Anal Fistül Ameliyatı

Anal fistül ameliyatı, anal kanal ile makat çevresindeki cilt arasında oluşan anormal kanalın tedavi edilmesi amacıyla uygulanan cerrahi yöntemleri kapsar. Tedavide amaç fistül yolunu ortadan kaldırmak, enfeksiyon kaynağını kontrol etmek ve dışkı tutmayı sağlayan anal sfinkter kaslarını mümkün olduğunca korumaktır. Fistülotomi, seton uygulaması, LIFT ve ilerletme flebi gibi farklı yöntemler kullanılabilir. Hangi tekniğin uygun olduğu fistülün anatomik yapısına, sfinkter kaslarıyla ilişkisine, daha önce geçirilen işlemlere ve hastanın klinik özelliklerine göre belirlenir.

Anal Fistül Ameliyatı Nedir?

Anal fistül, makat çevresinde oluşmuş fistül kanalının cerrahi olarak tedavi edilmesidir. Anal fistül tedavisinde uygulanabilecek yöntemler arasında fistülotomi, seton uygulaması, LIFT ameliyatı ve ilerletme flebi bulunur. Cerrahi yöntemin seçiminde fistül kanalının anal sfinkter kaslarından ne kadar geçtiği özellikle önem taşır. Tedavinin temel hedefi fistülü kontrol altına alırken dışkı tutma fonksiyonunu korumaktır.

Anal Fistül Nedir?

Anal fistül, anal kanalın iç kısmı ile makat çevresindeki deri arasında oluşan anormal bağlantıdır. Fistül çoğunlukla anal bezlerde başlayan bir enfeksiyonun apseye dönüşmesi ve apsenin boşalmasının ardından kalıcı bir kanal bırakması sonucunda gelişir.

Fistülün anal kanal tarafındaki açıklığına iç ağız, cilt üzerindeki açıklığına ise dış ağız adı verilir. Bu iki açıklık arasında uzanan kanal enfeksiyonun tekrarlamasına ve makat çevresinden dönem dönem akıntı gelmesine neden olabilir.

Bazı fistüller yüzeysel ve basit bir anatomik yapıya sahipken bazıları anal sfinkter kaslarının önemli bir bölümünden geçebilir, birden fazla kanal oluşturabilir veya daha önce geçirilen cerrahi işlemler nedeniyle karmaşık hale gelebilir. Bu nedenle anal fistül tedavisi yalnızca dışarıdan görülen açıklığa göre planlanmaz.

Anal Fistül Belirtileri Nelerdir?

Anal fistülün belirtileri fistül kanalının yapısına ve aktif enfeksiyon bulunup bulunmadığına göre değişebilir. En sık görülen yakınmalardan biri makat çevresindeki bir açıklıktan aralıklı veya sürekli akıntıdır.

Akıntı sarı renkli, iltihaplı veya zaman zaman kanlı olabilir. Akıntının azalması her zaman fistülün kapandığını göstermez. Kanalın dış açıklığı geçici olarak kapanırsa içeride yeniden apse gelişebilir.

Anal fistülde görülebilecek diğer belirtiler şunlardır:

  • Makat çevresinde tekrarlayan şişlik

  • İltihaplı veya kötü kokulu akıntı

  • Otururken veya dışkılama sırasında ağrı

  • Makat çevresinde tahriş ve kaşıntı

  • Tekrarlayan anal apse

  • Cilt üzerinde küçük bir delik veya açıklık

  • Enfeksiyon geliştiğinde ateş ve genel rahatsızlık hissi

Özellikle ağrılı şişliğin kısa süre içinde belirginleşmesi yeniden apse oluşumuna işaret edebilir.

Anal Fistül Neden Oluşur?

Anal fistüllerin önemli bir bölümü anal bezlerden kaynaklanan enfeksiyonlarla ilişkilidir. Anal kanal çevresindeki küçük bezlerden biri enfekte olduğunda bölgede apse oluşabilir. Apse kendiliğinden boşalabilir veya cerrahi olarak drenaj yapılabilir. Enfeksiyonun geçtiği yol kalıcı hale geldiğinde fistül gelişebilir.

