Anal fistül tedavisi, anüs çevresindeki deri ile anal kanal veya rektum arasında oluşan anormal kanalın kontrol altına alınmasını ve mümkün olduğunda kalıcı biçimde kapatılmasını amaçlar. Tedavi yöntemi; fistülün geçtiği anatomik yol, anal sfinkter kaslarıyla ilişkisi, daha önce apse veya fistül operasyonu geçirilip geçirilmediği ve eşlik eden hastalıklar değerlendirilerek belirlenir. Basit ve yüzeyel fistüllerde fistülotomi öne çıkarken, anal sfinkterin önemli bölümünü geçen kompleks fistüllerde kas fonksiyonunu korumaya yönelik seton, LIFT veya ilerletme flebi gibi yöntemler tercih edilebilir.
Anal fistül, çoğu zaman daha önce gelişmiş bir perianal apsenin ardından ortaya çıkar. Anal kanal çevresindeki bezlerden başlayan enfeksiyon dokular arasında ilerleyerek apse oluşturabilir. Apse boşaldığında veya cerrahi olarak drene edildiğinde, anal kanal ile deri arasında kalan enfekte yol bazı kişilerde kapanmaz ve kalıcı bir fistül kanalına dönüşür.
Fistülün yalnızca dışarıdan görülen açıklığını kapatmak yeterli değildir. Tedavinin temel amacı iç açıklığı, fistül kanalını, olası yan yolları ve anal sfinkter kaslarıyla ilişkisini doğru şekilde belirlemektir. Bu nedenle aynı belirtileri yaşayan iki kişide uygulanacak tedavi birbirinden farklılık gösterebilir.
Anal Fistül Tedavisi Nasıl Planlanır?
Tedavi planlamasının en önemli aşamalarından biri fistül anatomisinin belirlenmesidir. Anal fistüller sfinkter kaslarına göre intersfinkterik, transsfinkterik, suprasfinkterik ve daha nadiren ekstrasfinkterik gibi anatomik gruplara ayrılabilir.
Günlük klinik yaklaşımda ise basit ve kompleks fistül ayrımı tedavi seçimi açısından oldukça önemlidir.
Basit fistüller:
Genellikle yüzeyel veya düşük seviyelidir.
Anal sfinkter kasının sınırlı bir bölümünü içerir.
Tek bir fistül yolu bulunabilir.
Daha önce tekrarlayan fistül cerrahisi öyküsü bulunmayabilir.
Kompleks fistüller:
Sfinkter kasının daha geniş bölümünü geçebilir.
Birden fazla kanal veya yan dal içerebilir.
At nalı şeklinde uzanım gösterebilir.
Tekrarlayan fistül şeklinde ortaya çıkabilir.
Crohn hastalığı gibi başka bir hastalıkla ilişkili olabilir.
Daha önce geçirilmiş anal cerrahiler nedeniyle tedavisi zorlaşabilir.
Tedavi seçerken yalnızca fistülün kapanmasına odaklanılmaz. Dışkı ve gaz kontrolünü sağlayan sfinkter kaslarının korunması da planlamanın temel parçalarından biridir.
Tedavi Öncesi Değerlendirme Nasıl Yapılır?
Anal fistül tanısında klinik değerlendirme önemli bir yer tutar. Anüs çevresinde tekrarlayan akıntı, şişlik, ağrı, tahriş veya zaman zaman kapanıp yeniden açılan küçük bir delik fistül varlığını düşündürebilir.
Muayene sırasında dış açıklığın yeri, akıntının özellikleri ve çevre dokular değerlendirilir. Bazı fistüllerde kanalın seyri muayeneyle anlaşılabilirken kompleks yapılarda ek incelemeye ihtiyaç duyulabilir.
Manyetik rezonans görüntüleme, özellikle kompleks, tekrarlayan veya anatomisi net olmayan fistüllerde fistül yolunu ve olası yan uzanımları göstermeye yardımcı olur. Pelvik MR; iç ve dış açıklıkların ilişkisini, fistülün sfinkter kaslarından nasıl geçtiğini ve eşlik eden apse odaklarını değerlendirmede yararlı bilgiler sağlayabilir.
Bazı hastalarda endoanal ultrasonografi de anatomik değerlendirmeye katkı sağlayabilir. Tedavi sırasında anestezi altında muayene ve fistül yolunun kontrollü değerlendirilmesi de cerrahi planın netleştirilmesinde kullanılabilir.
Her anal fistül hastasında rutin olarak görüntüleme yapılması gerekmez. Basit fistüllerde fizik muayene yeterli bilgi sağlayabilirken kompleks veya nüks eden fistüllerde görüntüleme daha önemli hale gelir.
Fistülotomi Hangi Fistüllerde Uygulanır?
Fistülotomi, basit anal fistüllerde sık kullanılan cerrahi yöntemlerden biridir. İşlem sırasında fistül kanalı boyunca doku kontrollü biçimde açılır ve kanal açık bir yara haline getirilir. Bu alan zaman içerisinde tabandan yüzeye doğru iyileşir.
Yöntemin temel avantajı fistül kanalının doğrudan ortadan kaldırılmasına olanak sağlamasıdır. Ancak fistülotominin güvenli uygulanabilmesi için fistülün sfinkter kaslarıyla ilişkisi dikkatle değerlendirilmelidir.
Fistül anal sfinkter kaslarının önemli bir bölümünden geçiyorsa kanalın tamamen açılması kas hasarı ve dışkı kontrolünde bozulma riskini artırabilir. Bu nedenle yüksek transsfinkterik veya kompleks fistüllerde farklı cerrahi teknikler gündeme gelir.
Fistülotomi seçimini etkileyen faktörler arasında daha önce geçirilmiş anal cerrahiler, mevcut sfinkter fonksiyonu, fistülün konumu ve hastanın bireysel anatomisi de yer alır.
Seton Tedavisi Ne Amaçla Kullanılır?
Seton, fistül kanalından geçirilen cerrahi bir materyaldir. Özellikle fistülün anal sfinkter kaslarının önemli bir bölümünü geçtiği durumlarda kontrollü drenaj sağlamak ve aktif enfeksiyonun yönetimini kolaylaştırmak amacıyla kullanılabilir.
Gevşek seton, fistül kanalının açık kalmasını sağlayarak içeride yeniden apse gelişme riskini azaltmaya yardımcı olur. Çoğu durumda tek başına fistülü kalıcı olarak kapatma amacı taşımaz. Daha sonraki cerrahi aşamaya hazırlık amacıyla haftalar veya daha uzun süre yerinde tutulabilir.
Seton özellikle kompleks fistüllerde, aktif enfeksiyon bulunan durumlarda veya Crohn hastalığıyla ilişkili perianal fistüllerde tedavi planının bir parçası haline gelebilir.
Kesici seton ise farklı bir mekanizma kullanır ve sfinkter dokusunu zaman içinde kontrollü biçimde ayırmayı amaçlar. Anal kontinans üzerindeki olası etkileri nedeniyle her hasta için uygun değildir ve seçilmiş vakalarda değerlendirilir.
LIFT Yöntemi Sfinkter Kaslarını Nasıl Korur?
LIFT, “Ligation of Intersphincteric Fistula Tract” ifadesinin kısaltmasıdır ve intersfinkterik fistül kanalının bağlanması prensibine dayanır. Özellikle transsfinkterik fistüllerde anal sfinkter kaslarını kesmeden fistülün kontrol edilmesini amaçlayan tekniklerden biridir.
İşlem sırasında iç ve dış sfinkter kasları arasındaki anatomik alana ulaşılır. Fistül kanalı bu bölgede bulunur, bağlanır ve bağlantısı kesilir. Böylece anal kanal ile dış açıklık arasındaki fistül yolu ortadan kaldırılmaya çalışılır.
LIFT yönteminin önemli özellikleri şunlardır:
Sfinkter kasının önemli ölçüde kesilmesini gerektirmez.
Kontinans fonksiyonunu korumaya odaklanır.
Özellikle seçilmiş transsfinkterik fistüllerde kullanılabilir.
Tekrarlama ihtimali fistül anatomisine ve hastaya ait faktörlere göre değişebilir.
Her transsfinkterik fistül LIFT için uygun değildir. Fistülün dallanması, aktif apse bulunması, daha önce yapılan operasyonlar ve dokuların durumu tedavi tercihinde dikkate alınır.
İlerletme Flebi Hangi Durumlarda Tercih Edilir?
Endorektal ilerletme flebi, fistülotominin sfinkter kaslarına zarar verme riskinin yüksek olduğu kompleks fistüllerde kullanılabilen sfinkter koruyucu cerrahi yöntemlerden biridir.
Bu teknikte fistülün anal kanal içerisindeki iç açıklığı kapatılır. Ardından rektum veya anal kanaldan hazırlanan sağlıklı doku flebi bu alanın üzerine ilerletilerek sabitlenir. Böylece bağırsak içeriğinin fistül yoluna geçişinin engellenmesi ve kanalın iyileşmesi hedeflenir.
İlerletme flebi özellikle yüksek transsfinkterik fistüllerde değerlendirilebilir. Sfinkter kaslarının kesilmesini sınırlaması önemli bir avantajdır. Bununla birlikte fistülün yeniden ortaya çıkma ihtimali tamamen ortadan kalkmaz.
Daha önce geçirilmiş fistül operasyonları, aktif enfeksiyon, doku kalitesi, sigara kullanımı ve eşlik eden bağırsak hastalıkları iyileşme sürecini etkileyebilecek faktörler arasında yer alabilir.
Lazer Ve Endoskopik Fistül Tedavileri
Anal fistül tedavisinde sfinkter kaslarını korumayı amaçlayan daha az invaziv teknikler de kullanılmaktadır. Fistül lazer kapatma yöntemleri ve video yardımlı anal fistül tedavisi bu grupta yer alır.
Lazer uygulamalarında ince bir lazer probu fistül kanalının içerisine yerleştirilir. Prob geri çekilirken uygulanan enerji fistül kanalındaki dokuda kontrollü etki oluşturarak kanalın kapanmasını desteklemeyi amaçlar.
Video yardımlı anal fistül tedavisinde ise ince bir endoskop yardımıyla fistül kanalının içi görüntülenebilir. Kanalın seyri, iç açıklık ve bazı yan yollar doğrudan değerlendirildikten sonra fistül dokusu işlem sırasında temizlenebilir ve iç açıklığa yönelik girişim uygulanabilir.
Bu yöntemlerin ortak avantajı anal sfinkter kasını geniş biçimde kesmeden işlem yapılabilmesidir. Bununla birlikte her fistül tipi için standart ilk seçenek olarak değerlendirilmezler. Uzun dönem iyileşme ve tekrarlama verileri klasik cerrahi yöntemlere kıyasla daha sınırlıdır. Bu nedenle yalnızca işlemin daha az invaziv görünmesi üzerinden tedavi tercihi yapmak doğru bir yaklaşım değildir.
Anal Apse Varsa Tedavi Yaklaşımı Değişir Mi?
Aktif anal apse, fistül tedavisinin planını değiştirebilir. Apse içinde biriken enfekte materyalin boşaltılması temel önceliktir. Aktif enfeksiyon kontrol altına alınmadan yalnızca fistül kanalını kapatmaya yönelik işlem yapmak uygun olmayabilir.
Apse tedavisinde cerrahi drenaj temel yöntemdir. Antibiyotikler her perianal apse veya anal fistülde tek başına standart tedavi olarak kullanılmaz. Çevre dokulara yayılan enfeksiyon, sistemik enfeksiyon bulguları veya bağışıklık sistemini etkileyen özel durumlarda antibiyotik tedavisi gerekli hale gelebilir.
Fistül kanalı belirginse bazı hastalarda drenaj sırasında seton yerleştirilmesi de değerlendirilebilir. Uygulanacak işlem fistül anatomisine ve akut enfeksiyonun özelliklerine göre değişir.
Crohn Hastalığında Anal Fistül Tedavisi
Crohn hastalığına bağlı perianal fistüller, kriptoglandüler anal fistüllerden farklı bir tedavi yaklaşımı gerektirir. Bağırsak duvarındaki kronik inflamasyon fistül oluşumuna katkıda bulunduğu için yalnızca fistül kanalına yönelik cerrahi işlem yeterli olmayabilir.
Bu hastalarda tedavinin iki temel bileşeni bulunur:
Perianal enfeksiyonun ve fistül drenajının kontrolü
Crohn hastalığına bağlı bağırsak inflamasyonunun medikal tedavisi
Aktif apse varsa öncelikle drenaj gerekir. Kompleks fistüllerde gevşek seton kullanımı uzun süreli drenaj ve enfeksiyon kontrolüne yardımcı olabilir. Medikal tedavi ise hastalığın aktivitesine göre planlanır ve immün sistemi hedefleyen ilaçları içerebilir.
Crohn hastalığı olan her kişide aynı cerrahi yöntem uygun değildir. Rektumdaki inflamasyonun derecesi, fistülün anatomisi, apse varlığı ve hastalığın genel aktivitesi cerrahi planı doğrudan etkiler.
Anal Fistül Ameliyatı Sonrası İyileşme
İyileşme süreci uygulanan yönteme göre değişir. Fistülotomi sonrasında açık bırakılan yara tabandan başlayarak kapanırken LIFT veya ilerletme flebi gibi yöntemlerde farklı bir yara iyileşme süreci gelişir.
İlk günlerde hafif veya orta düzeyde ağrı, hassasiyet ve yara bölgesinden az miktarda akıntı görülebilir. Bağırsak hareketleri sırasında rahatsızlık yaşanması da erken dönemde mümkündür.
İyileşme sürecinde dışkının aşırı sertleşmesini önlemek önem taşır. Yeterli sıvı tüketimi, lif içeren dengeli beslenme ve gerekli görüldüğünde dışkı kıvamını düzenleyen tedaviler zorlanmayı azaltabilir. Cerrahi yaranın temizliği ve pansuman düzeni ise uygulanan işleme göre belirlenir.
Günlük aktivitelere dönüş süresi işlemin kapsamına, fistülün yapısına ve kişinin iyileşme hızına göre değişir. Daha geniş cerrahi işlemlerde iyileşme süreci daha uzun olabilir.
Anal Fistül Tekrar Edebilir Mi?
Anal fistül tedavisinden sonra yeniden fistül gelişmesi mümkündür. Tekrarlama riski yalnızca kullanılan yönteme bağlı değildir. Fistülün başlangıçtaki anatomik yapısı ve altta yatan hastalıklar da önemli rol oynar.
Tekrarlama riskini etkileyebilen faktörler arasında:
Kompleks veya çok dallı fistül yapısı
İç açıklığın belirlenememesi
Atlanmış yan fistül yolları
Devam eden enfeksiyon
Daha önce geçirilmiş fistül operasyonları
Crohn hastalığı gibi inflamatuvar bağırsak hastalıkları
Yara iyileşmesini olumsuz etkileyen bazı bireysel faktörler
yer alabilir.
Tedavinin temel dengesi fistül kanalının kontrol altına alınması ile anal sfinkter fonksiyonunun korunması arasında kurulur. Basit bir fistül için uygun olan cerrahi yöntem kompleks bir fistülde dışkı kontrolü açısından gereksiz risk yaratabilir. Bu nedenle anal fistül tedavisi tek bir standart işlemden değil, fistül anatomisine göre seçilen farklı cerrahi ve sfinkter koruyucu yöntemlerden oluşur.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Anal fistül kendiliğinden iyileşir mi?
Anal fistüller çoğunlukla kendiliğinden tamamen kapanmaz. Fistül kanalının kalıcı hale gelmesi nedeniyle birçok hastada cerrahi veya girişimsel tedavi gerekir. Tedavi seçimi fistülün yapısına ve sfinkter kaslarıyla ilişkisine göre belirlenir.
2. Anal fistül ameliyatı zor bir ameliyat mıdır?
Ameliyatın kapsamı fistülün basit veya kompleks olmasına göre değişir. Yüzeyel ve düşük seviyeli fistüllerde daha sınırlı işlemler uygulanabilirken, sfinkter kaslarını geçen kompleks fistüllerde kas fonksiyonunu koruyan daha özel teknikler gerekebilir.
3. Anal fistül tedavisinde seton ne kadar süre kalır?
Setonun kalış süresi fistül tipine, enfeksiyon durumuna ve planlanan sonraki tedaviye göre değişir. Bazı hastalarda birkaç hafta yeterli olurken, özellikle kompleks fistüllerde daha uzun süre kullanılabilir.
4. Anal fistül ameliyatından sonra tekrar fistül oluşabilir mi?
Tedavi sonrasında fistülün tekrarlama ihtimali vardır. Kompleks ve çok dallı fistüller, gözden kaçan yan kanallar, devam eden enfeksiyon ve Crohn hastalığı gibi durumlar nüks riskini etkileyebilir.
5. Anal fistül ameliyatından sonra ne zaman normal hayata dönülür?
Günlük yaşama dönüş süresi uygulanan yönteme ve yaranın kapsamına göre değişir. Daha sınırlı işlemlerde günlük aktivitelere daha erken dönülebilirken, geniş fistülotomi veya kompleks fistül cerrahilerinde iyileşme süresi daha uzun olabilir.
Sizinle İletişime Geçelim
Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.
Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
