
Rektum kanserinde total neoadjuvan tedavi, kemoterapi ve radyoterapi gibi ameliyat öncesi uygulanması planlanan onkolojik tedavilerin cerrahiden önce tamamlanmasını temel alan tedavi yaklaşımıdır. Özellikle lokal ileri rektum kanserinde kullanılan bu yöntem, tümörün küçülmesine katkı sağlamak, uzak mikroskobik hastalığı daha erken dönemde hedeflemek ve sonraki cerrahi tedaviyi daha uygun koşullarda planlamak amacıyla uygulanabilir. Tedavi kemoterapi ve kemoradyoterapinin farklı sıralamalarını içerebilir. Her rektum kanseri hastasına total neoadjuvan tedavi uygulanmaz; karar tümörün evresi, pelvis MR bulguları, lenf düğümleri ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilir.
Total neoadjuvan tedavi, klasik olarak ameliyat öncesi ve sonrası farklı dönemlere dağıtılabilen tedavilerin büyük bölümünün cerrahi öncesinde tamamlanmasını sağlar. Bu yaklaşım özellikle Lokal İleri Rektum Kanseri bulunan seçilmiş hastalarda tedavi planının önemli bir parçası hâline gelmiştir. Tedavi tamamlandıktan sonra tümörün verdiği yanıt yeniden değerlendirilir ve cerrahi veya seçilmiş hastalarda organ koruyucu takip seçenekleri buna göre ele alınır.
Total Neoadjuvan Tedavi Ne Anlama Gelir?
“Neoadjuvan tedavi”, cerrahiden önce uygulanan tedavileri ifade eder. “Total neoadjuvan tedavi” ise rektum kanseri için planlanan radyoterapi ve sistemik kemoterapinin cerrahiden önce verilmesine dayanan daha kapsamlı bir yaklaşımdır.
Geleneksel tedavi modellerinde hasta önce kemoradyoterapi alabilir, ardından ameliyat olabilir ve gerekli görüldüğünde ameliyat sonrasında kemoterapi uygulanabilir.
Total neoadjuvan tedavide ise sistemik kemoterapi de ameliyattan önceki döneme alınır. Böylece radyoterapi, radyoterapiyle birlikte kullanılan kemoterapi ve sistemik kemoterapi cerrahiden önce belirli bir sıra içinde uygulanabilir.
Tedavilerin hangi sırayla verileceği herkes için aynı değildir.
Total Neoadjuvan Tedavi Kimlere Uygulanır?
Total neoadjuvan tedavi en çok lokal ileri ve belirli yüksek risk özellikleri taşıyan Rektum Kanseri hastalarında değerlendirilir.
Tedavi kararında yalnızca tümörün büyüklüğüne bakılmaz. Pelvis MR incelemesiyle tümörün rektum duvarından ne kadar dışarı ilerlediği, mezorektal fasya ile ilişkisi, lenf düğümleri ve çevredeki damar yapıları ayrıntılı şekilde değerlendirilir.
Total neoadjuvan tedavinin gündeme gelebileceği klinik özellikler arasında:
Rektum duvarının dışına ilerlemiş tümör
Bölgesel lenf düğümü tutulumu
Mezorektal fasyaya yakın veya temas eden tümör
Ekstramural venöz invazyon
Daha ileri T evresi
Pelvis içerisinde daha yüksek lokal nüks riski
Uzak yayılım açısından yüksek risk oluşturan özellikler
yer alabilir.
Bununla birlikte aynı klinik evredeki iki hastada bile tedavi planı farklı olabilir.
Lokal İleri Rektum Kanseri Ne Demektir?
Lokal ileri rektum kanseri, tümörün rektum duvarının dışına doğru ilerlediği ve/veya bölgesel lenf düğümlerini etkilediği ancak uzak organ metastazının bulunmadığı hastalık grubunu ifade eder.
Bu tanım çoğunlukla evre II ve III hastalık çerçevesinde kullanılır. Ancak günümüzde yalnızca evre numarası tedavi seçimi için yeterli kabul edilmez.
Pelvis MR ile tümörün mezorektal fasya ile ilişkisi, T evresinin ayrıntıları, lenf düğümlerinin özellikleri ve ekstramural venöz invazyon gibi bulgular da incelenir.
Bu ayrıntılar hem total neoadjuvan tedavi gereksinimini hem de sonraki cerrahi planı etkileyebilir.
Total Neoadjuvan Tedavide Hangi Tedaviler Kullanılır?
Total neoadjuvan tedavi genellikle sistemik kemoterapi ile pelvis bölgesine yönelik radyoterapi temelli tedavinin kombinasyonundan oluşur.
Kemoterapide kullanılacak ilaçlar hastanın klinik özelliklerine göre belirlenir. Radyoterapi ise uzun süreli kemoradyoterapi veya bazı tedavi protokollerinde kısa süreli radyoterapi şeklinde planlanabilir.
Tedavinin iki temel sıralama biçimi bulunur.
İndüksiyon Kemoterapisi
Bu yaklaşımda önce sistemik kemoterapi uygulanır. Ardından radyoterapi veya kemoradyoterapi verilir.
Amaç sistemik tedaviyi erken dönemde başlatarak yalnızca pelvisteki tümörü değil, görüntüleme yöntemleriyle henüz saptanamayan mikroskobik hastalık olasılığını da hedeflemektir.
Konsolidasyon Kemoterapisi
Bu yöntemde radyoterapi veya kemoradyoterapi önce uygulanır. Sistemik kemoterapi daha sonra ancak ameliyattan önce verilir.
Konsolidasyon döneminin sonunda tümör yanıtı değerlendirilir.
Hangi sıralamanın daha uygun olduğu hastanın tümör özelliklerine ve tedavideki önceliklere göre değişebilir.
Total Neoadjuvan Tedavinin Amaçları Nelerdir?
Total neoadjuvan tedavinin tek amacı tümörü küçültmek değildir. Tedavi hem pelvis içerisindeki hastalığı hem de olası sistemik hastalık riskini birlikte ele almayı amaçlar.
Başlıca hedefler:
Tümör hacmini azaltmak
Pelvis içerisindeki lokal hastalık kontrolünü artırmak
Uzak mikroskobik kanser hücrelerini erken dönemde hedeflemek
Sistemik kemoterapinin cerrahiden önce tamamlanmasını sağlamak
Cerrahi sınırların daha uygun hâle gelmesine katkıda bulunmak
Bazı hastalarda klinik tam yanıt elde edilmesini sağlamak
Seçilmiş hastalarda organ koruma olasılığını değerlendirmek
şeklinde sıralanabilir.
Bununla birlikte tedaviye belirgin yanıt alınması her hastada aynı sonucu doğurmaz.
Total Neoadjuvan Tedavi Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır?
Tedavi başlamadan önce rektum kanseri tanısının ve hastalığın evresinin doğru şekilde belirlenmesi gerekir.
Tanı çoğunlukla Kolonoskopi sırasında tümörden biyopsi alınması ve dokunun patolojik incelemesiyle kesinleştirilir.
Lokal evreleme açısından pelvis MR önemli bilgiler sağlar. Bu incelemede tümörün:
Rektumdaki seviyesi
T evresi
Mezorektal yağ dokusuna yayılımı
Mezorektal fasyaya uzaklığı
Lenf düğümleri
Damar invazyonu
Anal sfinkterlerle ilişkisi
değerlendirilebilir.
Göğüs ve karın bölgesinin görüntülenmesiyle karaciğer, akciğer ve diğer bölgelerde uzak metastaz araştırılır.
Kan testleri, CEA gibi tümör belirteçleri ve kişinin genel sağlık durumu da tedavi öncesi değerlendirmeye eklenebilir.
Total Neoadjuvan Tedavi İle Kemoradyoterapi Aynı Şey Midir?
Hayır. Kemoradyoterapi ile total neoadjuvan tedavi aynı kavram değildir.
Kemoradyoterapi, radyoterapi sırasında radyoterapinin etkinliğini destekleyen kemoterapi ilaçlarının birlikte kullanılmasını ifade eder.
Total neoadjuvan tedavi ise daha geniş bir tedavi programıdır. Kemoradyoterapinin yanı sıra sistemik kemoterapinin de cerrahiden önce tamamlanmasını içerir.
Dolayısıyla bir hastanın ameliyat öncesi kemoradyoterapi alması tek başına TNT uygulandığı anlamına gelmeyebilir.
Tedavinin tamamının hangi sıra ve kapsamda planlandığı önem taşır.
Tedavi Sonrasında Tümör Nasıl Değerlendirilir?
Total neoadjuvan tedavi tamamlandıktan sonra tümörün ne kadar yanıt verdiği yeniden değerlendirilir.
Bu değerlendirmede tek bir test yeterli değildir. Pelvis MR, endoskopik değerlendirme ve rektal muayene birlikte kullanılabilir.
Amaç tümörün:
Boyutunun ne kadar azaldığını
Rektum duvarındaki görünümünü
Lenf düğümlerindeki değişimi
Mezorektal bölgenin durumunu
Klinik olarak tümör bulgusu kalıp kalmadığını
belirlemektir.
Tedavi öncesi ve sonrası incelemeler karşılaştırılarak sonraki adım planlanır.
Total Neoadjuvan Tedaviden Sonra Ameliyat Yapılır Mı?
Total neoadjuvan tedavinin ardından birçok hastada cerrahi tedavi planlanır. Rektum kanserinde uygulanan temel onkolojik cerrahi prensiplerden biri total mezorektal eksizyondur.
Ameliyatın türü tümörün rektumdaki konumuna, tedaviye verdiği yanıta ve anal sfinkterlerle ilişkisine göre değişir.
Alt rektuma yakın tümörlerde bağırsak devamlılığının korunup korunamayacağı ayrıca değerlendirilir.
Bazı hastalarda geçici stoma gerekebilir. Kalıcı stoma ihtiyacı ise tümörün çok aşağı yerleşimli olması, sfinkterlerle ilişkisi ve uygulanacak ameliyatın türü gibi faktörlere bağlıdır.
Total neoadjuvan tedavi almak tek başına hastanın stoma gerektirmeyeceğini veya mutlaka stoma açılacağını göstermez.
Total Neoadjuvan Tedaviden Sonra Tümör Tamamen Kaybolabilir Mi?
Bazı hastalarda tedavi sonrasında muayene, endoskopi ve görüntüleme yöntemleriyle görünür tümör bulgusunun kalmadığı bir yanıt gelişebilir. Bu durum klinik tam yanıt olarak adlandırılır.
Klinik tam yanıt, cerrahiyle çıkarılan dokuda mikroskobik kanser hücresi bulunmaması anlamına gelen patolojik tam yanıtla aynı değildir.
Cerrahi yapılmadan patolojik tam yanıtı kesin olarak göstermek mümkün değildir.
Bu nedenle tedavi sonrasında görünür tümörün kaybolması “kanser kesin olarak ortadan kalktı” şeklinde yorumlanmaz.
Watch and Wait Yaklaşımı Nedir?
Total neoadjuvan tedaviden sonra klinik tam yanıt gelişen seçilmiş hastalarda “watch and wait” adı verilen ameliyatsız yakın takip yaklaşımı değerlendirilebilir.
Bu yaklaşımda hemen rektum ameliyatı yapmak yerine hasta yoğun bir takip programına alınır.
Takipte:
Rektal muayene
Endoskopik değerlendirme
Pelvis MR
Kan testleri
Gerektiğinde sistemik görüntülemeler
belirli aralıklarla tekrarlanır.
Bu yaklaşımın amacı uygun hastalarda rektumun ve fonksiyonlarının korunmasını sağlamaktır.
Ancak watch and wait her klinik tam yanıtlı hasta için otomatik bir seçenek değildir. Tümörün yeniden büyüme ihtimali bulunduğu için düzenli ve yakın takip yapılabilmesi temel koşullardan biridir.
Tümör Tekrar Büyürse Ne Olur?
Klinik tam yanıt sonrasında takip edilen bazı hastalarda rektumdaki tümör yeniden belirgin hâle gelebilir. Bu durum lokal yeniden büyüme olarak değerlendirilir.
Erken dönemde saptandığında uygun hastalarda cerrahi tedavi yeniden gündeme gelebilir.
Bu nedenle organ koruma yaklaşımında takip programına uyum büyük önem taşır.
Ameliyattan kaçınmak amacıyla kontrolleri azaltmak veya görüntülemeleri ertelemek organ koruyucu yaklaşımın mantığıyla uyumlu değildir.
Total Neoadjuvan Tedavinin Yan Etkileri Nelerdir?
Tedavinin yan etkileri kullanılan kemoterapi ilaçlarına, radyoterapi dozuna ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişir.
Tedavi sırasında:
Halsizlik
Bulantı
İştah değişiklikleri
İshal
Dışkılama sıklığında artış
Anal ve perianal bölgede hassasiyet
Kan değerlerinde düşme
El ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma
Cilt değişiklikleri
gibi yan etkiler görülebilir.
Her hasta bütün yan etkileri yaşamaz. Tedavi sırasında kan testleri ve klinik kontrollerle yan etkiler takip edilir.
Gerekli durumlarda tedavi dozunda veya programında değişiklik yapılabilir.
Total Neoadjuvan Tedavinin Kolon Kanseri Tedavisinden Farkı Nedir?
Rektum ve kolon, kalın bağırsağın farklı anatomik bölümleridir. Her ikisi Kolorektal Kanser başlığı altında değerlendirilse de tedavi planları aynı değildir.
Rektum pelvis içerisinde bulunduğu için çevresindeki anatomik yapılar ve cerrahi sınırlar tedavide özel önem taşır. Radyoterapi bu nedenle lokal ileri rektum kanseri tedavisinde önemli bir rol üstlenebilir.
Kolon Kanseri tedavisinde ise radyoterapi rutin tedavi planının temel parçalarından biri değildir. Cerrahi ve sistemik tedavi hastalığın evresine göre farklı sıralarda uygulanabilir.
Bu nedenle total neoadjuvan tedavi kavramı özellikle rektum kanseri tedavisindeki gelişmelerle ilişkilidir.
Total Neoadjuvan Tedavi Her Rektum Kanseri Hastası İçin Gerekli Midir?
Hayır. Her rektum kanseri hastasına total neoadjuvan tedavi uygulanmaz.
Erken evredeki bazı rektum tümörlerinde doğrudan cerrahi veya daha sınırlı tedavi yaklaşımları yeterli olabilir.
TNT kararı verirken:
Tümörün T ve N evresi
Rektumdaki yerleşimi
Mezorektal fasya ilişkisi
EMVI durumu
Lenf düğümleri
Uzak metastaz varlığı
Tümörün moleküler özellikleri
Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu
Cerrahi plan
birlikte değerlendirilir.
Amaç her hastaya en fazla tedaviyi uygulamak değil, hastalığın risk özelliklerine uygun tedavi yoğunluğunu belirlemektir.
SSS – Sıkça Sorulan Sorular
1. Total Neoadjuvan Tedavi Kaç Ay Sürer?
Total neoadjuvan tedavinin toplam süresi kullanılan kemoterapi programına, radyoterapi yöntemine ve tedavilerin hangi sırayla verildiğine göre değişir. Kemoterapi ve radyoterapi belirli kürler ve seanslar hâlinde uygulanır. Tedavi programı tamamlandıktan sonra tümör yanıtının değerlendirilmesi için de belirli bir süre gerekebilir. Bu nedenle bütün hastalar için geçerli tek bir TNT süresi bulunmaz.
2. Total Neoadjuvan Tedavi Sonrası Mutlaka Ameliyat Olunur Mu?
Birçok hastada TNT sonrasında rektum kanseri ameliyatı planlanır. Ancak tedavi sonucunda klinik tam yanıt gelişen seçilmiş hastalarda yoğun takip koşuluyla watch and wait yaklaşımı değerlendirilebilir. Bu karar yalnızca MR sonucuna veya tümörün küçülmesine bakılarak verilmez; rektal muayene, endoskopi ve görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
3. Total Neoadjuvan Tedavi Tümörü Tamamen Yok Edebilir Mi?
Bazı hastalarda tedavinin ardından görünür tümör bulgularının tamamen kaybolduğu klinik tam yanıt gelişebilir. Cerrahi yapılan bazı hastaların patoloji incelemesinde de canlı tümör hücresi bulunmayabilir. Ancak her hastada aynı yanıt elde edilmez. Tedavi sonrasında belirgin küçülme olması bile mikroskobik hastalığın tamamen ortadan kalktığını tek başına kanıtlamaz.
4. Total Neoadjuvan Tedavi İle Kemoterapi Arasındaki Fark Nedir?
Kemoterapi, kanser hücrelerini sistemik olarak hedefleyen ilaç tedavisidir. Total neoadjuvan tedavi ise kemoterapinin yanı sıra radyoterapi veya kemoradyoterapiyi de içeren daha kapsamlı bir tedavi stratejisidir. Temel fark, rektum kanseri için planlanan bu tedavilerin cerrahiden önce tamamlanmasıdır. Kullanılan ilaçlar ve tedavilerin sıralaması hastanın klinik durumuna göre değişebilir.
5. Total Neoadjuvan Tedavi Sonrası Rektum Korunabilir Mi?
Seçilmiş hastalarda mümkündür. TNT sonrasında klinik tam yanıt gelişirse rektumun cerrahi olarak çıkarılmadığı watch and wait yaklaşımı değerlendirilebilir. Ancak organ koruma her hastada mümkün değildir ve temel amaç yalnızca ameliyattan kaçınmak değildir. Hastalığın güvenli şekilde kontrol edilmesi önceliklidir. Ameliyatsız takip seçildiğinde düzenli MR, endoskopi ve klinik kontroller gerekir.
Sizinle İletişime Geçelim
Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.
Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