Her anal apse fistüle dönüşmez. Ancak tekrarlayan apselerde fistül bulunma olasılığı değerlendirilir.

Anal fistül daha seyrek olarak Crohn hastalığı gibi inflamatuvar bağırsak hastalıkları, travma, bazı enfeksiyonlar, radyoterapi veya daha önce geçirilmiş cerrahi girişimlerle ilişkili olabilir.

Bu nedenle özellikle tekrarlayan, çok sayıda açıklığı bulunan veya alışılmışın dışında anatomik özellik gösteren fistüllerde altta yatan nedenlerin değerlendirilmesi önem taşır.

Anal Fistül Tanısı Nasıl Konur?

Anal fistül tanısının temelinde klinik muayene bulunur. Makat çevresinde dış açıklığın görülmesi, akıntının değerlendirilmesi ve fistül kanalının yönünün belirlenmesi tanı sürecinin önemli parçalarıdır.

Bazı basit fistüllerde fizik muayene cerrahi planlama için yeterli bilgi sağlayabilir. Karmaşık fistüllerde ise kanalın anal sfinkter kaslarıyla ilişkisini daha ayrıntılı görmek gerekebilir.

Bu amaçla pelvik manyetik rezonans görüntüleme (MR) kullanılabilir. MR, fistülün ana kanalını, yan dallarını ve olası apse odaklarını değerlendirmeye yardımcı olur.

Bazı hastalarda endoanal ultrasonografi veya anestezi altında değerlendirme de kullanılabilir. Görüntüleme yöntemi her hastada rutin olarak gerekli değildir; fistülün özelliklerine göre belirlenir.

Anal Fistül Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

Anal fistül genellikle yalnızca ilaç tedavisiyle kalıcı olarak kapanmaz. Özellikle kriptoglandüler, yani anal bez enfeksiyonuna bağlı fistüllerde cerrahi tedavi temel yaklaşımdır.

Ameliyat şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Tekrarlayan makat çevresi apseleri

  • Sürekli veya aralıklı iltihaplı akıntı

  • Fistül kanalının klinik veya görüntüleme yöntemleriyle belirlenmesi

  • Ağrı ve şişliğin tekrarlaması

  • Günlük yaşamı etkileyen tahriş ve akıntı

  • Daha önce uygulanan tedaviye rağmen fistülün devam etmesi

Aktif apse bulunan bir hastada öncelik enfeksiyonun kontrol altına alınması ve apsenin boşaltılması olabilir. Fistülün kesin tedavisi enfeksiyonun durumu ve anatomik özellikler değerlendirilerek planlanır.

Anal Fistül Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Anal fistül ameliyatında tek bir standart teknik bulunmaz. Cerrah öncelikle fistül kanalının iç ve dış açıklığını, kanalın seyrini ve anal sfinkter kaslarıyla ilişkisini değerlendirir.

Yüzeysel bir fistül ile anal sfinkter kaslarının önemli bölümünden geçen karmaşık bir fistüle aynı cerrahi yöntemi uygulamak uygun değildir.

Cerrahi planlamanın temel hedefleri şunlardır:

  • Fistül kanalındaki enfeksiyonu kontrol etmek

  • Fistülün iç açıklığını tedavi etmek

  • Tekrarlama riskini azaltmak

  • Anal sfinkter kaslarını korumak

  • Dışkı tutma fonksiyonunun zarar görme riskini azaltmak

Bu amaçlara ulaşmak için fistülotomi, seton, LIFT veya flep gibi farklı yöntemlerden yararlanılabilir.

Fistülotomi Nasıl Uygulanır?

Fistülotomi, uygun anatomik özelliklere sahip basit anal fistüllerde kullanılan temel cerrahi yöntemlerden biridir. İşlem sırasında fistül kanalı boydan boya açılır ve kanalın tabanı iyileşmeye bırakılır.

Bu yöntemin uygulanabilmesi için fistül kanalının anal sfinkter kaslarıyla ilişkisi dikkatle değerlendirilir. Fistülün açılması sırasında fazla miktarda sfinkter kasının kesilmesi dışkı kontrolüyle ilgili sorun riskini artırabilir.

Bu nedenle fistülotomi özellikle yüzeysel ve düşük seviyeli fistüllerde daha uygun bir seçenek olabilir. Yüksek veya karmaşık fistüllerde sfinkter koruyucu yöntemler tercih edilebilir.

Fistülotomi sonrasında yara çoğunlukla açık bırakılır ve tabandan yüzeye doğru iyileşir. İyileşme süresi yaranın büyüklüğüne göre değişir.

Seton Uygulaması Nedir?

Seton, fistül kanalından geçirilen cerrahi bir materyaldir. Özellikle fistül kanalının anal sfinkter kaslarının önemli bir bölümünü içerdiği durumlarda kullanılabilir.

Setonun farklı kullanım biçimleri bulunur. Gevşek seton fistül kanalının açık kalmasını ve enfeksiyonun drenajını sağlamaya yardımcı olur. Böylece apse oluşma riskini kontrol etmeye yönelik bir yol oluşturulur.

Seton bazı hastalarda tedavinin tek aşaması değildir. Enfeksiyon kontrol altına alındıktan ve fistül anatomisi daha net değerlendirildikten sonra ikinci bir cerrahi işlem planlanabilir.

Kesici seton gibi farklı teknikler de bulunmakla birlikte sfinkter fonksiyonu üzerindeki etkileri nedeniyle kullanım kararı dikkatli değerlendirme gerektirir.

LIFT Ameliyatı Nedir?

LIFT ameliyatı (Ligation of the Intersphincteric Fistula Tract), anal sfinkter kaslarını korumayı amaçlayan fistül cerrahisi yöntemlerinden biridir.

Bu teknikte fistül kanalının iç ve dış sfinkter kasları arasındaki bölümü bulunur. Kanal bağlanarak ayrılır ve enfeksiyonun devam etmesini sağlayan bağlantının kesilmesi hedeflenir.

LIFT özellikle transsfinkterik fistüllerde değerlendirilebilecek yöntemlerden biridir. En önemli avantajlarından biri anal sfinkter kaslarının doğrudan kesilmesini sınırlamasıdır.

Bununla birlikte her anal fistül LIFT için uygun değildir. Önceden geçirilmiş ameliyatlar, aktif enfeksiyon, fistülün yan dalları ve anatomik özellikleri yöntemin uygulanabilirliğini etkileyebilir.

İlerletme Flebi İle Anal Fistül Tedavisi

İlerletme flebi, özellikle fistülotominin sfinkter fonksiyonu açısından uygun görülmediği bazı karmaşık fistüllerde kullanılan sfinkter koruyucu yöntemlerden biridir.

İşlem sırasında fistülün anal kanal tarafındaki iç açıklığı kapatılır. Rektum veya anal kanal mukozasından hazırlanan doku flebi bu bölgenin üzerine ilerletilir.

Amaç fistülün dışkı ve bakterilerle bağlantısını keserek kanalın iyileşmesine ortam hazırlamaktır.

Flep yönteminin başarısı fistülün anatomik yapısı, aktif enfeksiyon varlığı, daha önce geçirilmiş işlemler ve doku iyileşmesini etkileyen kişisel faktörlere göre değişebilir.

Lazerle Anal Fistül Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Lazer enerjisinin kullanıldığı fistül kapatma yöntemlerinde fistül kanalının içeriden kontrollü biçimde etkilenmesi ve kanalın kapanmasının desteklenmesi amaçlanır.

Bu yaklaşım anal sfinkter kaslarını doğrudan kesmeden uygulanabilmesi nedeniyle bazı hastalarda değerlendirilebilir. Ancak lazerle anal fistül tedavisi, her fistül tipinde diğer cerrahi yöntemlerden üstün kabul edilen standart bir seçenek değildir.

Başarı oranları fistülün uzunluğu, iç açıklığın yapısı, yan kanallar, önceki ameliyatlar ve fistülün karmaşıklığı gibi faktörlerden etkilenir.

Yöntem seçilirken yalnızca daha küçük yara veya daha kısa iyileşme beklentisine göre karar verilmemelidir. Fistül anatomisine uygunluk temel değerlendirme ölçütüdür.

Basit Ve Karmaşık Anal Fistül Arasındaki Fark Nedir?

Anal fistüllerin sınıflandırılması cerrahi yöntemin seçiminde önem taşır.

Basit fistüller genellikle sınırlı miktarda sfinkter kasıyla ilişkili, tek kanallı ve daha yüzeysel yapılardır. Bu grupta fistülotomi gibi yöntemler değerlendirilebilir.

Karmaşık fistüller ise daha fazla sfinkter kasından geçebilir, birden fazla kanala sahip olabilir, daha önce tekrarlamış olabilir veya belirli hastalıklarla ilişkili gelişebilir.

Karmaşık fistüllerde doğrudan kanalı açmak dışkı kontrolü üzerinde daha yüksek risk oluşturabileceğinden seton, LIFT veya ilerletme flebi gibi sfinkter koruyucu teknikler öne çıkabilir.

Anal Fistül Ameliyatı Öncesi Hazırlık

Ameliyat öncesinde kullanılan ilaçlar, kronik hastalıklar, daha önce geçirilen anal bölge ameliyatları ve dışkı kontrolüyle ilgili mevcut sorunlar değerlendirilir.

Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların bu bilgiyi sağlık ekibiyle paylaşması gerekir. İlacın bırakılması veya dozunun değiştirilmesi kararı kişinin kendi başına vermemesi gereken bir karardır.

Ameliyat öncesinde uygulanacak açlık süresi ve bağırsak hazırlığı seçilen cerrahi yönteme göre değişebilir. Her anal fistül ameliyatı için kapsamlı bağırsak temizliği gerekli değildir.

Aktif apse veya yoğun enfeksiyon varsa öncelikle drenaj ve enfeksiyon kontrolü planlanabilir.

Anal Fistül Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Anal fistül ameliyatının süresi uygulanan yönteme ve fistülün anatomik yapısına bağlıdır. Basit bir fistülotomi ile çok kanallı karmaşık bir fistülün tedavisi aynı sürede tamamlanmaz.

Fistülün iç açıklığının bulunması, yan yolların değerlendirilmesi ve sfinkter kaslarının korunması cerrahi sürenin değişmesine neden olabilir.

Bazı işlemler kısa süreli cerrahiler şeklinde tamamlanabilirken karmaşık fistüllerde daha kapsamlı değerlendirme veya birden fazla aşamalı tedavi gerekebilir.

Ameliyat süresinden bağımsız olarak anestezi hazırlığı ve ameliyat sonrası takip hastanede geçirilen toplam süreyi uzatabilir.

Anal Fistül Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Anal fistül ameliyatı sonrası iyileşme süreci uygulanan cerrahi yönteme göre belirgin şekilde değişebilir. Fistülotomi sonrası açık bırakılan yaranın tamamen kapanması birkaç hafta sürebilirken sfinkter koruyucu farklı tekniklerde iyileşme süreci farklı ilerleyebilir.

İlk günlerde ameliyat bölgesinde ağrı, hassasiyet ve hafif kanlı veya sarı renkli akıntı görülebilir. Açık yara bulunan hastalarda pansuman ve bölgenin temiz tutulması önem taşır.

Günlük hafif hareketlere çoğunlukla erken dönemde dönülebilir. Uzun süre oturmak bazı kişilerde rahatsızlık oluşturabilir.

İyileşmenin yalnızca dış yaranın kapanmasına göre değerlendirilmesi doğru değildir. Fistül kanalının içeriden iyileşmesi de önem taşır.

Anal Fistül Ameliyatı Sonrası Tuvalet Ve Beslenme

Ameliyat sonrasında dışkının çok sert olması ağrı ve rahatsızlığı artırabilir. Bu nedenle bağırsak düzeninin korunması iyileşme sürecinin önemli parçalarından biridir.

Yeterli sıvı tüketimi ve kişinin sağlık durumuna uygun lifli beslenme dışkının daha kolay geçmesine yardımcı olabilir. Gerektiğinde dışkı yumuşatıcı ilaçlar hekim değerlendirmesiyle kullanılabilir.

Tuvalet sonrasında makat çevresinin nazik şekilde temizlenmesi gerekir. Sert biçimde silmek yara bölgesinde tahrişi artırabilir.

Ilık suyla temizlik veya oturma banyosu bazı hastalarda bölgenin temiz tutulmasını ve ameliyat sonrası rahatsızlığın azalmasını destekleyebilir. Uygulamanın sıklığı ve yöntemi yapılan cerrahi işlemin özelliklerine göre değişebilir.

Anal Fistül Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi anal fistül ameliyatında da komplikasyon gelişme olasılığı bulunur. Riskler özellikle fistülün anal sfinkter kaslarıyla ilişkisine ve uygulanan yönteme bağlıdır.

Olası komplikasyonlar arasında:

  • Kanama

  • Yara enfeksiyonu

  • Apse gelişmesi

  • Fistülün devam etmesi

  • Fistülün tekrarlaması

  • Uzamış yara iyileşmesi

  • Ağrı

  • Anal sfinkter fonksiyonunda bozulma

  • Gaz veya dışkı kontrolünde değişiklik

yer alabilir.

Dışkı kontrolüne ilişkin risk özellikle cerrahi yöntemin seçiminde önem taşır. Bu nedenle karmaşık fistüllerde sfinkteri korumaya yönelik yöntemlerin değerlendirilmesi gerekir.

Anal Fistül Ameliyatından Sonra Fistül Tekrarlar Mı?

Anal fistül ameliyatından sonra fistülün tekrar gelişmesi mümkündür. Nüks riski kullanılan yönteme, fistülün anatomisine, iç açıklığın bulunup bulunmamasına ve fistülün yan dallarına göre değişebilir.

Karmaşık fistüller, daha önce ameliyat edilmiş fistüller ve Crohn hastalığıyla ilişkili fistüllerde tedavi süreci daha zor olabilir.

Tekrarlayan fistülde yeniden ameliyat planlanmadan önce fistül anatomisinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi önem taşır. Özellikle daha önce cerrahi geçirmiş hastalarda MR gibi görüntüleme yöntemleri yeni kanal veya apse odaklarının belirlenmesine yardımcı olabilir.

Nüks gelişmesi ilk ameliyatın mutlaka yanlış uygulandığı anlamına gelmez. Anal fistülün biyolojik ve anatomik özellikleri tedavinin sonucunu etkileyebilir.

Anal Fistül Ameliyatından Sonra Günlük Hayata Dönüş

Günlük yaşama dönüş süresi ameliyat yöntemine ve kişinin yaptığı işe göre değişir. Hafif günlük aktiviteler çoğunlukla erken dönemde yapılabilir.

Masa başında çalışan kişiler oturma sırasında rahatsızlık yaşayabileceği için ilk günlerde daha sık pozisyon değiştirmeye ihtiyaç duyabilir. Fiziksel güç gerektiren işlerde çalışan kişilerde dönüş süresi daha uzun olabilir.

Yoğun egzersiz, bisiklet kullanımı ve makat bölgesine belirgin basınç uygulayan aktiviteler için yaranın iyileşme durumu dikkate alınır.

Günlük hayata dönüş belirli bir takvimden çok ağrı düzeyi, yara iyileşmesi ve uygulanan cerrahi teknik üzerinden değerlendirilmelidir.

Anal Fistül Ameliyatı Sonrası Hangi Belirtiler Önemlidir?

Ameliyat sonrası hafif ağrı, sınırlı akıntı ve yara hassasiyeti iyileşme sürecinde görülebilir. Bazı belirtiler ise enfeksiyon veya farklı bir komplikasyon açısından değerlendirme gerektirir.

Aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme gerekir:

  • Giderek artan veya şiddetli ağrı

  • Yüksek ateş

  • Makat çevresinde hızla büyüyen şişlik

  • Yoğun ve kötü kokulu iltihaplı akıntı

  • Kontrol edilmesi güç kanama

  • İdrar yapmada belirgin güçlük

  • Yeni başlayan dışkı kontrol problemi

  • Ameliyat yarasında beklenmeyen kötüleşme

Özellikle daha önce apse öyküsü bulunan hastalarda yeni başlayan şişlik ve zonklayıcı ağrı tekrar enfeksiyon gelişimi açısından değerlendirilmelidir.

SSS – Sıkça Sorulan Sorular

1. Anal Fistül Ameliyatı Kesin Çözüm Sağlar Mı?

Anal fistül ameliyatının amacı fistül kanalını tedavi etmek ve tekrarlayan enfeksiyonu ortadan kaldırmaktır ancak hiçbir cerrahi yöntem tüm hastalarda kesin sonuç garantisi vermez. Başarı; fistülün tipi, anal sfinkter kaslarıyla ilişkisi, daha önce geçirilen ameliyatlar ve kullanılan cerrahi yönteme göre değişebilir. Karmaşık ve tekrarlayan fistüllerde birden fazla aşamalı tedavi gerekebilir.

2. Anal Fistül Ameliyatından Sonra Yara Ne Zaman Kapanır?

Yaranın kapanma süresi yapılan ameliyata bağlıdır. Fistülotomi sonrasında açık bırakılan yaranın tamamen iyileşmesi birkaç haftayı bulabilir. Daha büyük fistüllerde veya iyileşmeyi etkileyen ek sağlık sorunlarının bulunduğu kişilerde bu süre uzayabilir. Yaranın dışarıdan kapanması tek başına fistülün tamamen iyileştiğini göstermediği için takip süreci önem taşır.

3. Anal Fistül Ameliyatından Sonra Akıntı Normal Midir?

Ameliyattan sonraki ilk dönemde az miktarda kanlı, sarı veya berrak akıntı görülebilir. Özellikle fistülotomi sonrası açık yara iyileşirken akıntının bir süre devam etmesi mümkündür. Akıntının giderek artması, kötü kokulu hale gelmesi, ateş veya artan ağrıyla birlikte görülmesi ise enfeksiyon açısından tıbbi değerlendirme gerektirebilir.

4. Anal Fistül Ameliyatından Sonra Tuvalete Çıkmak Ağrılı Mıdır?

İlk günlerde dışkılama sırasında ameliyat bölgesinde hassasiyet ve ağrı hissedilebilir. Dışkının sert olması rahatsızlığı artırabilir. Yeterli sıvı tüketimi, dengeli lif alımı ve gerektiğinde uygun dışkı yumuşatıcı tedavi bağırsak hareketlerini kolaylaştırabilir. Ameliyat sonrası dışkılama düzenine ilişkin öneriler yapılan işlemin türüne göre kişiselleştirilir.

5. Anal Fistül İçin Fistülotomi Mi LIFT Mi Daha İyidir?

Fistülotomi ve LIFT farklı anatomik özelliklere sahip fistüllerde kullanılan yöntemlerdir. Yüzeysel ve sınırlı sfinkter ilişkisi bulunan bazı fistüllerde fistülotomi uygun olabilirken daha fazla sfinkter kasından geçen fistüllerde LIFT gibi sfinkter koruyucu yöntemler değerlendirilebilir. En uygun yöntemi belirleyen temel faktör fistülün anal sfinkter kaslarıyla olan anatomik ilişkisidir.

Sizinle İletişime Geçelim

Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.


Genel Cerrahi Uzmanı
General Surgeon | Website |  + posts

Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir