Kasık fıtığı ameliyatı, karın duvarındaki zayıf bir bölgeden dışarı doğru çıkan dokuların karın içine alınması ve fıtık açıklığının güçlendirilmesi amacıyla uygulanan cerrahi tedavidir. Ameliyat açık cerrahi veya laparoskopik yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Uygun yöntemin seçimi; fıtığın tipi, büyüklüğü, tek ya da iki taraflı olması, daha önce geçirilmiş ameliyatlar ve kişinin genel sağlık durumu dikkate alınarak yapılır. Kasık fıtığı kendiliğinden kapanmadığı için özellikle ağrı, büyüme veya günlük yaşamda kısıtlanma oluşturduğunda cerrahi tedavi değerlendirilir.
Kasık Fıtığı Nedir?
Kasık fıtığı, karın içindeki yağ dokusu veya bağırsak gibi yapıların kasık bölgesindeki karın duvarının zayıf bir noktasından dışarı doğru çıkmasıyla oluşur. Bu durum kasıkta fark edilen bir şişlik veya çıkıntı şeklinde kendini gösterebilir.
Fıtık, ayakta durma, öksürme, ıkınma veya fiziksel efor sırasında daha belirgin hale gelebilir. Yatar pozisyonda ise küçülebilir veya geçici olarak kaybolabilir. Şişliğin kaybolması fıtığın iyileştiği anlamına gelmez; karın duvarındaki yapısal zayıflık devam eder.
Kasık fıtıkları anatomik özelliklerine göre başlıca direkt ve indirekt olarak sınıflandırılır. İndirekt kasık fıtığı kasık kanalındaki doğal anatomik yolu takip ederken, direkt fıtık karın duvarındaki zayıf bir bölgeden gelişir.
Kasık fıtığı belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişiler yalnızca şişlik fark ederken bazı kişilerde ağrı, yanma, baskı veya çekilme hissi daha belirgin olabilir.
Kasık Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
Kasık fıtığının en belirgin bulgusu kasık bölgesinde oluşan şişliktir. Şişlik gün içerisinde değişiklik gösterebilir ve fiziksel aktiviteyle belirginleşebilir.
Sık görülen belirtiler arasında:
Kasıkta şişlik veya çıkıntı
Ayakta dururken belirginleşen kabarıklık
Öksürme veya ıkınmayla artan rahatsızlık
Kasık bölgesinde ağrı
Yanma veya ağırlık hissi
Uzun süre ayakta kalınca oluşan rahatsızlık
Egzersiz sırasında kasıkta çekilme hissi
yer alabilir.
Fıtık büyüdükçe belirtilerin şiddeti artabilir. Bununla birlikte fıtığın büyüklüğü ile ağrının şiddeti her zaman paralel değildir. Küçük bir fıtık belirgin ağrı oluşturabilirken daha büyük bir fıtık uzun süre daha hafif şikâyetlerle seyredebilir.
Kasık Fıtığı Neden Olur?
Kasık fıtığının gelişiminde karın duvarındaki yapısal zayıflık temel rol oynar. Bu zayıflık doğuştan bulunabileceği gibi yaşla birlikte dokuların dayanıklılığının azalmasına bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Karın içi basıncı artıran durumlar mevcut zayıf alanın daha belirgin hale gelmesine katkıda bulunabilir.
Risk oluşturabilecek faktörler arasında:
Kronik öksürük
Uzun süren kabızlık
Sık ıkınma
Ağır fiziksel efor
Fazla kilo
Bağ dokusunun yapısal özellikleri
İleri yaş
Ailede fıtık öyküsü
Daha önce geçirilen bazı karın ameliyatları
bulunabilir.
Ağır kaldırmak tek başına her kasık fıtığının nedeni değildir. Ancak karın duvarında önceden bulunan zayıf bir bölge varsa yoğun fiziksel zorlanma fıtığın belirginleşmesini kolaylaştırabilir.
Kasık Fıtığı Tedavisi Nasıl Planlanır?
Kasık fıtığı tedavisi, fıtığın özellikleri ve kişinin klinik durumu birlikte değerlendirilerek planlanır. İlaçlar, egzersiz veya dışarıdan kullanılan destekleyici ürünler karın duvarındaki açıklığı anatomik olarak kapatmaz.
Bazı küçük ve belirti oluşturmayan kasık fıtıklarında klinik takip düşünülebilir. Özellikle günlük yaşamı etkilemeyen ve komplikasyon bulgusu bulunmayan fıtıklarda cerrahi zamanlaması bireysel olarak değerlendirilebilir.
Ağrı artıyorsa, fıtık büyüyorsa, hareket kabiliyetini kısıtlıyorsa veya kişinin günlük aktivitelerini etkiliyorsa cerrahi tedavi daha fazla gündeme gelir.
Tedavi planlamasında yalnızca fıtığın büyüklüğüne bakılmaz. Hastanın yaşı, mevcut hastalıkları, kullanılan ilaçlar, yaşam tarzı ve fıtığın anatomik özellikleri de değerlendirmeye dahil edilir.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Ne Zaman Yapılır?
Kasık fıtığı ameliyatının zamanlaması her hasta için aynı değildir. Belirtilerin şiddeti ve fıtığın günlük yaşama etkisi cerrahi kararında önemli rol oynar.
Cerrahi tedavi özellikle şu durumlarda değerlendirilebilir:
Tekrarlayan kasık ağrısı
Fıtığın zamanla büyümesi
Fiziksel aktivitelerin kısıtlanması
Fıtığın geri itilmesinin zorlaşması
Günlük yaşam kalitesinin etkilenmesi
İki taraflı kasık fıtığı bulunması
Önceden ameliyat edilmiş bölgede fıtığın tekrarlaması
Ani başlayan şiddetli ağrı, sertleşmiş ve içeri itilemeyen fıtık, bulantı, kusma veya karında belirgin şişkinlik gibi belirtiler ise acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Bu belirtiler bağırsak dokusunun fıtık kesesi içinde sıkışmasıyla ilişkili olabilir. Böyle bir durumda rutin ameliyat planlamasından farklı ve daha hızlı bir değerlendirme gerekebilir.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Kasık fıtığı ameliyatının temel amacı dışarı çıkan dokuları uygun anatomik konumuna almak ve karın duvarındaki zayıf bölgeyi güçlendirmektir.
Günümüzde kasık fıtığı ameliyatları genel olarak açık ve laparoskopik cerrahi olmak üzere iki ana yaklaşımla yapılır.
Her iki yöntemde de amaç aynıdır ancak fıtığa ulaşma şekli ve kullanılan cerrahi teknik farklılık gösterir.
Açık Kasık Fıtığı Ameliyatı
Açık kasık fıtığı ameliyatında kasık bölgesinden yapılan kesi aracılığıyla fıtık alanına ulaşılır. Fıtık kesesi değerlendirilir ve dışarı çıkan dokular karın içine yerleştirilir.
Ardından karın duvarındaki zayıf alan onarılır. Erişkin hastalarda çoğunlukla bölgeyi güçlendirmek amacıyla cerrahi yama, yani mesh kullanılabilir.
Açık cerrahide kullanılan tekniklerden biri Lichtenstein onarımıdır. Bu yöntemde kasık kanalının zayıf bölgesi mesh ile desteklenir.
Açık ameliyatın anestezi yöntemi kişiye göre değişebilir. Hastanın genel durumu ve cerrahi plan doğrultusunda genel, spinal veya bazı uygun vakalarda lokal anestezi seçenekleri değerlendirilebilir.
Laparoskopik Kasık Fıtığı Ameliyatı
Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı, karın bölgesinden açılan küçük kesiler aracılığıyla kamera ve cerrahi aletlerin ilerletilmesiyle yapılır. Cerrah fıtık bölgesini karın duvarının iç kısmından değerlendirir.
Laparoskopik cerrahide yaygın kullanılan teknikler TEP ve TAPP yöntemleridir.
TEP, yani Totally Extraperitoneal yaklaşımda karın boşluğuna girmeden karın duvarının katmanları arasındaki alana ulaşılır.
TAPP, yani Transabdominal Preperitoneal yaklaşımda ise karın boşluğuna girildikten sonra karın zarının arkasındaki bölgeye ulaşılır ve fıtık onarılır.
Her iki yöntemde de genellikle mesh kullanılarak karın duvarının zayıf bölgesi güçlendirilir.
Açık Ve Laparoskopik Ameliyat Arasındaki Farklar
Açık ve laparoskopik yöntemlerin birbirinden farklı özellikleri bulunur. Her hasta için tek bir cerrahi yöntemi standart olarak daha iyi kabul etmek doğru değildir.
Açık Cerrahi
Fıtık bölgesine doğrudan kasıktan ulaşılır.
Bazı kişilerde farklı anestezi seçenekleri uygulanabilir.
Belirli anatomik özelliklere sahip fıtıklarda tercih edilebilir.
Daha önce geçirilmiş bazı karın ameliyatlarında uygun seçenek olabilir.
Laparoskopik Cerrahi
Küçük kesilerden uygulanır.
Genellikle genel anestezi gerekir.
İki taraflı kasık fıtıklarının aynı seansta değerlendirilmesine olanak sağlayabilir.
Bazı tekrarlayan fıtıklarda farklı anatomik bir alandan cerrahi yaklaşım sunabilir.
Uygun hastalarda günlük aktivitelere dönüş açısından avantaj sağlayabilir.
Cerrahi yöntemin seçimi kesi büyüklüğünden çok daha geniş bir değerlendirme gerektirir.
Kasık Fıtığı Ameliyatında Mesh Kullanımı
Mesh, kasık fıtığı onarımında karın duvarını desteklemek amacıyla kullanılan cerrahi bir materyaldir. Özellikle erişkin kasık fıtığı ameliyatlarının önemli bir bölümünde mesh temelli yöntemler uygulanır.
Mesh, zayıf dokunun yalnızca dikişlerle yüksek gerilim altında bir araya getirilmesi yerine daha geniş bir yüzeyde destek oluşturur.
Kullanılan mesh türü ve yerleşim şekli uygulanan ameliyat yöntemine göre değişebilir.
Açık ameliyatta mesh kasık kanalındaki zayıf bölge üzerine yerleştirilirken, laparoskopik yöntemde daha iç katmanlara konumlandırılabilir.
Mesh kullanımına bağlı enfeksiyon, kronik ağrı veya materyalle ilişkili farklı komplikasyonlar gelişebilir. Ancak bu durumlar her hastada görülmez ve kişisel risk düzeyi ameliyat öncesinde değerlendirilir.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Öncesi Hazırlık
Ameliyat öncesindeki değerlendirme, cerrahi güvenliğin önemli bir parçasıdır. Hastanın genel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar ve daha önce geçirdiği ameliyatlar gözden geçirilir.
Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin bu bilgiyi sağlık ekibiyle paylaşması önemlidir. Bu ilaçların kesilmesi veya değiştirilmesi kararı hasta tarafından tek başına verilmemelidir.
Diyabet, kalp hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları ve farklı kronik sağlık sorunları anestezi ve ameliyat planlamasında dikkate alınır.
Sigara kullanımı da yara iyileşmesi ve solunum sistemiyle ilişkili riskleri etkileyebilir.
Ameliyat günü uygulanacak açlık süresi ve düzenli ilaçların nasıl kullanılacağı kişisel değerlendirme sonrasında belirlenir.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Ne Kadar Sürer?
Kasık fıtığı ameliyatının süresi tek veya iki taraflı fıtık bulunmasına, fıtığın büyüklüğüne, ameliyat yöntemine ve daha önce aynı bölgede cerrahi işlem yapılıp yapılmadığına göre değişebilir.
Komplike olmayan bir kasık fıtığı ameliyatı genel olarak uzun süren cerrahi girişimler arasında yer almaz. Ancak hastanede geçirilen toplam süre yalnızca ameliyat süresinden oluşmaz.
Ameliyat öncesi hazırlık, anestezi uygulaması, cerrahi işlem ve ameliyat sonrası takip toplam sürenin parçalarıdır.
Aynı gün taburculuk bazı hastalar için mümkün olabilirken sağlık durumu veya ameliyatın özellikleri nedeniyle daha uzun takip gerekebilir.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Sonrası İlk Günler
Kasık fıtığı ameliyatı sonrası dönemde erken hareket genellikle iyileşmenin bir parçasıdır. Birçok hasta ameliyat günü veya kısa süre içerisinde ayağa kalkabilir.
İlk günlerde kasık bölgesinde hafif veya orta düzeyde ağrı, hassasiyet, şişlik ve morarma görülebilir. Erkek hastalarda şişlik bazen skrotuma doğru ilerleyebilir.
Bu bulguların düzeyi kişiden kişiye değişir.
Ameliyat sonrası ağrı için kişiye uygun ağrı kesici tedavi planlanabilir. Hareket sırasında rahatsızlık hissi ilk günlerde daha belirgin olabilir ve iyileşmeyle birlikte azalması beklenir.
Kasık Fıtığı Ameliyatı İyileşme Süreci
Kasık fıtığı ameliyatı iyileşme süreci hastanın yaşı, genel sağlık durumu, yapılan ameliyat ve günlük yaşam alışkanlıklarına göre değişir.
Günlük hafif aktivitelere çoğunlukla erken dönemde başlanabilir. Kısa yürüyüşler kişinin uzun süre hareketsiz kalmasını önler ve normal hareket düzenine dönüşü destekler.
Masa başında çalışan kişiler ile ağır fiziksel işlerde çalışan kişilerin işe dönüş süresi aynı olmayabilir.
Yoğun ağırlık kaldırma, karın kaslarını zorlayan egzersizler ve yüksek efor gerektiren aktivitelerde kişisel iyileşme süreci dikkate alınmalıdır.
Ameliyat sonrası aktivitenin tamamen kesilmesi yerine kontrollü ve kademeli olarak artırılması genellikle daha uygun bir yaklaşımdır.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Sonrası Beslenme
Ameliyattan sonra bağırsak düzeninin korunması önem taşır. Kabızlık ve yoğun ıkınma kasık bölgesindeki rahatsızlığı artırabilir.
Yeterli miktarda sıvı tüketmek, liften zengin dengeli beslenmek ve günlük hareket bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine destek sağlayabilir.
Bazı ağrı kesici ilaçlar kabızlığa eğilimi artırabilir. Bağırsak düzeninde belirgin bir değişiklik gelişmesi halinde klinik değerlendirme gerekebilir.
Bulantı bulunmadığı sürece normal beslenme düzenine kademeli olarak dönülebilir.
Kasık Fıtığı Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
Kasık fıtığı ameliyatı sık uygulanan bir cerrahi işlem olmakla birlikte diğer cerrahi girişimler gibi belirli riskler taşır.
Olası komplikasyonlar arasında:
Yara bölgesinde enfeksiyon
Kanama
Hematom
Seroma
Geçici uyuşukluk
İdrar yapmada güçlük
Uzun süren kasık ağrısı
Fıtığın tekrarlaması
Mesh ile ilişkili sorunlar
yer alabilir.
Laparoskopik ameliyatlarda karın içindeki organlar veya damarlarla ilişkili yaralanmalar da düşük olasılıklı cerrahi riskler arasında bulunur.
Ameliyat sonrasında giderek artan ağrı, yüksek ateş, yara bölgesinde yoğun kızarıklık, akıntı, sürekli kusma veya belirgin karın şişliği gelişmesi tıbbi değerlendirme gerektirir.
Kasık Fıtığı Tekrarlar Mı?
Kasık fıtığı ameliyatından sonra fıtığın yeniden oluşması mümkündür. Bu durum nüks veya rekürren kasık fıtığı olarak tanımlanır.
Günümüzde kullanılan cerrahi yöntemler fıtığın tekrarlama riskini azaltmayı amaçlar ancak bu risk tamamen ortadan kaldırılamaz.
Tekrarlama riskinde:
Fıtığın anatomik özellikleri
Cerrahi yöntem
Doku kalitesi
Sigara kullanımı
Yara iyileşmesindeki sorunlar
Bazı kronik hastalıklar
rol oynayabilir.
Tekrarlayan fıtığın tedavisi ilk ameliyatta kullanılan yönteme göre yeniden planlanır.
Tekrarlayan Kasık Fıtığında Ameliyat
Daha önce ameliyat edilmiş bir kasık bölgesinde yeniden fıtık geliştiğinde cerrahi plan ilk ameliyattan farklı olabilir.
Daha önce kullanılan yöntem, mesh varlığı ve dokulardaki cerrahi değişiklikler değerlendirilir.
Amaç mümkün olduğunda daha önce yoğun cerrahi işlem uygulanmamış anatomik bir alandan ilerleyerek onarım gerçekleştirmektir.
Örneğin daha önce açık yöntem uygulanmış bazı hastalarda laparoskopik yaklaşım değerlendirilebilir. Daha önce laparoskopik işlem yapılmış kişilerde ise farklı bir cerrahi yaklaşım gündeme gelebilir.
İki Taraflı Kasık Fıtığı Ameliyatı
Kasık fıtığı aynı anda sağ ve sol tarafta bulunabilir. Bu durum bilateral kasık fıtığı olarak tanımlanır.
İki taraflı fıtıklar uygun hastalarda aynı ameliyat sırasında onarılabilir.
Laparoskopik yaklaşım, her iki kasık bölgesinin aynı girişim içerisinde değerlendirilebilmesi açısından bazı hastalarda avantaj sağlayabilir.
Ancak cerrahi karar yalnızca fıtığın iki taraflı olmasına göre verilmez. Daha önce geçirilen ameliyatlar, yaş, genel sağlık durumu ve fıtıkların anatomik özellikleri birlikte değerlendirilir.
Kasık Fıtığı Ameliyatından Sonra Spor
Ameliyat sonrasında egzersize dönüş kademeli olmalıdır.
İlk dönemde hafif yürüyüş gibi düşük yoğunluklu aktiviteler çoğunlukla tolere edilebilir. Aktivite düzeyi iyileşme ve ağrı durumuna göre artırılır.
Karın kaslarını yoğun şekilde zorlayan egzersizler, ağır ağırlık kaldırma veya yüksek dirençli antrenmanlar için daha kontrollü bir dönüş planlanabilir.
Her hastanın iyileşme hızı farklı olduğu için spora dönüş konusunda tek bir gün veya hafta aralığı tüm hastalar için geçerli değildir.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Sonrası Ağrı
Ameliyatın ardından kasık bölgesinde ağrı ve hassasiyet görülmesi beklenebilir. Ağrının düzeyi fıtığın büyüklüğüne, uygulanan tekniğe ve kişinin ağrı algısına göre değişir.
Erken dönemdeki cerrahi ağrı genellikle iyileşme ilerledikçe azalır.
Bununla birlikte bazı kişilerde kasık ağrısı daha uzun süre devam edebilir. Üç aydan uzun süren ve kişinin günlük yaşamını etkileyen ağrı kronik postoperatif kasık ağrısı kapsamında değerlendirilebilir.
Uzun süreli ağrı sinir irritasyonu, skar dokusu, mesh ile ilişkili durumlar veya farklı nedenlerle bağlantılı olabilir.
Devam eden ağrının nedeninin belirlenmesi için klinik değerlendirme gerekir.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Sonrası Günlük Hayata Dönüş
Günlük yaşama dönüş süresi kişiden kişiye değişir. Hafif günlük aktiviteler ve yürüyüş çoğunlukla erken dönemde başlayabilir.
İşe dönüş süresini en fazla etkileyen faktörlerden biri yapılan işin fiziksel yüküdür. Masa başı çalışan biri fiziksel güç gerektiren bir işte çalışan kişiden daha erken işine dönebilir.
Araç kullanırken ani hareketleri rahat yapabilmek, ağrının kontrol altında olması ve refleksleri etkileyebilecek ilaçların kullanılmaması gerekir.
Günlük yaşam aktiviteleri kişinin ağrı ve hareket kapasitesine göre kontrollü şekilde artırılmalıdır.
Kasık Fıtığı Ameliyatı Sonrası Ne Zaman Tıbbi Değerlendirme Gerekir?
Ameliyat sonrasında hafif ağrı, morarma ve sınırlı şişlik görülebilir. Bazı belirtiler ise rutin iyileşme sürecinden farklı bir durumun göstergesi olabilir.
Şu belirtilerde tıbbi değerlendirme gerekir:
Şiddeti giderek artan ağrı
Yüksek ateş
Yara bölgesinde yoğun kızarıklık
Yara yerinden akıntı
Hızla artan şişlik
Sürekli bulantı veya kusma
Belirgin karın şişliği
İdrar yapamama
Nefes darlığı veya göğüs ağrısı
Bu belirtilerin değerlendirilmesi komplikasyonların erken fark edilmesi açısından önem taşır.
SSS – Sıkça Sorulan Sorular
Kasık Fıtığı Ameliyatı Zor Bir Ameliyat Mıdır?
Kasık fıtığı ameliyatı genel cerrahide sık uygulanan cerrahi işlemler arasında yer alır. Bununla birlikte ameliyatın teknik güçlüğü fıtığın büyüklüğüne, tek veya iki taraflı olmasına, daha önce ameliyat geçirilmesine ve hastanın genel durumuna göre değişebilir. Her cerrahi girişimde olduğu gibi kasık fıtığı ameliyatının da belirli riskleri bulunur.
Kasık Fıtığı Ameliyatından Sonra Kaç Günde Yürünür?
Birçok hasta ameliyat günü veya kısa süre sonra yürümeye başlayabilir. Erken dönemde kısa ve kontrollü yürüyüşler genellikle iyileşme sürecinin bir parçasıdır. Yürüme mesafesi ve aktivite düzeyi ağrı ve genel sağlık durumuna göre kademeli olarak artırılır.
Kasık Fıtığı Ameliyatından Sonra Ne Zaman İşe Dönülür?
İşe dönüş süresi yapılan işin niteliğine göre değişir. Masa başında çalışan kişiler günlük hareketlerin rahatlamasıyla daha erken işine dönebilir. Ağır kaldırma veya yoğun fiziksel efor gerektiren mesleklerde ise daha uzun bir iyileşme süresine ihtiyaç duyulabilir.
Açık Mı Laparoskopik Kasık Fıtığı Ameliyatı Mı Tercih Edilir?
Her hasta için tek bir yöntem standart olarak üstün kabul edilmez. Fıtığın tek veya iki taraflı olması, önceki ameliyatlar, nüks durumu, hastanın genel sağlık özellikleri ve anatomik yapı cerrahi yöntem seçimini etkiler. Uygun yaklaşım kişisel değerlendirmeyle belirlenir.
Kasık Fıtığı Ameliyatından Sonra Fıtık Tekrar Eder Mi?
Kasık fıtığı cerrahi onarımdan sonra tekrar gelişebilir. Güncel ameliyat teknikleri bu riski azaltmayı amaçlar ancak nüks ihtimalini tamamen ortadan kaldırmaz. Cerrahi teknik, doku yapısı, yara iyileşmesi, sigara kullanımı ve fıtığın özellikleri tekrarlama riskini etkileyebilir.
Sizinle İletişime Geçelim
Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.
Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
