İç Hemoroid Hangi Durumlarda Dışarı Sarkar?

İç hemoroid dokusunu anal kanal içinde tutan bağ ve destek yapıları zamanla gevşediğinde hemoroid memeleri dışkılama sırasında makat dışına doğru yer değiştirebilir. Bu duruma hemoroid prolapsusu adı verilir. Kabızlık, uzun süreli ıkınma, tuvalette gereğinden fazla oturma, sık ishal ve karın içi basıncı artıran durumlar sarkmayı kolaylaştırır. Hastalığın erken evresinde dışarı çıkan doku kendiliğinden içeri dönerken ilerleyen evrelerde elle içeri itme ihtiyacı doğabilir veya hemoroid sürekli dışarıda kalabilir.

Hemoroid, yalnızca genişlemiş damarlardan oluşmaz. Anal kanalın normal yapısında bulunan damar yastıkçıkları; bağ dokusu, düz kas lifleri ve damar ağlarını birlikte içerir. Bu yastıkçıklar dışkı ve gaz kontrolüne katkı sağlar. Destek dokuları zayıfladığında hemoroidal yastıkçıklar aşağı doğru kayar, büyür ve belirti oluşturmaya başlar. Sarkma derecesi, hastalığın evresini ve tedavi yaklaşımını belirleyen temel ölçütlerden biridir.

İç Hemoroid Sarkması Nasıl Gelişir?

İç hemoroidler, anal kanalın dişli çizgi adı verilen anatomik sınırının üst kısmında yer alır. Bu bölgede ağrı duyusu dış anal cilde göre daha sınırlıdır. Bu nedenle erken evredeki iç hemoroidler belirgin ağrı yaratmadan parlak kırmızı kanama gösterebilir.

Normal şartlarda anal kanal içindeki bağ dokusu ve kas lifleri damar yastıkçıklarını yerinde tutar. Tekrarlayan ıkınma ve artan basınç, bu destek yapılarında gerilme oluşturur. Zamanla hemoroid dokusu aşağı doğru kayar ve dışkılama sırasında anal açıklığa yaklaşır.

İlk dönemde hasta dışarı çıkan dokuyu fark etmeyebilir. Dışkılama tamamlandığında doku hızla anal kanal içine döner. Hastalık ilerledikçe sarkma daha belirgin hâle gelir ve içeri dönmesi daha uzun sürer. İleri derecede ise hasta dokuyu eliyle içeri itmek zorunda kalabilir.

Sarkan iç hemoroid şu yakınmalara yol açabilir:

  • Dışkılama sırasında makattan çıkan yumuşak doku
  • Tuvalet sonrasında tam boşalamama hissi
  • Parlak kırmızı kanama
  • Mukus sızıntısı
  • İç çamaşırında nemlenme
  • Makat çevresinde kaşıntı ve tahriş
  • Temizlikte zorlanma
  • Anal bölgede dolgunluk veya baskı hissi

Sarkmış iç hemoroid dokusu çoğu zaman yumuşak, pembe-kırmızı ve üzüm tanesine benzeyen kabarıklıklar şeklinde görülür. Rektal prolapsus ise daha geniş, halka biçiminde ve bağırsak dokusuna benzer bir görünüm taşır. Yalnızca dış görünüş üzerinden güvenilir ayrım yapmak her zaman kolay değildir.

Kabızlık Ve Ikınma Sarkmayı Nasıl Etkiler?

Kabızlık, iç hemoroid prolapsusunu kolaylaştıran en önemli değiştirilebilir etkenlerden biridir. Dışkı kalın bağırsakta uzun süre kaldığında su kaybeder ve sertleşir. Sert dışkıyı çıkarmak için kişi daha güçlü ve uzun süreli ıkınır.

Ikınma sırasında karın içi ve anal kanal basıncı yükselir. Bu basınç hemoroidal damarların dolgunluğunu artırırken destek dokularını da aşağı doğru zorlar. Tekrarlayan ıkınma, iç hemoroidlerin dışkılama sırasında anal açıklıktan çıkmasını kolaylaştırır.

Dışkılama ihtiyacını sürekli ertelemek de benzer bir döngü yaratır. Rektuma ulaşan dışkı bekledikçe daha kuru ve sert hâle gelir. Sonraki tuvalette yoğun ıkınma ihtiyacı artar. Bu nedenle bağırsak hareketinin düzeni yalnızca kabızlık şikâyeti açısından değil, hemoroid prolapsusunun kontrolü açısından da önem taşır.

Tuvalette uzun süre oturmak anal bölgedeki basıncın devam etmesine yol açar. Telefon kullanmak, okumak veya dışkılama tamamlandığı hâlde klozette beklemek, hemoroid dokusunun aşağı doğru yer değiştirmesini destekleyebilir. Klinik değerlendirmelerde kabızlık, ıkınma ve uzun tuvalet süresi hemoroid hastalığını etkileyen temel davranışlar arasında yer alır.

Sarkmayı artırabilen diğer durumlar arasında şunlar bulunur:

  • Kronik veya tekrarlayan ishal
  • Sık dışkılama
  • Gebelikte artan karın içi basınç
  • Doğum sırasında uzun süreli ıkınma
  • Ağır yük kaldırırken nefesi tutma
  • Uzun süre hareketsiz kalma
  • Yaşla birlikte destek dokularının gevşemesi
  • Pelvik taban işlev bozuklukları
  • Fazla kilo ile birlikte artan karın içi basınç

Bu etkenlerin bulunması tek başına hemoroid tanısı koydurmaz. Aynı kişide birkaç faktör bir araya geldiğinde sarkma eğilimi daha belirgin hâle gelebilir.

Kronik ishal de kabızlık kadar önem taşır. Sık dışkılama, anal kanalın tekrarlayan biçimde zorlanmasına ve cilt tahrişine yol açar. Sulu dışkı nedeniyle tuvalette sık kalmak, yoğun temizlik ve mukozal irritasyon hemoroid belirtilerini artırabilir.

İç Hemoroid Dereceleri Nasıl Sınıflandırılır?

İç hemoroidler prolapsusun düzeyine göre dört dereceye ayrılır. Bu sınıflandırma, yalnızca hemoroidin büyüklüğünü değil, dışarı çıkma ve geri dönme biçimini temel alır.

Birinci Derece İç Hemoroid

  • Anal kanal içinde kalır.
  • Dışarı sarkmaz.
  • Dışkılama sırasında parlak kırmızı kanama yaratabilir.
  • Anoskopi sırasında genişlemiş hemoroid yastıkçıkları görülür.

Birinci derece iç hemoroidde hasta genellikle dışarı çıkan bir doku hissetmez. Kanama, kaşıntı veya hafif dolgunluk ön planda yer alabilir.

İkinci Derece İç Hemoroid

  • Ikınma veya dışkılama sırasında dışarı çıkar.
  • İşlem tamamlandıktan sonra kendiliğinden içeri döner.
  • Kanama, mukus ve kaşıntı eşlik edebilir.
  • Hasta tuvalette geçici bir şişlik fark edebilir.

İkinci derece hemoroidlerde prolapsus henüz kalıcı değildir. Doku, anal kanalın doğal kas hareketleriyle yeniden içeri çekilir.

Üçüncü Derece İç Hemoroid

  • Dışkılama veya ıkınmayla dışarı çıkar.
  • Kendiliğinden geri dönmez.
  • Hasta dokuyu eliyle anal kanal içine iter.
  • Temizlik güçlüğü, tahriş ve mukus sızıntısı daha belirgin hâle gelir.

Üçüncü derece prolapsus yalnızca tuvalet sırasında değil, uzun süre ayakta kalma, öksürme, ağır kaldırma veya fiziksel zorlanma sırasında da ortaya çıkabilir.

Dördüncü Derece İç Hemoroid

  • Hemoroid dokusu sürekli dışarıda kalır.
  • Elle içeri itilemez veya kısa sürede tekrar dışarı çıkar.
  • Şişlik, tahriş ve kanama daha belirgin seyredebilir.
  • Doku sıkışırsa kan dolaşımı bozulabilir ve şiddetli ağrı gelişebilir.

Bu sınıflandırmada birinci derecede prolapsus bulunmaz; ikinci derecede doku kendiliğinden döner, üçüncü derecede elle içeri itilir, dördüncü derecede ise kalıcı biçimde dışarıda kalır.

Hemoroid derecesi tedavi seçiminde önemli rol oynar ancak tek başına yeterli değildir. Kanamanın sıklığı, dış hemoroid bileşeni, yaşam kalitesi, önceki tedaviler ve bağırsak alışkanlıkları da değerlendirmeye katılır.

Sarkmış İç Hemoroid Hangi Belirtileri Oluşturur?

İç hemoroidlerin erken evresinde ağrısız parlak kırmızı kanama en tipik bulgudur. Sarkma başladığında hasta dışkılama sırasında anal açıklıktan çıkan bir doku fark eder. Bu doku başlangıçta yalnızca tuvalette görülürken ilerleyen dönemde günlük hareketler sırasında da dışarı çıkabilir.

Prolapsus arttıkça anal kanalın tam kapanması zorlaşabilir. Mukus veya küçük miktarda dışkı kalıntısı cilde ulaşarak sürekli nem, kaşıntı ve yanma yaratabilir. Hasta temizlik yaptıktan kısa süre sonra yeniden kirlenme hissi yaşayabilir.

Büyük hemoroid paketleri rektumda doluluk hissi oluşturabilir. Hasta dışkılama tamamlandığı hâlde bağırsakta bir şey kaldığını düşünebilir ve yeniden ıkınmaya başlayabilir. Bu davranış sarkmayı daha da artıran bir döngü yaratır.

İç hemoroid normal şartlarda şiddetli ağrıya yol açmaz. Belirgin ve keskin ağrı şu durumlarda daha fazla dikkat gerektirir:

  • Hemoroid dokusunun anal kaslar arasında sıkışması
  • Sarkmış dokunun kan dolaşımının bozulması
  • Eşlik eden anal fissür
  • Tromboze dış hemoroid
  • Perianal apse
  • Farklı bir anorektal hastalık

Sarkmış hemoroid sıkıştığında doku şişebilir, koyu kırmızı veya mor renk alabilir ve dokunmakla yoğun hassasiyet oluşturabilir. Bu tablo dördüncü derece hemoroidde ya da içeri dönemeyen akut prolapsusta görülebilir. İç hemoroidlerde ağrı çoğunlukla prolapsus belirginleştiğinde, doku sıkıştığında veya başka bir anal hastalık eşlik ettiğinde ortaya çıkar.

Kanama da sarkmayla birlikte artabilir. Dışarı çıkan hassas mukoza, sert dışkı ve temizlik sırasında kolayca tahriş olur. Kan genellikle parlak kırmızı görünür ve dışkının yüzeyinde, tuvalet kâğıdında veya klozette fark edilir.

Her rektal kanama hemoroide bağlanmamalıdır. Bağırsak polipleri, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, anal fissür ve kolorektal hastalıklar da kanama yaratabilir. Kanamanın uzun sürmesi veya bağırsak alışkanlığındaki değişikliklerle birlikte ortaya çıkması daha ayrıntılı inceleme gerektirir.

Tanı Sürecinde Hangi İncelemeler Kullanılır?

İç hemoroid prolapsusunun değerlendirmesi ayrıntılı tıbbi öyküyle başlar. Sarkmanın ne zaman ortaya çıktığı, kendiliğinden içeri dönüp dönmediği, kanamanın rengi ve miktarı, ağrı, kaşıntı ve akıntı gibi belirtiler sorgulanır.

Muayene sırasında makat çevresi gözle incelenir. Hekim hastadan ıkınmasını isteyerek prolapsusun ortaya çıkışını değerlendirebilir. Dış hemoroid, anal fissür, fistül açıklığı, cilt tahrişi veya rektal prolapsus gibi benzer durumlar da bu aşamada incelenir.

Parmakla rektal muayene; anal kanalın kas tonusu, kitleler ve hassasiyet hakkında bilgi verir. İç hemoroid dokusu yumuşak olduğu için her zaman parmakla belirgin biçimde hissedilmez. Anoskopi, anal kanalın iç kısmını kısa bir cihazla doğrudan görüntülemeyi sağlar. Bu inceleme hemoroidlerin yerini, büyüklüğünü, kanama alanlarını ve prolapsus derecesini değerlendirmeye yardımcı olur.

Rektal kanama bulunan her hastada kolonoskopi gerekmez. Yaş, aile öyküsü, kansızlık, dışkılama düzenindeki değişiklikler ve kanamanın özellikleri daha ileri inceleme kararını belirler.

Hemoroid prolapsusu ile rektal prolapsus arasındaki ayrım önem taşır. Hemoroid prolapsusunda ayrı kabarıklıklar görülür. Rektal prolapsusta bağırsak duvarı daha geniş, çevresel ve halka biçiminde dışarı çıkar. Rektal prolapsusta dışkı veya gaz kontrolünde zayıflama daha belirgin seyredebilir.

Sarkma Derecesine Göre Tedavi Nasıl Planlanır?

Tedavi planı hemoroidin derecesine, kanama sıklığına, prolapsusun yaşam kalitesine etkisine ve eşlik eden dış hemoroid dokusuna göre belirlenir. Her sarkmış iç hemoroid cerrahi müdahale gerektirmez.

Hafif ve erken evre hastalıkta dışkı kıvamının düzenlenmesi temel yaklaşımı oluşturur. Liften dengeli beslenme, kişiye uygun sıvı tüketimi, dışkılama ihtiyacını ertelememe ve tuvalette uzun süre kalmama ıkınmayı azaltmaya yardımcı olur.

Lokal kremler kaşıntı, yanma veya tahrişi kısa süreli hafifletebilir. Bu ürünler gevşemiş destek dokularını eski konumuna getirmez ve prolapsusu kalıcı biçimde düzeltmez.

Birinci ve ikinci derece iç hemoroidlerde, ayrıca seçilmiş üçüncü derece vakalarda ofis tipi girişimler gündeme gelebilir. Lastik bant ligasyonu, hemoroid dokusunun tabanına küçük bir bant yerleştirerek kan akımını keser. Doku küçülür ve anal kanal duvarına sabitlenir. Skleroterapi ve kızılötesi koagülasyon da belirli hastalarda kullanılabilen seçeneklerdir. Güncel klinik yaklaşım, konservatif tedaviye yanıt vermeyen birinci ve ikinci derece hemoroidlerle seçilmiş üçüncü derece vakalarda ofis işlemlerini öne çıkarır.

İleri prolapsus, büyük dış hemoroid bileşeni, sürekli dışarıda kalan doku veya diğer yöntemlere rağmen devam eden yakınmalarda cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilir. Hemoroidektomi, belirgin hemoroid paketlerinin çıkarılmasını içerir. Farklı cerrahi teknikler ise hemoroid dokusunun kanlanmasını azaltmayı veya sarkmış dokuyu anal kanal içine taşımayı hedefler.

Tedavi sonrasında da kabızlık ve yoğun ıkınma devam ederse yakınmalar tekrarlayabilir. Uygulanan işlem mevcut hastalığı kontrol eder; günlük bağırsak alışkanlıklarını tek başına değiştirmez.

Hangi Belirtiler Hızlı Değerlendirme Gerektirir?

Sarkmış iç hemoroidlerin büyük bölümü acil durum oluşturmaz. Buna karşılık bazı belirtiler gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirir:

  • Dışarıda kalan ve içeri dönmeyen şişlik
  • Moraran veya koyu renk alan hemoroid dokusu
  • Ani başlayan şiddetli makat ağrısı
  • Durmayan ya da yoğun rektal kanama
  • Baş dönmesi, baygınlık hissi veya belirgin halsizlik
  • Ateş, irinli akıntı veya hızla büyüyen şişlik
  • Siyah ya da katran görünümünde dışkı
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Bağırsak alışkanlığında kalıcı değişiklik
  • Anal bölgede iyileşmeyen yara veya sert kitle

Yoğun kanama kansızlığa yol açabilir. Dışarıda sıkışan hemoroid dokusunda kan dolaşımı bozulduğunda şişlik ve ağrı hızla artabilir. Ateşle birlikte zonklayıcı anal ağrı ise hemoroidden çok perianal apse gibi enfeksiyonlu bir tabloyu düşündürür.

İç hemoroid hangi durumlarda dışarı sarkar? sorusunun yanıtı çoğunlukla destek dokularının gevşemesi ve anal kanal basıncının tekrarlayan biçimde artmasıyla ilişkilidir. Dışkılama sırasında çıkıp kendiliğinden dönen doku ikinci dereceyi, elle içeri itilen prolapsus üçüncü dereceyi, sürekli dışarıda kalan doku ise dördüncü dereceyi gösterir. Sarkmanın biçimi, kanama, ağrı ve anal bölgedeki diğer bulgular birlikte değerlendirildiğinde hastalığın derecesi ve uygun tedavi yaklaşımı daha doğru biçimde belirlenir.

Sizinle İletişime Geçelim

Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.


Genel Cerrahi Uzmanı
General Surgeon |  + posts

Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir