Anal Apse ile Anal Fistül Arasındaki İlişki Nedir?

Anal apse ile anal fistül arasındaki ilişki, çoğu zaman aynı enfeksiyon sürecinin iki farklı aşaması şeklinde açıklanır. Anal apse, makat çevresindeki dokularda iltihap birikmesiyle gelişirken apse boşaldıktan sonra içeride kalıcı bir kanal oluşması anal fistüle yol açabilir. Bu nedenle apse sonrasında ağrının geçmesi her zaman enfeksiyon sürecinin tamamen sona erdiğini göstermez. Aynı bölgede tekrar eden şişlik, akıntı, hassasiyet veya ciltte küçük bir açıklık fark edilmesi fistül açısından değerlendirme gerektirebilir. Özellikle şikâyetlerin düzelip yeniden başlaması anal apse ile fistül arasındaki bağlantının önemli göstergelerinden biridir.

Anal Apse Nedir?

Anal apse, makat çevresindeki dokularda iltihap ve cerahat birikmesiyle ortaya çıkan enfeksiyonlu bir durumdur. Genellikle anüs çevresinde ağrı, şişlik, sıcaklık artışı ve kızarıklık gibi belirtilerle kendini gösterir. İltihabın kaynağı çoğu zaman anal bezlerde başlayan enfeksiyondur.

Makat kanalının içerisinde bulunan küçük bezlerden birinin ağzı tıkandığında bakteriler çoğalabilir. Enfeksiyon çevredeki dokulara ilerledikçe irin birikir ve apse meydana gelir.

Bu apseler başlangıçta küçük bir şişlik olarak fark edilebilir ancak kısa süre içerisinde büyüyerek ciddi ağrıya neden olabilir. Bazı durumlarda ateş, halsizlik ve oturma güçlüğü de tabloya eklenir.

Anal Apse Belirtileri Nelerdir?

Anal apsenin belirtileri enfeksiyonun bulunduğu bölgeye ve derinliğine göre değişebilir. Yüzeye yakın apselerde şişlik daha kolay fark edilirken derindeki apselerde dışarıdan belirgin bir görüntü oluşmayabilir.

En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Makat çevresinde giderek artan ağrı,
  • Şişlik veya sertlik,
  • Kızarıklık,
  • Bölgede sıcaklık artışı,
  • Otururken artan ağrı,
  • Dışkılama sırasında hassasiyet,
  • İltihaplı akıntı,
  • Ateş ve halsizlik.

Özellikle kısa süre içerisinde şiddetlenen, zonklayıcı karakterde ağrı apse açısından dikkat çekicidir.

Makat çevresindeki ağrı farklı hastalıklarla da karıştırılabilir. Örneğin Anal Fissür dışkılama sırasında ve sonrasında belirgin ağrı oluşturabilir. Bu nedenle yalnızca ağrının varlığı hangi hastalığın bulunduğunu anlamak için yeterli değildir.

Anal Fistül Nedir?

Anal Fistül, basit şekilde ifade etmek gerekirse makat kanalının iç kısmı ile makat çevresindeki cilt arasında oluşan anormal bir kanaldır. Bu kanal genellikle daha önce gelişmiş bir anal apsenin ardından ortaya çıkar.

Apse kendiliğinden veya tıbbi müdahaleyle boşaldığında aktif enfeksiyona bağlı basınç azalır. Ancak enfeksiyonun ilerlediği yol bazı kişilerde tamamen kapanmayabilir. Makat kanalından cilde doğru uzanan bu yol kalıcı hale geldiğinde fistül oluşur.

Fistül geliştikten sonra kanal belirli aralıklarla akıntı yapabilir. Dış açıklık zaman zaman kapanıp tekrar açılabildiği için belirtiler sürekli aynı şiddette seyretmez.

Bu nedenle anal fistül yaşayan kişiler bazen haftalar boyunca yalnızca hafif bir akıntı fark ederken bazı dönemlerde yeniden şiddetli ağrı ve şişlik yaşayabilir.

Anal Apse ile Anal Fistül Arasındaki Bağlantı Nedir?

Anal apse ve anal fistül, çoğu zaman aynı hastalık sürecinin farklı evreleri olarak değerlendirilir. Anal apse aktif enfeksiyon ve irin birikimini ifade eder. Anal fistül ise enfeksiyon sonrasında anal kanal ile cilt arasında kalıcı hale gelen yolu tanımlar.

Süreç genel olarak şu şekilde ilerleyebilir:

Anal bezde enfeksiyon → irin birikmesi → anal apse → apsenin boşalması → kanalın açık kalması → anal fistül

Ancak her anal apse sonrasında mutlaka fistül gelişmez. Bazı hastalarda apse boşaldıktan sonra enfeksiyon bölgesi tamamen iyileşebilir. Bazılarında ise kanal varlığını sürdürerek fistül haline gelir.

Bu nedenle anal apse sonrasında belirtilerin takip edilmesi önemlidir.

Anal Apse Fistüle Dönüştüğünde Nasıl Anlaşılır?

Apse boşaldıktan sonra ağrı ve şişliğin azalması beklenir. Ancak aynı bölgede tekrar tekrar şişlik oluşması veya sürekli akıntının devam etmesi anal fistülü düşündürebilir.

Özellikle şu belirtiler dikkat çeker:

  • Apse sonrasında kapanmayan küçük bir açıklık,
  • Aynı noktadan tekrarlayan akıntı,
  • İç çamaşırında lekelenme,
  • Makat çevresinde sürekli nemlilik,
  • Kaşıntı ve tahriş,
  • Aynı bölgede tekrar şişlik oluşması,
  • Şişlik sonrasında kendiliğinden akıntı başlaması,
  • Aralıklı makat ağrısı.

Fistülün dış açıklığı bazen geçici olarak kapanabilir. Bu durumda kişi akıntının kesilmesini iyileşme olarak değerlendirebilir. Ancak kanal içeride devam ediyorsa salgı ve enfeksiyon yeniden birikerek yeni bir apse oluşturabilir.

Şişlik, Ağrı ve Akıntının Tekrarlaması Ne Anlama Gelir?

Anal fistülün karakteristik özelliklerinden biri belirtilerin dönemsel şekilde ortaya çıkabilmesidir.

Fistülün dış açıklığı açık olduğunda kanal içindeki sıvı dışarı boşalabilir. Bu dönemde hasta yalnızca hafif akıntı veya tahriş yaşayabilir.

Dış açıklık kapandığında ise içeride sıvı birikmeye başlar. Basıncın artmasıyla makat çevresinde yeniden şişlik ve ağrı gelişebilir. Biriken sıvı tekrar boşaldığında hasta rahatlayabilir.

Bu durum şu döngünün tekrar etmesine neden olabilir:

Şişlik → ağrı → akıntı → rahatlama → yeniden şişlik

Bu döngünün tekrarlanması fistül açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir bulgudur.

Anal Apse ve Anal Fistül Hemoroidle Karışır mı?

Makat çevresindeki şişlik ve ağrı nedeniyle bazı kişiler başlangıçta sorunun Hemoroid olduğunu düşünebilir. Ancak hemoroid, anal apse ve anal fistül birbirinden farklı hastalıklardır.

Hemoroid makat kanalındaki damar yapılarının genişlemesiyle ilişkiliyken anal apse enfeksiyon ve irin birikmesiyle ortaya çıkar. Anal fistülde ise makat kanalının içi ile cilt arasında anormal bir bağlantı oluşur.

Özellikle tekrarlayan iltihaplı akıntı ve aynı noktada yeniden gelişen apse anal fistül açısından daha karakteristik bir tablo oluşturur.

Buna karşılık dışkılama sırasında kanama, makat çevresinde şişlik veya farklı anorektal yakınmalar başka hastalıklarda da görülebilir. Bu nedenle belirtileri yalnızca kişinin kendi gözlemlerine dayanarak ayırmak yanıltıcı olabilir.

Anal Apse Nasıl Tedavi Edilir?

Anal apsede temel yaklaşım, enfekte bölgede biriken irinin uygun şekilde boşaltılmasıdır. Çünkü kapalı bir alanda biriken enfeksiyon yalnızca ağrıya yol açmaz; çevredeki dokulara doğru ilerleyebilir.

Apsenin yeri ve derinliği uygulanacak yaklaşımı etkiler. Yüzeye yakın küçük bir apse ile daha derin dokularda gelişen bir apsenin değerlendirmesi aynı değildir.

Apse boşaldıktan sonra ağrı genellikle azalır. Ancak bu aşamada fistül gelişip gelişmediğinin takip edilmesi önem taşır.

Antibiyotik bazı özel durumlarda tedaviye eklenebilir ancak kapalı bir apsedeki irin birikimini yalnızca antibiyotik kullanarak ortadan kaldırmak her zaman mümkün değildir. Tedavi planını apsenin özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu belirler.

Anal Fistül Tedavisi Nasıl Planlanır?

Anal fistül geliştikten sonra yalnızca mevcut enfeksiyonun kontrol edilmesi yeterli olmayabilir. Kalıcı hale gelen fistül kanalının yapısının da değerlendirilmesi gerekir.

Anal Fistül Tedavisi planlanırken fistülün makat kaslarıyla ilişkisi, kanalın derinliği, dış ve iç açıklıkların konumu ve varsa yan kanallar dikkate alınır.

Her fistül aynı anatomik yapıya sahip değildir. Bazıları daha yüzeysel seyrederken bazıları makat kaslarının önemli bir bölümünden geçebilir. Fistül kanalı bazen tek bir yol şeklindeyken bazı hastalarda dallanmış bir yapı gösterebilir.

Bu nedenle anal fistül için uygulanacak cerrahi yöntem hastaya ve fistülün anatomisine göre seçilir. Tedavinin amaçlarından biri fistül kanalını kontrol altına alırken dışkı kontrolünde görev alan makat kaslarını korumaktır.

Anal Fistül Ameliyatında Hangi Yöntemler Kullanılır?

Fistülün özelliklerine göre farklı cerrahi yaklaşımlar değerlendirilebilir. Yüzeysel ve makat kaslarıyla sınırlı ilişkisi bulunan fistüller ile daha karmaşık fistüllerde aynı işlem uygulanmaz.

Tedavi seçimini etkileyen faktörler arasında şunlar bulunur:

  • Fistül kanalının uzunluğu,
  • Kanalın makat kaslarından geçiş biçimi,
  • İç ve dış açıklığın konumu,
  • Yan kanalların bulunması,
  • Daha önce fistül ameliyatı geçirilmesi,
  • Tekrarlayan apse öyküsü.

Bu nedenle anal fistül tedavisinde yalnızca dışarıdan görünen açıklığa bakmak yeterli değildir. Kanalın bütün yapısını değerlendirmek tedavi planlamasının önemli bir parçasıdır.

Anal Fistül Kendiliğinden Geçer mi?

Fistülün dış açıklığı zaman zaman kapanabilir ve akıntı tamamen kesilebilir. Ancak bu durum içerideki kanalın da ortadan kalktığını göstermez.

Dış açıklığın kapanmasının ardından kanal içerisinde yeniden sıvı birikirse ağrı ve şişlik başlayabilir. Ardından yeni bir apse oluşabilir ve kanal tekrar dışarı açılabilir.

Bu nedenle belirtilerin geçici olarak kaybolması her zaman kalıcı iyileşme anlamına gelmez.

Özellikle aynı bölgede birkaç kez apse gelişmesi, dönem dönem akıntı olması veya ciltte uzun süredir kapanmayan bir açıklığın bulunması halinde fistül açısından değerlendirme önem taşır.

Anal Apse ve Fistül Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?

Anal apse genellikle ağrının daha ön planda olduğu akut bir tablo oluşturur. Kişi oturmakta, yürümekte veya tuvalete çıkmakta zorlanabilir. Derin apselerde ağrı günlük aktiviteleri belirgin şekilde sınırlayabilir.

Anal fistülde ise yakınmalar daha uzun süre devam edebilir. Sürekli veya aralıklı akıntı iç çamaşırında kirlenmeye ve ciltte tahrişe neden olabilir.

Akıntının oluşturduğu nemlilik nedeniyle kaşıntı ve kızarıklık gelişebilir. Fistülün yeniden apse oluşturduğu dönemlerde ise ağrı tekrar belirgin hale gelir.

Bu nedenle hastalığın günlük yaşama etkisi yalnızca fiziksel ağrıyla sınırlı kalmaz. Uzun süre devam eden akıntı ve tekrarlayan enfeksiyonlar kişinin sosyal yaşamını ve günlük konforunu da etkileyebilir.

Anal Apse ve Fistül Tanısı Nasıl Değerlendirilir?

Değerlendirme sırasında hastanın daha önce apse geçirip geçirmediği, apsenin aynı bölgede kaç kez tekrar ettiği ve akıntının ne kadar süredir devam ettiği önem taşır.

Makat çevresinde fistülün dış açıklığı bulunabilir. Ancak dışarıdan görülen açıklık, kanalın içeride nasıl ilerlediğini tek başına göstermez.

Özellikle daha karmaşık veya tekrarlayan fistüllerde kanalın anatomik yapısını belirlemek için ek değerlendirmeler gerekebilir.

Uzun süren bağırsak yakınmaları, kanama veya farklı belirtiler bulunduğunda başka kolon ve rektum hastalıklarının dışlanması da gerekebilir. Böyle durumlarda hekimin gerekli görmesi halinde Kolonoskopi gibi bağırsak incelemelerinden yararlanılabilir.

Anal Apse Sonrası Fistül Gelişimini Önlemek Mümkün mü?

Her anal apse sonrasında fistül gelişimini tamamen önlemek mümkün değildir. Çünkü fistül oluşumu enfeksiyonun kaynağına, apsenin yerleşimine ve anal bez ile cilt arasında kanal gelişip gelişmemesine bağlıdır.

Bu nedenle apse boşaltıldıktan sonra “sorun tamamen geçti” düşüncesiyle takip belirtilerini göz ardı etmemek gerekir.

Özellikle şu durumlarda yeniden değerlendirme önem taşır:

  • Aynı yerde yeniden şişlik gelişmesi,
  • Akıntının haftalar boyunca devam etmesi,
  • Akıntının kesilip tekrar başlaması,
  • Tekrarlayan ağrı,
  • Makat çevresinde kapanmayan bir açıklık,
  • Yeni apse gelişmesi.

Bu belirtilerin erken fark edilmesi fistülün yapısının daha erken değerlendirilmesine yardımcı olur.

Anal Sağlığı Korumak İçin Nelere Dikkat Edilebilir?

Anal apse ve fistül yalnızca hijyen eksikliğinden kaynaklanan hastalıklar değildir. Özellikle anal fistüllerin önemli bir bölümü anal bezlerde başlayan enfeksiyon süreciyle ilişkilidir. Bu nedenle kişisel hijyene dikkat etmek faydalı olsa da tek başına anal apse veya fistülü kesin olarak önleyen bir yöntem değildir.

Bununla birlikte bağırsak alışkanlıklarını düzenlemek ve makat çevresindeki tahrişi azaltmak genel anal sağlığı destekleyebilir.

Günlük yaşamda şu noktalara dikkat edilebilir:

  • Tuvalet sonrasında bölgeyi tahriş etmeden temizlemek,
  • Makat çevresini uzun süre nemli bırakmamak,
  • Kabızlığı önlemeye yardımcı olacak dengeli beslenmek,
  • Yeterli miktarda sıvı tüketmek,
  • Uzun süreli ishal veya kabızlığı göz ardı etmemek,
  • Makat bölgesindeki tekrarlayan belirtileri takip etmek.

Anal apse ile anal fistül arasındaki ilişkiyi anlamanın en önemli noktası, bu iki durumun birbirinden tamamen bağımsız olmayabileceğini bilmektir. Apse aktif enfeksiyon dönemini oluştururken fistül, enfeksiyonun ardından kalan kalıcı kanal şeklinde gelişebilir. Apse boşaldıktan sonra ağrının azalmasına rağmen tekrarlayan akıntı, şişlik veya hassasiyet görülmesi bu nedenle önem taşır. Özellikle aynı bölgede belirtilerin tekrar tekrar ortaya çıkması halinde fistül açısından değerlendirme geciktirilmemelidir.

Sık Sorulan Sorular

1. Anal apse her zaman anal fistüle dönüşür mü?

Hayır. Her anal apse sonrasında fistül gelişmez. Ancak apse boşaldıktan sonra makat kanalı ile cilt arasında kalıcı bir kanal oluşursa anal fistül ortaya çıkabilir.

2. Anal apsenin fistüle dönüştüğü nasıl anlaşılır?

Apse sonrasında aynı bölgeden tekrarlayan akıntı gelmesi, şişliğin yeniden oluşması, ciltte küçük bir açıklığın kalması ve ağrının dönem dönem tekrarlaması fistülü düşündürebilir.

3. Anal apse kendiliğinden patlarsa sorun tamamen geçer mi?

Apsenin boşalması basıncı azaltarak ağrının hafiflemesini sağlayabilir. Ancak enfeksiyonun ilerlediği kanal açık kalırsa daha sonra anal fistül gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin devam edip etmediği takip edilmelidir.

4. Anal fistül neden tekrar apse yapar?

Fistülün dış açıklığı geçici olarak kapandığında içeride salgı ve enfeksiyon birikebilir. Artan basınç nedeniyle aynı bölgede yeniden ağrılı bir apse gelişebilir.

5. Anal apse ve hemoroid nasıl ayırt edilir?

Hemoroid damar yapılarının genişlemesiyle ilişkiliyken anal apse enfeksiyon ve irin birikmesiyle gelişir. Anal apsede özellikle giderek artan ağrı, şişlik, hassasiyet ve bazen ateş daha belirgin olabilir.

Sizinle İletişime Geçelim

Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.


Genel Cerrahi Uzmanı
General Surgeon | Website | + posts

Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).