anal Fissür Şikâyetlerinde Kolonoskopi Gerekir mi?

Her anal fissür hastasında Kolonoskopi yapılması gerekmez.

Tipik fissür belirtileri bulunan genç ve düşük riskli bir kişide değerlendirme farklı olabilir. Ancak kişinin yaşı, aile öyküsü, kanamanın özellikleri ve eşlik eden bağırsak belirtileri kolonoskopi ihtiyacını etkileyebilir.

Özellikle:

  • Tekrarlayan veya açıklanamayan kanama
  • Bağırsak alışkanlığında kalıcı değişiklik
  • Ailede kolorektal kanser öyküsü
  • Demir eksikliği anemisi
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Daha önce kolon polipi bulunması

gibi durumlarda kalın bağırsağın değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Kolonoskopi sırasında kolon ve rektumun iç yüzeyi incelenebilir, şüpheli alanlardan biyopsi alınabilir veya uygun polipler çıkarılabilir.

Anal Fissür Neden Tekrarlar?

Anal fissürün tekrarlamasındaki en önemli nedenlerden biri çatlağı oluşturan faktörlerin devam etmesidir.

Özellikle:

  • Kronik kabızlık
  • Sert dışkılama
  • Yoğun ıkınma
  • Düşük sıvı tüketimi
  • Tuvalet ihtiyacını erteleme
  • Dışkılama sırasında uzun süre tuvalette kalma

fissürün tekrar tahriş olmasına katkıda bulunabilir.

Ağrı nedeniyle tuvalete gitmeyi ertelemek de problemi artırabilir. Dışkı bağırsakta daha uzun süre kaldıkça sertleşebilir ve sonraki dışkılama çatlağı yeniden zorlayabilir.

Bu nedenle anal fissürde yalnızca mevcut ağrıya değil, bağırsak alışkanlıklarına da odaklanmak önemlidir.

Hangi Durumlarda Daha Dikkatli Olunmalı?

Anal fissür çoğu zaman iyi huylu bir makat hastalığıdır. Ancak bazı belirtiler varsa tablo daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Özellikle:

  • Uzun süredir devam eden kanama
  • Dışkı alışkanlıklarında kalıcı değişiklik
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Demir eksikliği veya kansızlık
  • Ağrının karakterinin değişmesi
  • Makat bölgesinde farklı bir kitle fark edilmesi
  • Tedaviye rağmen iyileşmeyen yara
  • Tekrarlayan yoğun akıntı
  • Ateş ve şişlik

gibi belirtiler varsa şikâyetin nedeninin netleştirilmesi önemlidir.

Özellikle akıntı ve tekrarlayan şişlik fissürden çok Anal Fistül gibi farklı bir anorektal hastalığı düşündürebilir.

Anal Fissür Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Anal fissür hakkında toplumda en sık karşılaşılan yanlış düşüncelerden biri çatlağın zaman içerisinde kansere dönüşeceğidir.

Bu doğru değildir.

Bir diğer yaygın yanlış ise makat bölgesindeki her kanamanın hemoroid olduğunun düşünülmesidir. Oysa hemoroid, fissür, fistül ve farklı bağırsak hastalıkları benzer belirtiler oluşturabilir.

“Kan parlak kırmızıysa önemli değildir” düşüncesi de doğru değildir. Parlak kırmızı kan genellikle makat veya alt bağırsak bölgesindeki nedenlerle ilişkili olsa da tekrarlayan kanamanın kaynağının bilinmesi önemlidir.

Benzer şekilde fissürün uzun süredir bulunması tek başına kanser göstergesi değildir. Önemli olan belirtilerin tipik olup olmadığı ve zaman içinde nasıl değiştiğidir.

Anal Fissür Kansere Dönüşür mü? Nasıl Değerlendirilmeli?

Anal fissür kansere dönüşen bir hastalık değildir. Kronik fissür de uzun sürmesine rağmen doğrudan kanserleşmez.

Ancak makat bölgesindeki kanama ve ağrı farklı hastalıklarla ortak belirtiler oluşturabilir. Bu nedenle kişinin daha önce fissür tanısı almış olması, sonradan ortaya çıkan bütün belirtilerin otomatik olarak fissüre bağlanması gerektiği anlamına gelmez.

Özellikle şikâyetlerde belirgin değişiklik varsa, kanama giderek artıyorsa veya bağırsak alışkanlığındaki değişiklik, kilo kaybı ve kansızlık gibi ek belirtiler bulunuyorsa daha kapsamlı değerlendirme önem kazanır.

Temel amaç her fissür hastasında ciddi bir hastalıktan şüphelenmek değil, uzun süren veya alışılmışın dışında seyreden belirtilerin nedenini doğru şekilde belirlemektir.

Sık Sorulan Sorular

1. Anal fissür zamanla kansere dönüşür mü?

Hayır. Anal fissür makat kanalındaki mekanik bir yırtıktır ve doğrudan kansere dönüşmez. Ancak uzun süren veya karakteri değişen belirtilerin farklı nedenleri bulunabileceği için değerlendirme gerekebilir.

2. Kronik anal fissür kanser belirtisi midir?

Kronik fissür tek başına kanser belirtisi değildir. Çoğunlukla kas spazmı, kabızlık ve tekrarlayan tahriş nedeniyle iyileşmenin gecikmesiyle ilişkilidir.

3. Anal fissür ile hemoroid nasıl ayırt edilir?

Anal fissürde dışkılama sırasında keskin ağrı ve sonrasında devam eden yanma daha tipiktir. Hemoroidde ise kanama, kaşıntı, dolgunluk ve sarkma daha belirgin olabilir.

4. Anal fissürde kanama varsa kolonoskopi gerekir mi?

Her fissür hastasında kolonoskopi gerekmez. Ancak yaş, aile öyküsü, uzun süren kanama, kansızlık veya bağırsak alışkanlığında değişiklik gibi faktörler varsa kolonoskopi değerlendirilebilir.

5. Anal fissür uzun süre iyileşmezse ne yapılmalıdır?

Uzun süre iyileşmeyen fissürlerde kabızlık, kas spazmı ve diğer tetikleyici faktörler değerlendirilir. Belirtiler tipik değilse veya yeni bulgular ortaya çıktıysa farklı makat ve bağırsak hastalıklarının da araştırılması gerekebilir.

Sizinle İletişime Geçelim

Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.


Genel Cerrahi Uzmanı
General Surgeon | Website |  + posts

Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir