Hemoroid ve Makat Sarkması Arasındaki Farklar

Hemoroid ve makat sarkması arasındaki farklar, dışarı çıkan dokunun kaynağı, görünümü, eşlik eden belirtiler ve tedavi yaklaşımı üzerinden anlaşılır. Hemoroidde anal kanalın içindeki damar yastıkçıkları genişler veya aşağı doğru yer değiştirir. Makat sarkması olarak bilinen rektal prolapsusta ise rektum duvarının bir bölümü ya da tamamı anal kanaldan dışarı çıkar. Her iki durum dışkılama sırasında ele gelen doku, kanama, nemlenme ve rahatsızlık hissi oluşturabildiği için yalnızca belirtilere bakarak ayırım yapmak her zaman kolay değildir.

Hemoroid ile rektal prolapsus aynı hastalık değildir. İç hemoroidlerde dışarı sarkan yapı, anal kanalın iç yüzeyine yakın hemoroidal dokudur. Tam kat rektal prolapsusta ise bağırsağın daha yukarıdaki bir bölümü bütün duvar katmanlarıyla birlikte dışarı çıkar. Bu anatomik fark, muayene bulgularını ve tedavi planını doğrudan etkiler.

Hemoroid Nedir?

Hemoroidler, anal kanalın normal yapısında bulunan damar, bağ dokusu ve düz kas bileşenlerinden oluşan yastıkçıklardır. Bu yapılar dışkı ve gaz kontrolüne katkı sağlar. Hemoroidal dokunun genişlemesi, destek dokularının gevşemesi veya aşağı doğru yer değiştirmesi belirti oluşturduğunda hemoroid hastalığından söz edilir.

Hemoroidler yerleşimlerine göre iki temel gruba ayrılır:

İç Hemoroid

  • Anal kanalın iç bölümünde gelişir.
  • Genellikle ağrısız, açık kırmızı renkli kanama oluşturur.
  • Dışkılama sırasında anal açıklıktan dışarı çıkabilir.
  • Sarkmış doku kendiliğinden içeri dönebilir veya elle geri itme gerektirebilir.
  • İleri derecede sarkmada doku sürekli dışarıda kalabilir.

Dış Hemoroid

  • Anal açıklığın çevresindeki deri altında gelişir.
  • Şişlik, hassasiyet, kaşıntı ve otururken ağrı oluşturabilir.
  • İçinde pıhtı gelişirse tromboze dış hemoroid ortaya çıkar.
  • Tromboz durumunda ani başlayan, sert ve ağrılı bir kitle fark edilebilir.

İç hemoroidlerin en sık görülen belirtileri dışkılama sırasında kanama ve hemoroidal dokunun dışarı çıkmasıdır. Dış hemoroidler ise özellikle pıhtı geliştiğinde daha belirgin ağrıya yol açabilir.

Makat Sarkması Nedir?

Makat sarkması, tıbbi adıyla rektal prolapsus, rektumun destek dokularının zayıflaması nedeniyle aşağı doğru yer değiştirmesidir. Rektum, kalın bağırsağın anal kanaldan önceki son bölümüdür. Sarkmanın düzeyine göre bağırsak duvarı anal kanalın içinde kalabilir veya anal açıklıktan dışarı çıkabilir.

Rektal prolapsus farklı biçimlerde görülebilir:

Tam Kat Rektal Prolapsus

  • Rektum duvarının bütün katları dışarı çıkar.
  • Dışarı çıkan doku halka biçiminde ve geniş olabilir.
  • Yüzeyinde çevresel, iç içe geçmiş kıvrımlar görülebilir.
  • İlerleyen dönemlerde ayakta durma, yürüme veya öksürme sırasında da ortaya çıkabilir.

Mukozal Prolapsus

  • Rektumun yalnızca iç yüzeyini oluşturan mukoza tabakası sarkar.
  • Görünümü prolabe iç hemoroidlerle karışabilir.
  • Tam kat prolapsusa göre daha sınırlı bir doku dışarı çıkar.

İç Rektal İntussusepsiyon

  • Rektum kendi içine doğru katlanır.
  • Doku anal açıklığın dışına çıkmayabilir.
  • Tam boşalamama hissi, zor dışkılama ve uzun süre ıkınma görülebilir.

Tam kat rektal prolapsus zaman içinde daha sık dışarı çıkmaya başlayabilir. Bazı kişiler başlangıçta dokuyu kendiliğinden içeri dönerken fark eder. Hastalık ilerlediğinde dokuyu elle geri itmek gerekebilir veya sarkan bölüm dışarıda kalabilir.

Dışarı Çıkan Dokunun Görünümündeki Farklar

Hemoroid ve makat sarkması arasındaki en belirgin ayrımlardan biri, dışarı çıkan dokunun şeklidir. Ancak kişinin kendi gözlemi kesin tanı için yeterli değildir. Şişlik, kanama ve ödem dokunun görünümünü değiştirebilir.

Prolabe iç hemoroidler çoğunlukla anal açıklığın belirli bölgelerinden çıkan ayrı ayrı şişlikler şeklinde görünür. Doku üzüm tanesine benzeyen, düzensiz veya lobüle bir yapı gösterebilir. Hemoroidal sarkmada kıvrımlar genellikle dışarı doğru uzanan radyal çizgiler biçimindedir.

Tam kat rektal prolapsusta ise bağırsak duvarı çevresel olarak dışarı çıkar. Doku daha geniş, silindirik ve halka biçiminde görünür. Yüzeyde anal açıklığa paralel, iç içe geçmiş dairesel kıvrımlar bulunabilir.

Temel görünüm farkları şu şekilde özetlenebilir:

Sarkmış İç Hemoroid

  • Genellikle ayrı şişlikler hâlindedir.
  • Doku anal çevrenin belirli noktalarından çıkar.
  • Kıvrımlar merkezden dışarı uzanan çizgiler gösterebilir.
  • Çoğunlukla dışkılama ve ıkınma sırasında belirginleşir.

Tam Kat Rektal Prolapsus

  • Bağırsak çevresel olarak dışarı çıkar.
  • Daha geniş ve silindirik bir kitle görünümü oluşturur.
  • Yüzeyde halka biçiminde kıvrımlar bulunabilir.
  • İleri evrede yalnızca dışkılama sırasında değil, günlük hareketlerle de ortaya çıkabilir.

Mukozal prolapsus ile hemoroidal prolapsus arasındaki görünüm farkı daha sınırlı olabilir. Bu nedenle ayırıcı tanı fizik muayene ve gerektiğinde ek incelemelerle yapılır.

Kanama Özellikleri

Hemoroid de rektal prolapsus da kanama oluşturabilir. Kanın rengi veya miktarı tek başına iki hastalığı birbirinden ayırmaz.

İç hemoroide bağlı kanama çoğunlukla açık kırmızı renktedir. Kan tuvalet kâğıdında, dışkının yüzeyinde veya klozette fark edilebilir. Kanama sıklıkla ağrısızdır. Sert dışkı ve ıkınma, hemoroidal yüzeyde tahrişe yol açarak kanamayı artırabilir.

Rektal prolapsusta dışarı çıkan bağırsak dokusu sürtünme ve kuruluk nedeniyle kolayca tahriş olabilir. Bu durum lekelenme, mukuslu akıntı veya açık kırmızı kanama oluşturabilir. Dışarıda kalan dokuda ülser gelişirse kanama daha belirgin hâle gelebilir.

Rektal kanamanın otomatik olarak hemoroide veya sarkmaya bağlanması doğru değildir. Anal fissür, iltihabi bağırsak hastalıkları, polipler ve kolorektal kanser gibi farklı hastalıklar da kanamaya yol açabilir. Yeni başlayan, tekrarlayan veya miktarı artan kanama tıbbi değerlendirme gerektirir.

Ağrı Ve Rahatsızlık Düzeyi

İç hemoroidler çoğunlukla ağrısızdır. Anal kanalın üst bölümündeki dokular ağrı duyusuna daha az duyarlıdır. İç hemoroid dışarı çıkıp sıkıştığında, kan dolaşımı bozulduğunda veya çevresinde ödem geliştiğinde ağrı ortaya çıkabilir.

Dış hemoroidler anal açıklığın ağrıya duyarlı deri bölümünde bulunduğu için daha fazla hassasiyet oluşturabilir. Özellikle tromboze dış hemoroid, birkaç saat içinde gelişen belirgin ağrı ve sert şişlikle kendini gösterebilir.

Rektal prolapsusta başlangıçta ağrıdan çok dışarı çıkan doku, dolgunluk, çekilme ve tam boşalamama hissi öne çıkabilir. Doku dışarıda kaldığında sürtünme, ödem ve tahriş ağrıya yol açabilir. Sarkan bağırsak bölümünün kan dolaşımının bozulması ise şiddetli ağrı, renk değişikliği ve acil müdahale ihtiyacı oluşturabilir.

Mukus Akıntısı Ve Nemlenme

Hemoroidal prolapsus anal kanalın tam kapanmasını engelleyebilir. Bunun sonucunda az miktarda mukus, dışkı kalıntısı veya nem anal çevreye sızabilir. Sürekli nem, kaşıntı ve cilt tahrişini artırabilir.

Rektal prolapsusta mukus akıntısı daha belirgin olabilir. Rektumun iç yüzeyi dış ortamla temas ettiğinde mukus üretimi ve sızıntı artabilir. İç çamaşırında ıslaklık, lekelenme ve anal çevrede tahriş görülebilir.

Her iki hastalıkta da aşırı temizlik cilt bariyerini bozabilir. Sert tuvalet kâğıdı, parfümlü mendiller, güçlü sabunlar ve bölgeyi sık ovalamak yanma ile kaşıntıyı artırabilir. Temizlik sırasında ılık su kullanmak ve bölgeyi sürtmeden kurulamak cilt tahrişini azaltmaya yardımcı olabilir.

Dışkı Kontrolü Üzerindeki Etkiler

Belirgin dışkı kaçırma, rektal prolapsusta hemoroide göre daha sık ve daha önemli bir bulgudur. Rektumun dışarı çıkması anal kasların sürekli gerilmesine, anal kanalın kapanmasının bozulmasına ve sinir yapılarının etkilenmesine yol açabilir.

Rektal prolapsus bulunan kişilerde şu yakınmalar görülebilir:

  • Gaz kontrolünde zorlanma
  • Mukus sızıntısı
  • Sıvı dışkı kaçırma
  • Katı dışkıyı tutmada güçlük
  • Ani dışkılama ihtiyacı
  • İç çamaşırında sürekli kirlenme

Hemoroidlerde de büyük ve sürekli dışarıda kalan doku anal kanalın tam kapanmasını engelleyebilir. Bu durum sınırlı mukus veya dışkı sızıntısı oluşturabilir. Ancak ilerleyici dışkı kontrol kaybı, anal kas işlevi ve rektal prolapsus açısından daha kapsamlı değerlendirilmelidir.

Kabızlık Ve Zor Dışkılama İlişkisi

Kronik kabızlık ve uzun süreli ıkınma hem hemoroid hem de rektal prolapsusla ilişkilidir. Sert dışkı, tuvalette uzun süre oturma ve tekrarlayan zorlanma anal kanal ile pelvik taban üzerindeki basıncı artırır.

Hemoroid hastalığında kabızlık; kanama, sarkma ve anal rahatsızlığı artırabilir. Dışkının yumuşak ve şekilli kalması, zorlanmayı azaltmaya yardımcı olur.

Rektal prolapsusta ilişki daha karmaşıktır. Uzun süreli ıkınma sarkmanın gelişimine katkıda bulunabilir. Sarkmanın kendisi de dışkının geçişini zorlaştırabilir ve tam boşalamama hissi oluşturabilir. Kişi bu his nedeniyle daha fazla ıkındıkça pelvik taban üzerindeki yük artabilir.

Rektal prolapsusa pelvik taban kaslarında koordinasyon bozukluğu, rektosel veya yavaş bağırsak geçişi gibi farklı dışkılama sorunları eşlik edebilir. Bu nedenle yalnızca sarkan dokuyu değerlendirmek her zaman yeterli olmaz.

Risk Faktörlerindeki Farklar

Hemoroid ve rektal prolapsus bazı ortak risk etkenlerine sahip olsa da aynı nedenlerle gelişmez.

Hemoroid Riskini Artırabilen Etkenler

  • Kronik kabızlık
  • Uzun süreli ıkınma
  • Tuvalette uzun süre oturma
  • Sık ishal atakları
  • Gebelik
  • Fazla kilo
  • Ağır kaldırma sırasında tekrarlayan zorlanma
  • Yaşla birlikte destek dokularının zayıflaması

Rektal Prolapsus Riskini Artırabilen Etkenler

  • Pelvik taban ve bağ dokularının zayıflaması
  • Uzun süreli kabızlık ve ıkınma
  • Çok sayıda doğum öyküsü
  • Pelvik taban yaralanmaları
  • İleri yaş
  • Anal kaslarda zayıflık
  • Bazı nörolojik hastalıklar
  • Geçirilmiş pelvik cerrahiler
  • Bağırsağın yapısal veya işlevsel bozuklukları

Rektal prolapsus kadınlarda, özellikle ileri yaş grubunda daha sık görülse de erkeklerde ve çocuklarda da ortaya çıkabilir. Hemoroid ise yetişkin nüfusta daha yaygın görülür. Risk etkenlerinin bulunması tek başına tanı koydurmaz.

Muayene Ve Tanı Yöntemleri

Hemoroid ile makat sarkması arasındaki ayrım çoğu zaman ayrıntılı öykü ve fizik muayeneyle yapılabilir. Değerlendirme sırasında dokunun ne zaman dışarı çıktığı, kendiliğinden içeri dönüp dönmediği, kanama, ağrı, kabızlık ve dışkı kontrolü sorgulanır.

Dış hemoroidler anal çevrenin gözle incelenmesiyle görülebilir. İç hemoroidlerin değerlendirilmesinde parmakla rektal muayene ve anal kanalın anoskop adı verilen kısa bir cihazla incelenmesi kullanılabilir.

Rektal prolapsus muayene sırasında görünmüyorsa kişiden kontrollü biçimde ıkınması istenebilir. Bazı kişilerde sarkma yalnızca tuvalet pozisyonunda ortaya çıkar. Evde çekilmiş, kişisel mahremiyeti koruyan bir görüntü klinik değerlendirmeye yardımcı olabilse de fizik muayenenin yerini tutmaz.

Gerekli durumlarda şu incelemeler planlanabilir:

  • Anoskopi veya rektoskopi
  • Kolonoskopi
  • Defekografi
  • Manyetik rezonans defekografi
  • Anorektal manometri
  • Anal ultrasonografi
  • Bağırsak geçiş zamanı incelemeleri

Kolonoskopi, dışarı çıkan dokunun hareketini her zaman göstermez. Buna karşılık kanama, bağırsak alışkanlığında değişiklik veya yaşa uygun tarama gereksinimi bulunan kişilerde kalın bağırsağın değerlendirilmesini sağlar.

Defekografi, dışkılama sırasında rektum ve pelvik tabanın hareketini görüntüler. İç rektal intussusepsiyon, rektosel ve pelvik taban bozukluklarının belirlenmesine yardımcı olabilir. Anorektal manometri ise anal kas basınçlarını ve rektumun duyusal işlevlerini değerlendirir.

Tedavi Yaklaşımlarındaki Temel Farklar

Hemoroid tedavisi belirtilerin türüne ve hastalığın derecesine göre değişir. Hafif hemoroid yakınmalarında dışkılama düzeninin düzeltilmesi, yeterli lif ve sıvı tüketimi, ıkınmanın azaltılması ve tuvalette geçirilen sürenin kısaltılması temel yaklaşımı oluşturur.

Devam eden iç hemoroidlerde lastik bant ligasyonu, skleroterapi veya kızılötesi koagülasyon gibi girişimler kullanılabilir. Büyük, sürekli sarkan veya diğer yöntemlerle kontrol altına alınamayan hemoroidlerde cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Hafif belirtilerde kullanılan lokal ürünler kaşıntı ve rahatsızlığı kısa süreli azaltabilir; ancak sarkmış dokuyu kalıcı olarak anatomik konumuna getirmez.

Tam kat rektal prolapsus ise yetişkinlerde çoğunlukla cerrahi bir hastalıktır. Lif düzenlemesi, sıvı tüketimi ve kabızlığın kontrolü dışkılama yakınmalarını azaltabilir; ancak tam kat sarkmayı anatomik olarak düzeltmez.

Rektal prolapsus ameliyatları karın yoluyla veya perine adı verilen makat çevresinden uygulanabilir. Ameliyat seçimi şu faktörlere göre belirlenir:

  • Sarkmanın tipi ve uzunluğu
  • Kabızlığın şiddeti
  • Dışkı kaçırma durumu
  • Anal kasların işlevi
  • Yaş ve genel sağlık durumu
  • Daha önce geçirilmiş ameliyatlar
  • Eşlik eden pelvik taban sorunları

Hemoroid için kullanılan bantlama veya lokal tedaviler tam kat rektal prolapsusu tedavi etmez. Benzer şekilde rektal prolapsus ameliyatları da her hemoroid hastası için uygun değildir. Doğru anatomik tanı, gereksiz veya yetersiz işlem riskini azaltır.

Acil Değerlendirme Gerektiren Bulgular

Hemoroid ve rektal prolapsus çoğu zaman planlı değerlendirme ile ele alınır. Bazı belirtiler ise kan dolaşımının bozulduğunu, fazla miktarda kanama geliştiğini veya farklı bir hastalık bulunduğunu gösterebilir.

Aşağıdaki durumlarda gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir:

  • Dışarı çıkan dokunun içeri dönmemesi
  • Dokunun koyu mor, siyah veya belirgin soluk görünmesi
  • Ani ve giderek artan şiddetli ağrı
  • Fazla miktarda veya durmayan rektal kanama
  • Kanamayla birlikte baş dönmesi veya bayılma hissi
  • Ateş, titreme veya iltihaplı akıntı
  • Şiddetli karın ağrısı ve kusma
  • Gaz ve dışkı çıkaramama
  • Yeni başlayan belirgin dışkı kaçırma

Dışarı çıkan dokuyu zorlayarak içeri itmek, kesmek, delmek veya sıkmak ciddi yaralanmalara yol açabilir. Özellikle dokuda renk değişikliği, yoğun ödem veya şiddetli ağrı varsa evde müdahale edilmemelidir.

Hemoroid ve makat sarkması arasındaki farklar yalnızca dışarı çıkan dokunun büyüklüğüne göre belirlenmez. Dokunun hangi anatomik yapıdan kaynaklandığı, yüzey kıvrımları, dışkı kontrolü, mukus akıntısı ve dışkılama güçlüğü birlikte değerlendirilir. Dışkılama sırasında tekrarlayan doku çıkışı, kanama veya tam boşalamama hissi bulunan kişilerde doğru tanı; uygulanacak tedavinin kapsamını ve takibin şeklini belirler.

Sizinle İletişime Geçelim

Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.


Genel Cerrahi Uzmanı
General Surgeon |  + posts

Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir