Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid (basur), anal kanal ve anüs çevresinde normal olarak bulunan damar ve bağ dokusu yapılarının genişlemesi, aşağı doğru yer değiştirmesi veya belirti oluşturacak şekilde değişmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Hemoroidal dokular sağlıklı kişilerde de bulunur ve dışkılama kontrolüne katkı sağlayan normal anatomik yapılardır. Hastalık tablosu, bu dokular büyüdüğünde, sarktığında, kanadığında veya ağrı ve tahriş gibi yakınmalara yol açtığında gelişir. Hemoroid iç ve dış hemoroid olmak üzere iki temel grupta değerlendirilir ve belirtiler hemoroidin bulunduğu yere göre farklılık gösterebilir.

Hemoroid özellikle dışkılama sırasında parlak kırmızı kanama, makatta şişlik, kaşıntı, tahriş, dolgunluk hissi veya ele gelen meme şeklinde fark edilebilir. Dış hemoroidde pıhtı gelişmesi durumunda ani ve belirgin ağrı ortaya çıkabilir. Bununla birlikte makat bölgesindeki her kanama, ağrı veya şişliği hemoroide bağlamak doğru değildir. Anal fissür, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, polipler ve kolorektal hastalıklar da benzer belirtiler oluşturabileceği için özellikle tekrarlayan rektal kanama değerlendirilmelidir.

Hemoroidal Doku Ne İşe Yarar?

Hemoroidal dokular yalnızca hastalık geliştiğinde ortaya çıkan damar kümeleri değildir. Anal kanalın normal yapısının bir parçası olan bu dokular damarlar, bağ dokuları ve düz kas liflerinden oluşan yastıkçıklar şeklinde bulunur.

Bu yastıkçıklar anal kanalın tam olarak kapanmasına katkı sağlar. Gaz ve sıvı dışkının kontrolünde sfinkter kaslarıyla birlikte görev üstlenir. Bu nedenle hemoroid hastalığını yalnızca “makattaki damarların genişlemesi” şeklinde tanımlamak anatomik açıdan eksik kalır.

Hemoroidal dokuları yerinde tutan destek yapıları zamanla gevşeyebilir. Dışkılama sırasında uzun süre ıkınma veya tekrarlayan basınç artışı da bu dokuların genişlemesine ve anal kanalda aşağı doğru hareket etmesine katkıda bulunabilir. Belirti oluşturan tablo bu değişikliklerin ardından ortaya çıkar.

İç Hemoroid Nedir?

İç hemoroidler anal kanalın iç kısmında yer alan hemoroidal dokulardan gelişir. Bu bölgenin ağrı duyusu dış anal bölgeden farklı olduğu için komplikasyon gelişmemiş iç hemoroidler genellikle belirgin ağrı oluşturmaz.

En tipik belirtilerden biri dışkılama sırasında görülen parlak kırmızı kanamadır. Kan tuvalet kâğıdında, dışkının yüzeyinde veya klozette fark edilebilir. Bazı iç hemoroidler ilerleyen dönemde dışkılama sırasında anal kanal dışına doğru sarkabilir.

Sarkma arttıkça anal bölgede dolgunluk, dışkılama sonrasında tam temizlenememe hissi, mukus akıntısı ve cilt tahrişi gelişebilir. İç hemoroidlerin sınıflandırılmasında bu sarkmanın derecesi temel alınır.

İç Hemoroid Evreleri Nelerdir?

İç hemoroidler genellikle dört derece altında değerlendirilir. Bu sınıflandırma hemoroid dokusunun anal kanal dışına çıkıp çıkmamasına ve çıktıktan sonra nasıl geri döndüğüne dayanır.

1. derece hemoroid, anal kanal içerisinde kalır ve dışarı sarkmaz. Dışkılama sırasında kanama temel yakınma olabilir.

2. derece hemoroid, dışkılama veya ıkınmayla dışarı çıkar ancak kendiliğinden tekrar anal kanal içine döner.

3. derece hemoroid, dışkılama sırasında dışarı sarkar ve kendiliğinden geri dönmez. Kişi hemoroid dokusunu elle içeri itebilir.

4. derece hemoroid, sürekli dışarıda kalan ve elle geri itilemeyen hemoroidal dokuyu ifade eder. İleri derecede sarkma, akıntı, tahriş ve günlük yaşamı etkileyen rahatsızlık görülebilir.

Hemoroidin derecesi tedavi planının önemli bir parçasıdır ancak tek başına yeterli değildir. Kanamanın miktarı, ağrı, dış hemoroid varlığı, kişinin bağırsak alışkanlıkları ve günlük yaşam üzerindeki etkiler de değerlendirilir.

Dış Hemoroid Nedir?

Dış hemoroidler anüs çevresindeki deri altında yer alan damar yapılarından kaynaklanır. İç hemoroidlerin aksine bu bölge ağrı duyusu açısından daha hassastır.

Dış hemoroid her zaman ağrılı değildir. Anüs kenarında yumuşak bir şişlik, kaşıntı veya rahatsızlık hissiyle ortaya çıkabilir. Bölgedeki damar içerisinde ani şekilde pıhtı oluştuğunda ise tromboze dış hemoroid gelişir.

Dış hemoroidi iç hemoroidden ayırmak tedavi yaklaşımı açısından önem taşır. İç hemoroidler için kullanılan bazı ofis işlemleri dış hemoroidler için uygun değildir.

Tromboze Hemoroid Nedir?

Tromboze dış hemoroid, dış hemoroidal damar içerisinde kan pıhtısı oluşmasıdır. Genellikle anüs kenarında aniden ortaya çıkan sert, hassas ve ağrılı bir şişlikle kendini gösterir. Şişliğin rengi morumsu veya mavimsi görünebilir.

Ağrı özellikle ilk günlerde yoğun olabilir ve oturma, yürüme veya dışkılama sırasında belirginleşebilir. Zaman içinde vücut pıhtıyı parçalamaya başladıkça belirtiler azalabilir.

Tromboze dış hemoroidin tedavisi belirtilerin başlangıç zamanı, ağrının şiddeti ve klinik bulgulara göre değişir. Her tromboze hemoroid aynı müdahaleyi gerektirmez. Bu nedenle tedavi yalnızca şişliğin görünümüne göre belirlenmez.

Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

Hemoroid belirtileri iç veya dış hemoroidin bulunmasına göre değişir. Bazı kişiler yalnızca kanama fark ederken bazı kişilerde birden fazla yakınma aynı anda görülebilir.

Sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Dışkılama sırasında parlak kırmızı kanama

  • Tuvalet kâğıdında kan görülmesi

  • Makatta ele gelen şişlik veya meme

  • Dışkılama sırasında dokunun dışarı çıkması

  • Anal bölgede kaşıntı

  • Tahriş ve yanma

  • Mukus benzeri akıntı

  • Anal bölgede dolgunluk hissi

  • Dışkılama sonrasında rahatsızlık

  • Tromboze dış hemoroidde ani ve şiddetli ağrı

İç hemoroidde kanama ve sarkma daha ön plandayken dış hemoroidde hassasiyet, kaşıntı, şişlik ve tromboz geliştiğinde ağrı daha belirgin olabilir.

Hemoroid Kanaması Nasıl Olur?

Hemoroide bağlı kanama çoğunlukla parlak kırmızı renktedir. Dışkılama sonrasında tuvalet kâğıdında çizgi şeklinde görülebileceği gibi klozete damlayan kan şeklinde de ortaya çıkabilir.

Kanamanın ağrısız olması özellikle iç hemoroidde görülebilir. Bununla birlikte kanamanın rengine veya dışkılama sırasında ortaya çıkmasına bakarak nedeninin kesin olarak hemoroid olduğunu söylemek mümkün değildir.

Tekrarlayan rektal kanama; anal fissür, bağırsak inflamasyonu, polipler ve kolorektal tümörler dahil farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Özellikle bağırsak alışkanlığında yeni değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık, karın ağrısı veya ailede kolorektal hastalık öyküsü gibi ek özelliklerin bulunması değerlendirme kapsamını değiştirebilir. Rektal kanama bu nedenle otomatik olarak hemoroide bağlanmamalıdır.

Hemoroid Neden Olur?

Hemoroid hastalığının gelişiminde tek bir neden bulunmaz. Anal bölgedeki destek dokularının özellikleri, dışkılama alışkanlıkları ve karın içi basıncı artıran faktörler birlikte rol oynayabilir.

Uzun süre ıkınmak hemoroidal dokular üzerindeki basıncı artırabilir. Sert dışkı ve kronik kabızlık bu nedenle hemoroid yakınmalarıyla yakından ilişkilidir.

Sık ve uzun süreli ishal de anal bölgeyi tahriş ederek belirtilerin artmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle yalnızca kabızlık değil, düzensiz dışkılama alışkanlıkları da değerlendirilmelidir.

Tuvalette gereğinden uzun süre oturmak da anal bölgedeki damar yapıları üzerindeki basıncın uzamasına neden olabilir.

Yaş ilerledikçe hemoroidal dokuları destekleyen bağ yapıları esnekliğini kaybedebilir. Böylece hemoroid yastıkçıklarının aşağı doğru hareket etmesi kolaylaşabilir.

Hemoroid Riskini Artırabilen Faktörler

Hemoroid farklı yaş gruplarında ortaya çıkabilse de bazı faktörler belirtilerin gelişmesini kolaylaştırabilir.

Kronik kabızlık ve düzenli ıkınma önemli faktörler arasındadır. Liften yetersiz beslenme sert dışkıya ve dışkılama sırasında daha fazla zorlanmaya katkıda bulunabilir.

Gebelik sırasında rahmin büyümesi ve karın içi basıncındaki değişiklikler hemoroid yakınmalarını artırabilir. Doğum sırasında oluşan yoğun basınç da belirtilerin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

Fazla kilo, uzun süreli ağır kaldırma ve karın içi basıncı tekrar tekrar artıran bazı durumlar da hemoroidal dokular üzerinde ek yük oluşturabilir.

Risk faktörlerinin bulunması kişide mutlaka hemoroid gelişeceği anlamına gelmez. Benzer şekilde hemoroidi olan her kişide belirgin bir risk faktörü saptanmayabilir.

Kabızlık İle Hemoroid Arasındaki İlişki

Kabızlık hemoroid belirtilerini artırabilen temel bağırsak sorunlarından biridir. Sert ve kuru dışkının çıkarılması için daha fazla ıkınmak gerekebilir. Bu durum anal kanaldaki hemoroidal dokular üzerinde basıncı artırır.

Kabızlığı yalnızca dışkılama sayısının azalması şeklinde değerlendirmek doğru değildir. Sert dışkı, aşırı ıkınma, dışkının tam boşalmadığı hissi ve dışkılama güçlüğü de kabızlığın bir parçası olabilir.

Dışkının daha yumuşak ve düzenli hale gelmesi hemoroid yakınmalarının kontrolünde önemli rol oynar. Beslenmeyle yeterli lif alınması ve kişinin sağlık durumuna uygun sıvı tüketimi bu süreci destekleyebilir.

Gebelikte Hemoroid

Gebelik sırasında hemoroid görülmesi veya mevcut hemoroid yakınmalarının artması mümkündür. Büyüyen rahim pelvik bölgedeki damarlar üzerinde basınç oluşturabilir. Hormonal değişiklikler ve gebelik sırasında sık görülen kabızlık da sürece katkıda bulunabilir.

Doğum sırasında artan karın içi basınç hemoroidal dokuların şişmesini veya dışarı doğru çıkmasını kolaylaştırabilir.

Gebelik dönemindeki hemoroidlerin yönetimi belirtilerin şiddetine göre planlanır. Kullanılacak ilaç veya lokal ürünlerin gebelik açısından uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Hemoroid Tanısı Nasıl Konur?

Hemoroid tanısında kişinin yakınmaları ve fizik muayene temel rol oynar. Kanamanın rengi, ne zamandır devam ettiği, dışkılama sırasında sarkma olup olmadığı, ağrı ve bağırsak alışkanlıkları değerlendirilir.

Dış hemoroidler anüs çevresinin muayenesi sırasında doğrudan görülebilir. Tromboze dış hemoroid de karakteristik görünümü ve hassasiyetiyle fark edilebilir.

İç hemoroidlerin değerlendirilmesinde parmakla rektal muayene ve anal kanalın içeriden görülmesini sağlayan anoskopi kullanılabilir. Gerekli görülen durumlarda rektum ve kalın bağırsağın daha ileri bölümlerini değerlendirmek için farklı endoskopik yöntemlere ihtiyaç duyulabilir.

Hemoroid İle Karışabilen Hastalıklar

Anal bölgede ağrı, kanama veya şişlik oluşması doğrudan hemoroid anlamına gelmez. Bu bölgedeki birçok hastalık benzer belirtilere yol açabilir.

Anal fissür özellikle dışkılama sırasında keskin ağrı ve parlak kırmızı kanamayla kendini gösterebilir. Anal apse daha çok sürekli ve giderek artan ağrı, hassas şişlik ve bazı kişilerde ateşle seyredebilir.

Anal fistülde tekrarlayan akıntı ve apse öyküsü ön planda olabilir. Rektal prolapsusta ise rektum dokusunun anal açıklıktan dışarı doğru çıkması söz konusudur ve bu durum prolabe hemoroidle karışabilir.

Rektal kanamanın bağırsak polipleri, inflamatuvar bağırsak hastalıkları veya kolorektal kanser gibi daha farklı nedenleri de bulunabilir. Bu ayrım özellikle kalıcı veya tekrarlayan kanamalarda önem taşır.

Hemoroid Kendiliğinden Geçer Mi?

Hafif hemoroid belirtileri dışkılama alışkanlıklarının düzenlenmesi ve tetikleyici faktörlerin azaltılmasıyla gerileyebilir. Özellikle şişlik, kaşıntı ve hafif rahatsızlık dönemsel olarak azalabilir.

Ancak ileri derecede sarkmış iç hemoroid dokusunun yalnızca yaşam tarzı değişiklikleriyle anatomik olarak eski konumuna dönmesi her zaman beklenmez.

Tedavi ihtiyacı hemoroidin varlığından çok oluşturduğu belirtilere göre değerlendirilir. Belirti oluşturmayan hemoroidal dokular için yalnızca anatomik olarak mevcut oldukları gerekçesiyle işlem uygulanması gerekmez.

Hemoroid Tedavisinde İlk Yaklaşım

Hemoroid tedavisinin ilk basamağında bağırsak alışkanlıklarının düzenlenmesi önemli yer tutar. Özellikle kabızlık ve aşırı ıkınmanın azaltılması hedeflenir.

Liften zengin beslenme dışkının hacmini ve kıvamını düzenlemeye yardımcı olabilir. Yeterli sıvı tüketimi lifin etkili çalışmasını destekler. Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelememek ve dışkılama sırasında gereğinden fazla zorlanmamak da önemlidir.

Lokal kremler, pomatlar veya fitiller bazı kişilerde kısa süreli ağrı, kaşıntı ve şişlik kontrolünde kullanılabilir. Bu ürünler hemoroidal dokunun anatomik yapısını ortadan kaldırmaz ve uzun süre kontrolsüz kullanılmaları uygun olmayabilir. Tedavi seçimi belirtilere göre yapılır.

Lastik Bant Ligasyonu

Lastik bant ligasyonu, belirli derecelerdeki iç hemoroidlerde kullanılan ofis tipi işlemlerden biridir. Hemoroidal dokunun tabanına küçük bir elastik bant yerleştirilerek bölgeye gelen kan akımı kesilir.

Kanlanması azalan doku zaman içinde küçülür ve ayrılır. İşlem özellikle uygun 1. ve 2. derece, ayrıca seçilmiş 3. derece iç hemoroidlerde değerlendirilebilir.

Dış hemoroid dokusunda yoğun ağrı duyusu bulunduğu için lastik bant uygulaması dış hemoroidin tedavisinde kullanılmaz.

Skleroterapi Ve İnfrared Koagülasyon

Skleroterapide hemoroidal dokuya damarların küçülmesini ve dokunun sabitlenmesini amaçlayan bir madde uygulanır. Özellikle bazı erken evre iç hemoroidlerde kullanılabilir.

İnfrared koagülasyon ise kontrollü enerji yardımıyla hemoroidal dokuda küçülme ve sabitlenme sağlamayı amaçlar.

Her iki yöntem de belirli iç hemoroid gruplarında değerlendirilen ofis tipi tedavilerdendir. Uygun yöntemin seçimi hemoroidin derecesine, kanama ve sarkma gibi belirtilere göre değişir.

Hemoroid Ameliyatı Hangi Durumlarda Değerlendirilir?

Her hemoroid cerrahi tedavi gerektirmez. Belirtilerin yaşam tarzı düzenlemeleri veya ofis tipi işlemlerle yeterince kontrol edilemediği durumlarda cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.

İleri derecede sarkan 3. veya 4. derece iç hemoroidler, belirgin dış hemoroid bileşeni bulunan durumlar, büyük kombine iç ve dış hemoroidler veya tekrarlayan yakınmalar cerrahi değerlendirmeyi gerektirebilir.

Uygulanacak yöntemde hemoroidin anatomisi, belirtilerin şiddeti, daha önce uygulanan tedaviler ve kişinin genel sağlık durumu dikkate alınır.

Hemoroidektomi

Hemoroidektomi, belirti oluşturan hemoroidal dokuların cerrahi olarak çıkarılmasını içerir. Özellikle büyük dış hemoroidler ile ileri derecede iç ve dış hemoroidlerin birlikte bulunduğu seçilmiş hastalarda kullanılabilir.

Cerrahi tedavi sonrasında ağrı, kanama ve dışkılama sırasında hassasiyet görülebilir. İyileşme süresi yapılan işlemin kapsamına ve kişinin özelliklerine göre değişir.

Cerrahi tedavinin de kanama, enfeksiyon, idrar yapmada geçici güçlük, anal darlık veya dışkı kontrolünde değişiklik gibi olası komplikasyonları bulunduğundan yöntem hasta ve hastalık özellikleri dikkate alınarak seçilir.

Hemoroid Tekrarlar Mı?

Hemoroid tedavisinden sonra belirtilerin yeniden ortaya çıkması mümkündür. Tekrarlama olasılığı hemoroidin derecesi, kullanılan tedavi yöntemi ve dışkılama alışkanlıkları gibi birçok faktörden etkilenir.

Tedavi sonrasında kronik kabızlığın devam etmesi, sürekli yoğun ıkınma ve uzun süre tuvalette oturma anal bölge üzerindeki basıncın sürmesine yol açabilir.

Hemoroidin tekrar etmesi her zaman önceki tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Yeni hemoroidal dokular zaman içerisinde belirti oluşturabilir veya daha önce hafif durumda bulunan dokular ilerleyebilir.

Hemoroidde Beslenmenin Önemi

Beslenme özellikle kabızlıkla ilişkili hemoroid belirtilerinin kontrolünde önem taşır. Sebze, meyve, tam tahıllar ve baklagiller gibi lif içeren besinler dışkının daha yumuşak ve kolay çıkarılabilir hale gelmesine yardımcı olabilir.

Lif tüketiminin hızlı şekilde artırılması bazı kişilerde gaz ve şişkinliğe neden olabileceği için beslenme düzeninin kademeli değiştirilmesi daha rahat tolere edilebilir.

Sıvı ihtiyacı kişinin yaşı, sağlık durumu, fiziksel aktivitesi ve çevresel koşullara göre farklılık gösterir. Bu nedenle herkes için geçerli tek bir sıvı miktarından söz etmek doğru değildir.

Hemoroid Günlük Yaşamda Nasıl Kontrol Edilebilir?

Hemoroid yakınmalarının kontrolünde düzenli dışkılama alışkanlığı temel önem taşır. Tuvalet ihtiyacı oluştuğunda uzun süre ertelemek dışkının sertleşmesine katkıda bulunabilir.

Dışkılama sırasında uzun süre oturmak ve ıkınmaya devam etmek anal bölgedeki basıncı artırabilir. Tuvaletin telefon okuma veya uzun süre vakit geçirilen bir alan haline gelmemesi bu nedenle önemlidir.

Düzenli fiziksel aktivite bağırsak hareketlerinin desteklenmesine yardımcı olabilir. Uzun süre hareketsiz kalan kişilerde günlük hareket miktarını artırmak bağırsak düzeni açısından yarar sağlayabilir.

Hemoroidde Ne Zaman Tıbbi Değerlendirme Gerekir?

Makat bölgesindeki her belirti acil durum anlamına gelmez ancak bazı bulguların değerlendirilmesi önemlidir.

Tekrarlayan veya miktarı artan rektal kanama, dışkının renginde belirgin değişiklik, yeni başlayan bağırsak alışkanlığı değişikliği, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik veya kansızlık bulguları hemoroid dışında nedenlerin araştırılmasını gerektirebilir.

Şiddetli anal ağrı, ateş ve hızla artan şişlik anal apse gibi farklı bir hastalığı düşündürebilir. Ani ve ağrılı mor renkli şişlik ise tromboze dış hemoroidle ilişkili olabilir.

Hemoroid belirtileri birçok anal ve kolorektal hastalıkla benzerlik gösterebildiğinden özellikle devam eden kanama veya alışılmadık belirtilerde tanının yalnızca kişinin kendi gözlemine dayanması uygun değildir. Hemoroid hastalığının değerlendirilmesinde temel amaç yalnızca şikâyeti adlandırmak değil, belirtilerin gerçekten hemoroidal dokudan kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemek ve hastalığın tipine ve derecesine uygun yaklaşımı seçmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Hemoroid Kendiliğinden Geçer Mi?

Hafif hemoroid belirtileri zamanla azalabilir ancak ileri evre hemoroidlerde sarkma ve şişlik devam edebilir.

2. Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

En sık belirtiler dışkılama sırasında kanama, makatta şişlik, kaşıntı, tahriş, dolgunluk hissi ve ağrıdır.

3. Hemoroid Neden Olur?

Kabızlık, uzun süre ıkınma, gebelik, yaş ilerlemesi ve karın içi basıncını artıran durumlar hemoroid gelişimine katkıda bulunabilir.

4. Hemoroid Kanaması Tehlikeli Midir?

Hemoroid parlak kırmızı kanamaya yol açabilir ancak her rektal kanama hemoroid kaynaklı değildir. Tekrarlayan kanamalarda nedenin değerlendirilmesi önemlidir.

5. Hemoroid Ameliyat Olmadan Tedavi Edilebilir Mi?

Birçok hemoroid vakasında yaşam tarzı düzenlemeleri ve ofis tipi işlemler yeterli olabilir. Cerrahi tedavi daha ileri veya dirençli durumlarda değerlendirilir.

Sizinle İletişime Geçelim

Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.


Genel Cerrahi Uzmanı
General Surgeon |  + posts

Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir