Hemoroid Ameliyatı

Hemoroid ameliyatı, ileri derecede hemoroid hastalığında veya diğer tedavi yöntemleriyle yeterli kontrol sağlanamayan durumlarda hemoroid dokusuna yönelik uygulanan cerrahi işlemleri kapsar. Ameliyat kararı yalnızca hemoroidin varlığına göre değil; hastalığın derecesi, kanama, dışarı sarkma, ağrı, günlük yaşam üzerindeki etkisi ve daha önce uygulanan tedavilerin sonucu dikkate alınarak verilir. Cerrahi tedavide klasik hemoroidektomi, stapler ile hemoroidopeksi ve hemoroidal arter ligasyonu gibi farklı yöntemler kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu hastanın klinik özelliklerine göre belirlenir.

Hemoroid Ameliyatı Nedir?

Hemoroid ameliyatı, genişlemiş ve belirgin yakınmalara yol açan hemoroid dokusunun cerrahi olarak çıkarılması, yerine sabitlenmesi veya kan akımının azaltılması amacıyla uygulanan tedavileri ifade eder. Hemoroid tedavisi hastalığın derecesine göre beslenme ve tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesinden ofis tipi girişimlere ve cerrahi yöntemlere kadar değişebilir. Ameliyat özellikle ileri evre hemoroid, sürekli dışarı sarkan hemoroid dokusu, tekrarlayan kanama veya diğer tedavilerden yeterli yanıt alınamaması durumlarında değerlendirilebilir.

Hemoroid Nedir?

Hemoroid, anal kanalın normal anatomik yapısında bulunan damar ve bağ dokusu yastıkçıklarının genişlemesi, aşağı doğru yer değiştirmesi ve belirti oluşturmaya başlamasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Bu dokular normalde dışkı ve gaz kontrolüne katkı sağlar. Sorun, hemoroidal dokunun büyümesi veya destek dokularının zayıflamasıyla başlar.

Hemoroidler iç ve dış hemoroid olarak sınıflandırılır. İç hemoroidler anal kanalın daha üst bölümünde gelişirken dış hemoroidler makat çevresindeki deri altında yer alır.

İç hemoroidler sarkma derecesine göre genellikle dört grupta değerlendirilir. Birinci derece hemoroidler dışarı sarkmaz. İkinci derece hemoroidler dışkılama sırasında dışarı çıkabilir ancak kendiliğinden geri döner. Üçüncü derece hemoroidler elle içeri itilebilir. Dördüncü derece hemoroidler ise sürekli dışarıda kalabilir ve içeri döndürülmeleri mümkün olmayabilir.

Bu sınıflandırma tedavi planlamasında önem taşır ancak tek başına ameliyat kararı için yeterli değildir.

Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

Hemoroid belirtileri hastalığın tipine ve derecesine göre değişebilir. İç hemoroidlerde en sık görülen yakınmalardan biri dışkılama sırasında görülen parlak kırmızı renkli kanamadır.

Hemoroidal hastalık şu belirtilere yol açabilir:

  • Dışkılama sırasında kanama

  • Makat çevresinde şişlik

  • Dışarı doğru sarkan doku

  • Kaşıntı ve tahriş

  • Dışkılama sonrasında tam boşalamama hissi

  • Makat çevresinde dolgunluk

  • Hassasiyet veya ağrı

  • Temizlik sırasında güçlük

Hemoroid her zaman ağrıya neden olmaz. Özellikle iç hemoroidler ağrısız kanamayla kendini gösterebilir. Buna karşılık dış hemoroid içerisinde pıhtı oluşması, yani tromboze dış hemoroid, ani ve belirgin ağrıya yol açabilir.

Makat bölgesinden gelen kanamanın otomatik olarak hemoroide bağlanması doğru değildir. Farklı bağırsak ve anal kanal hastalıkları da benzer yakınmalara neden olabileceği için kanamanın kaynağı klinik olarak değerlendirilmelidir.

Hemoroid Neden Oluşur?

Hemoroidal hastalığın gelişiminde anal bölgedeki damarların genişlemesinin yanı sıra hemoroidal dokuyu yerinde tutan destek yapılarının zamanla zayıflaması da rol oynar.

Kabızlık ve uzun süre ıkınma, anal bölgedeki basıncı artırarak hemoroid yakınmalarını belirginleştirebilir. Uzun süre tuvalette oturmak da benzer şekilde hemoroidal dokunun üzerinde basınç oluşturabilir.

Hemoroid gelişimiyle veya belirtilerin artmasıyla ilişkili olabilecek faktörler arasında kronik kabızlık, tekrarlayan ishal, gebelik, fazla kilo, uzun süreli ıkınma ve yaşla birlikte destek dokularının zayıflaması yer alabilir.

Bu faktörlerin bulunması kişide mutlaka hemoroid gelişeceği anlamına gelmez. Hemoroidal hastalık çoğu zaman birden fazla etkenin birlikte rol aldığı bir süreçtir.

Hemoroid Tedavisi Nasıl Planlanır?

Hemoroid tedavisi hastalığın derecesi, belirtilerin şiddeti ve kişinin günlük yaşamının ne ölçüde etkilendiğine göre belirlenir. Her hemoroid hastasının ameliyat olması gerekmez.

Erken evrede dışkının sertleşmesini önlemek, yeterli sıvı tüketmek, lif açısından dengeli beslenmek ve uzun süre ıkınmaktan kaçınmak yakınmaların kontrolüne yardımcı olabilir.

Bazı iç hemoroidlerde lastik bant ligasyonu, skleroterapi veya kızılötesi koagülasyon gibi cerrahi dışı girişimler değerlendirilebilir. Bu yöntemler özellikle uygun derecedeki iç hemoroidlerde kullanılabilir.

İleri derecede sarkma, belirgin dış hemoroidal komponent, tekrarlayan yakınmalar veya cerrahi dışı yöntemlere rağmen süren sorunlarda ameliyat gündeme gelebilir.

Hemoroid Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

Hemoroid ameliyatı genellikle hastalığın kişinin yaşamını belirgin şekilde etkilediği ve daha sınırlı tedavilerin yeterli olmadığı durumlarda değerlendirilir.

Cerrahi tedavi şu durumlarda gündeme gelebilir:

  • Üçüncü veya dördüncü derece iç hemoroid

  • Sürekli veya tekrarlayan dışarı sarkma

  • Tekrarlayan ve klinik açıdan önemli kanama

  • Büyük iç ve dış hemoroidlerin birlikte bulunması

  • Hijyen ve günlük yaşam sorunlarının belirginleşmesi

  • Diğer tedavilere rağmen yakınmaların devam etmesi

  • Tekrarlayan tromboze dış hemoroid gibi seçilmiş durumlar

Ameliyat kararı yalnızca hemoroidin derecesine göre verilmez. Örneğin üçüncü derece hemoroidi bulunan iki hastanın belirtileri ve tedavi gereksinimleri birbirinden farklı olabilir.

Hemoroid Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Hemoroid ameliyatının uygulanma şekli seçilen cerrahi yönteme göre değişir. Cerrahi tedavide amaç hastalık oluşturan hemoroid dokusunu kontrol altına alırken anal kanalın normal anatomisini ve fonksiyonlarını mümkün olduğunca korumaktır.

Cerrahi yöntem seçilirken hemoroidlerin yerleşimi, iç veya dış komponentin baskınlığı, sarkmanın derecesi, önceki tedaviler ve kişinin mevcut sağlık durumu dikkate alınır.

Tek bir yöntem tüm hemoroid hastaları için uygun değildir. Aynı şekilde daha yeni veya daha az kesi kullanılan bir yöntemin her durumda klasik cerrahiden daha iyi olduğu söylenemez.

Hemoroidektomi Nedir?

Hemoroidektomi, ileri derecede hemoroidal hastalıkta kullanılan temel cerrahi yöntemlerden biridir. İşlem sırasında sorun oluşturan hemoroid dokuları cerrahi olarak çıkarılır.

Açık ve kapalı hemoroidektomi olarak adlandırılan farklı teknikler bulunur. Açık yöntemde çıkarılan hemoroid dokusunun bulunduğu alanın bir kısmı açık bırakılarak iyileşmesi beklenir. Kapalı yöntemde ise cerrahi alan dikişlerle kapatılabilir.

Hemoroidektomi özellikle büyük, belirgin şekilde dışarı sarkan veya iç ve dış hemoroid bileşenlerinin birlikte bulunduğu bazı hastalarda değerlendirilebilir.

Ameliyat sonrasında anal bölgenin sinir yoğunluğu nedeniyle ağrı görülebilir. Ağrı düzeyi kişiden kişiye değişir ve ameliyat sonrası dönemde uygun ağrı kontrolü önem taşır.

Stapler Hemoroidopeksi Nedir?

Stapler hemoroidopeksi, özellikle sarkan iç hemoroidal dokunun anal kanal içerisindeki daha normal konumuna taşınmasını amaçlayan cerrahi yöntemlerden biridir.

İşlemde özel bir cerrahi stapler kullanılarak hemoroidlerin üzerinde yer alan mukozal dokunun halka şeklinde bir bölümü çıkarılır. Böylece aşağı doğru sarkan hemoroidal doku yukarı çekilir ve bu bölgeye ulaşan kan akımı azaltılır.

Bu yöntemde hemoroid dokusunun tamamının klasik hemoroidektomideki gibi çıkarılması amaçlanmaz.

Stapler hemoroidopeksi her hemoroid tipinde uygun değildir. Özellikle belirgin dış hemoroidal hastalığın bulunduğu durumlarda farklı cerrahi yöntemler tercih edilebilir.

Hemoroidal Arter Ligasyonu Nasıl Uygulanır?

Hemoroidal arter ligasyonu, hemoroid dokusunu besleyen arterlerin belirlenerek bağlanmasını temel alan bir yöntemdir. Doppler yardımlı hemoroidal arter ligasyonu veya transanal hemoroidal dearterializasyon gibi isimlerle karşılaşılabilir.

İşlem sırasında hemoroid dokusuna gelen kan akımını azaltmak için belirlenen damarlar dikişlerle bağlanır. Sarkmanın eşlik ettiği bazı vakalarda hemoroidal dokunun yukarı doğru sabitlenmesine yönelik ek dikişler uygulanabilir.

Bu yöntemde geniş hemoroid dokularının cerrahi olarak tamamen çıkarılması gerekmez. Bununla birlikte her hastaya uygulanabilecek standart bir yöntem değildir ve hemoroidin anatomik özellikleri önem taşır.

Lazerle Hemoroid Ameliyatı Nedir?

Lazerle hemoroid tedavisi olarak adlandırılan yöntemlerde lazer enerjisinden yararlanılarak hemoroidal dokunun hacminin azaltılması hedeflenebilir. Bazı uygulamalarda lazer probu hemoroid dokusunun içerisine ilerletilir ve kontrollü enerji uygulanır.

Bu yöntem daha sınırlı doku kesisiyle uygulanabilmesi nedeniyle bazı hastalarda değerlendirilebilir. Ancak lazer kullanılması işlemin tüm hemoroid tiplerinde daha etkili veya tekrarlama açısından kesin olarak daha avantajlı olduğu anlamına gelmez.

Hemoroidin derecesi, dış komponentin bulunması ve sarkmanın özellikleri yöntemin uygunluğunu etkiler. Cerrahi yöntem yalnızca kullanılan teknolojinin adına göre seçilmemelidir.

Hemoroid Ameliyatı Öncesi Hazırlık

Ameliyat öncesinde hastanın genel sağlık durumu ve kullandığı ilaçlar değerlendirilir. Daha önce geçirilmiş anal bölge ameliyatları ve mevcut bağırsak alışkanlıkları da cerrahi planlama açısından önem taşır.

Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin bu bilgiyi sağlık ekibine bildirmesi gerekir. İlacın bırakılması veya değiştirilmesi kararı kişinin kendi başına vermemesi gereken bir karardır.

Ameliyat öncesi açlık süresi kullanılan anestezi yöntemine göre belirlenir. Her hastada kapsamlı bağırsak temizliği gerekli olmayabilir. Hazırlık şekli uygulanacak cerrahi tekniğe göre değişir.

Kabızlığın belirgin olması durumunda ameliyat sonrası dışkılama sürecinin daha rahat ilerlemesi amacıyla bağırsak düzeninin değerlendirilmesi de planlamanın bir parçası olabilir.

Hemoroid Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Hemoroid ameliyatının süresi kullanılan cerrahi tekniğe, hemoroidlerin sayısına ve hastalığın yaygınlığına göre değişir. Tek bir hemoroidal pakete yönelik cerrahi ile birden fazla bölgenin tedavi edildiği daha kapsamlı işlemler aynı sürede tamamlanmaz.

Cerrahi işlem çoğu durumda uzun süreli ameliyatlar arasında yer almaz. Ancak ameliyat süresi, hastanede geçirilen toplam zamanı göstermez.

Anestezi hazırlığı, ameliyat sonrası uyanma ve erken takip süreci de toplam hastane süresinin bir parçasıdır. Bazı hastalar aynı gün taburcu olabilirken kişisel sağlık özellikleri nedeniyle daha uzun gözlem gerekebilir.

Hemoroid Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Hemoroid ameliyatı sonrası iyileşme süreci, kullanılan cerrahi yönteme ve kişinin iyileşme özelliklerine göre değişir. Klasik hemoroidektomi sonrasında ilk günlerde ağrı ve dışkılama sırasında hassasiyet daha belirgin olabilir.

İlk dönemde hafif kanama veya akıntı görülebilir. Cerrahi alan iyileştikçe bu yakınmaların azalması beklenir.

Günlük hafif hareketlere çoğunlukla erken dönemde başlanabilir. Uzun süre hareketsiz kalmak yerine kısa yürüyüşlerle hareketin sürdürülmesi uygun olabilir.

İşe dönüş süresi kişinin yaptığı işin niteliğine göre değişir. Masa başı çalışan bir kişi ile yoğun fiziksel efor gerektiren bir meslekte çalışan kişinin iyileşme takvimi aynı olmayabilir.

Hemoroid Ameliyatı Sonrası Tuvalet

Ameliyat sonrası ilk dışkılama bazı hastalarda endişeye neden olabilir. Anal bölgede cerrahi işlem yapıldığı için dışkılama sırasında ağrı veya yanma hissedilebilir.

Dışkının sertleşmesi ağrıyı artırabileceğinden kabızlığın önlenmesi önem taşır. Yeterli sıvı tüketimi ve uygun miktarda lif içeren beslenme dışkının daha rahat geçmesini destekleyebilir.

Gerektiğinde dışkı yumuşatıcı ilaçlar klinik değerlendirmeyle kullanılabilir.

Tuvalette uzun süre oturmak ve yoğun biçimde ıkınmak iyileşen bölge üzerinde gereksiz basınç oluşturabilir. Dışkılama sonrasında bölgenin tahriş edilmeden temizlenmesi de yara bakımı açısından önemlidir.

Hemoroid Ameliyatı Sonrası Beslenme

Ameliyat sonrası beslenmenin temel amacı bağırsak hareketlerini düzenlemek ve dışkının aşırı sertleşmesini önlemektir.

Sebze, meyve, tam tahıllar ve kişinin sindirim sistemine uygun diğer lif kaynakları beslenme düzeninin bir parçası olabilir. Lif miktarının hızlı ve aşırı artırılması bazı kişilerde gaz ve şişkinlik oluşturabileceği için dengeli tüketim önemlidir.

Yeterli sıvı alınması lifin bağırsak içerisindeki işlevini destekler. Kişinin farklı bir sağlık problemi nedeniyle sıvı veya beslenme kısıtlaması varsa bu durum ayrıca değerlendirilir.

Ameliyat sonrası dönemde özel ve katı bir diyet her hasta için gerekli değildir. Beslenme planı bağırsak düzeninin korunmasına odaklanmalıdır.

Hemoroid Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi hemoroid ameliyatında da bazı komplikasyonlar gelişebilir. Risk düzeyi kullanılan yönteme, cerrahi alanın genişliğine ve kişinin sağlık durumuna göre değişir.

Olası komplikasyonlar arasında:

  • Ameliyat sonrası kanama

  • Ağrı

  • İdrar yapmada geçici güçlük

  • Yara enfeksiyonu

  • Kabızlık

  • Anal bölgede geçici şişlik

  • Yara iyileşmesinin uzaması

  • Anal kanalın daralması

  • Dışkı veya gaz kontrolünde değişiklik

  • Hemoroidal hastalığın tekrarlaması

yer alabilir.

Anal stenoz olarak adlandırılan anal kanal daralması veya dışkı kontrolünü etkileyen komplikasyonlar sık görülen durumlar değildir ancak cerrahi planlamada dikkate alınır.

Hemoroid Ameliyatından Sonra Ağrı Ne Kadar Sürer?

Hemoroid ameliyatından sonra ağrının süresi ve şiddeti uygulanan yönteme göre değişebilir. Özellikle eksizyonel hemoroidektomi sonrasında ilk günlerde ağrı daha belirgin olabilir.

Ağrı dışkılama sırasında geçici olarak artabilir. İyileşme ilerledikçe genel ağrı düzeyinin azalması beklenir.

Ağrı kontrolünde reçete edilen ilaçların uygun şekilde kullanılması, kabızlığın önlenmesi ve ameliyat bölgesinin temiz tutulması önem taşır.

Beklenen iyileşmenin aksine giderek artan veya yeni başlayan şiddetli ağrı ise farklı bir sorunun habercisi olabilir ve klinik değerlendirme gerektirebilir.

Hemoroid Ameliyatından Sonra Hemoroid Tekrarlar Mı?

Hemoroid ameliyatı sonrasında hemoroidal yakınmalar yeniden gelişebilir. Cerrahi tedavi mevcut hastalıklı dokuyu kontrol altına almayı amaçlasa da hemoroidal hastalığa katkıda bulunan faktörlerin ilerleyen dönemde devam etmesi yeni sorunlara zemin hazırlayabilir.

Kronik kabızlık, uzun süre ıkınma, tuvalette uzun süre oturma ve düzensiz bağırsak alışkanlıkları belirtilerin yeniden ortaya çıkmasında rol oynayabilir.

Tekrarlama olasılığı uygulanan yönteme ve başlangıçtaki hemoroid hastalığının özelliklerine göre de değişebilir.

Dışkılama alışkanlıklarının düzenlenmesi yalnızca ameliyat sonrası iyileşme döneminde değil, uzun vadede anal bölgedeki aşırı basıncın azaltılması açısından da önemlidir.

Hemoroid Ameliyatı Sonrası Ne Zaman Tıbbi Değerlendirme Gerekir?

Ameliyat sonrasında sınırlı miktarda kanama, hassasiyet ve ağrı görülebilir. Belirtilerin beklenen seyirden farklılaşması durumunda değerlendirme gerekir.

Aşağıdaki yakınmalar özellikle dikkate alınmalıdır:

  • Yoğun veya durmayan kanama

  • Giderek şiddetlenen ağrı

  • Yüksek ateş

  • Ameliyat bölgesinde belirgin şişlik veya kötü kokulu akıntı

  • İdrar yapamama

  • Günlerce süren belirgin kabızlık

  • Şiddetli karın ağrısı veya karında aşırı şişkinlik

  • Yeni gelişen dışkı kontrol problemi

Ameliyat sonrası yakınmaların değerlendirilmesinde cerrahi yöntemin türü ve ameliyattan sonra geçen süre birlikte dikkate alınır.

SSS – Sıkça Sorulan Sorular

1. Hemoroid Ameliyatı Zor Bir Ameliyat Mıdır?

Hemoroid ameliyatı genel cerrahide sık uygulanan girişimlerden biridir ancak ameliyatın kapsamı hemoroidin derecesine ve kullanılan yönteme göre değişir. İleri derecede, birden fazla bölgede bulunan veya belirgin dış komponent içeren hemoroidlerde işlem daha kapsamlı olabilir. Ameliyat sonrası özellikle ilk günlerde ağrı ve dışkılama sırasında hassasiyet görülebilir. İyileşme süresi de kullanılan cerrahi tekniğe göre farklılık gösterir.

2. Hemoroid Ameliyatından Sonra Kaç Günde İyileşilir?

Tek bir iyileşme süresi tüm hastalar için geçerli değildir. Kullanılan ameliyat yöntemi, çıkarılan dokunun miktarı, kişinin genel sağlık durumu ve bağırsak düzeni iyileşme hızını etkiler. Günlük hafif aktivitelere daha erken başlanabilirken cerrahi yaranın tam iyileşmesi daha uzun sürebilir. Özellikle klasik hemoroidektomi sonrasında ilk birkaç hafta hassasiyetin kademeli şekilde azalması beklenebilir.

3. Hemoroid Ameliyatından Sonra Kanama Normal Midir?

Ameliyat sonrası dönemde, özellikle dışkılama sırasında az miktarda kan görülmesi mümkündür. Cerrahi alan iyileştikçe bu durum genellikle azalır. Kanamanın yoğunlaşması, devamlı hale gelmesi, pıhtılı olması veya halsizlik gibi başka belirtilerle birlikte görülmesi ise rutin iyileşme sürecinden farklı olabilir. Bu tür durumlarda kanamanın nedeninin değerlendirilmesi gerekir.

4. Lazerle Hemoroid Ameliyatı Mı Klasik Ameliyat Mı Daha İyidir?

Her hasta için tek bir yöntemi daha iyi kabul etmek doğru değildir. Lazer temelli işlemler bazı hemoroid tiplerinde daha sınırlı doku hasarıyla uygulanabilirken büyük dış hemoroidler veya ileri derecede sarkma bulunan hastalarda eksizyonel cerrahi daha uygun olabilir. Yöntem seçiminde hemoroidin derecesi, iç ve dış komponentleri, önceki tedaviler ve hastanın klinik özellikleri dikkate alınır.

5. Hemoroid Ameliyatından Sonra Tekrar Hemoroid Oluşur Mu?

Cerrahi tedavi sonrasında hemoroidal hastalığın yeniden gelişmesi mümkündür. Tekrarlama olasılığı kullanılan yönteme, hastalığın başlangıçtaki derecesine ve bağırsak alışkanlıklarına göre değişebilir. Kronik kabızlık, uzun süre ıkınma ve tuvalette gereğinden fazla zaman geçirmek anal bölgedeki basıncı artırabilir. Ameliyat sonrası bağırsak düzeninin korunması uzun dönem semptom kontrolünün önemli parçalarından biridir.

Sizinle İletişime Geçelim

Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.


Genel Cerrahi Uzmanı
General Surgeon | Website |  + posts

Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir