
İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) ve kolon kanseri arasındaki farklar, hastalıkların oluşum biçimi, belirtilerin seyri, tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarında ortaya çıkar. IBS bağırsakta belirgin yapısal bir tümör oluşturmadan bağırsak fonksiyonlarını etkileyen kronik bir durumken, kolon kanseri kalın bağırsak dokusunda gelişen kötü huylu hücresel değişikliklerle ilişkilidir. Karın ağrısı, şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi bazı belirtiler iki durumda da görülebileceği için hastalar zaman zaman bu sorunları birbirine karıştırabilir. Buna karşılık açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan dışkıda kan, kansızlık ve giderek artan bağırsak alışkanlığı değişiklikleri Kolon Kanseri açısından daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Belirtilerin niteliğine ve kişinin risk durumuna göre Kolonoskopi gibi incelemeler iki durumun ayrımında önemli rol oynayabilir.
İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) Nedir?
İrritabl Bağırsak Sendromu, bağırsakların çalışma düzenini etkileyen kronik bir sindirim sistemi problemidir. IBS bulunan kişilerde bağırsakta kanser, yara veya kitle gibi yapısal bir bozukluk bulunması gerekmez; temel problem bağırsak hareketleri, bağırsak duyarlılığı ve beyin-bağırsak iletişiminin çalışma biçimiyle ilişkilidir.
IBS belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı kişilerde kabızlık ön plandayken bazı kişilerde ishal daha sık görülür. Bir başka grupta ise kabızlık ve ishal dönemleri birbirini takip edebilir.
Karında kramp, şişkinlik, gaz ve dışkılama sonrasında rahatlama hissi IBS’te sık karşılaşılan yakınmalar arasındadır. Belirtilerin yoğunluğu zaman içerisinde değişebilir.
Stres, uyku düzensizliği, bazı yiyecekler ve günlük yaşam alışkanlıkları IBS belirtilerinin artmasına katkıda bulunabilir. Ancak IBS’nin yalnızca psikolojik bir sorun olduğunu söylemek doğru değildir. Bağırsak hareketleri ve bağırsakların uyaranlara karşı hassasiyeti de sürecin önemli parçalarıdır.
Kolon Kanseri Nedir?
Kolon Kanseri, kalın bağırsağın iç yüzeyini oluşturan hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalması sonucunda gelişen bir hastalıktır.
Bazı kolon kanserleri zaman içerisinde belirli bağırsak poliplerinden gelişebilir. Bu nedenle Kolon Polipleri bağırsak taraması sırasında tespit edildiğinde poliplerin özelliklerine göre çıkarılması ve takip edilmesi gündeme gelebilir.
Kolon kanseri erken dönemde belirgin bir belirti oluşturmayabilir. Hastalık ilerledikçe bağırsak alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan, karın ağrısı, kansızlık, halsizlik veya istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Kolon kanseri ile IBS arasındaki en önemli farklardan biri burada ortaya çıkar. IBS bağırsak fonksiyonlarını etkileyen bir durumken kolon kanserinde bağırsak dokusunda yapısal bir hastalık bulunur.
Tanı doğrulandığında Kolon Kanseri Tedavisi, tümörün bulunduğu bölgeye, hastalığın evresine ve kişinin genel sağlık durumuna göre planlanır.
IBS ve Kolon Kanseri Belirtileri Neden Karıştırılır?
Her iki durumda da bağırsak alışkanlığında değişiklik görülebilmesi hastaların en sık yaşadığı kafa karışıklıklarından biridir.
IBS bulunan bir kişi dönem dönem kabızlık, ishal, gaz, şişkinlik ve karın ağrısı yaşayabilir. Kolon kanserinde de bağırsak hareketlerinde değişiklik ve karın rahatsızlığı görülebilir.
Ancak belirtilerin seyri ve eşlik eden bulgular farklı olabilir.
IBS belirtileri çoğunlukla dönemsel olarak artıp azalabilir. Bazı kişiler belirli yiyeceklerden veya yoğun stres dönemlerinden sonra yakınmalarının belirginleştiğini fark eder.
Kolon kanserinde ise özellikle yeni başlayan ve kalıcı hale gelen bağırsak değişiklikleri daha fazla önem taşır.
Bu ayrım kesin tanı koymak için yeterli değildir ancak değerlendirme sırasında önemli bir ipucu sağlar.
IBS’te Karın Ağrısı Nasıl Olur?
IBS’te karın ağrısı çoğunlukla kramp veya sıkışma şeklinde tarif edilir. Ağrının yeri zaman zaman değişebilir.
Bazı kişiler dışkılama sonrasında karın ağrısının hafiflediğini fark eder. Şişkinlik ve gaz da ağrıya eşlik edebilir.
Belirtiler belirli dönemlerde yoğunlaşıp sonrasında azalabilir. Bu durum IBS’nin kronik ancak dalgalı bir seyir göstermesiyle ilişkilidir.
Buna karşılık sürekli aynı bölgede hissedilen, giderek şiddetlenen veya gece uykudan uyandıran yeni bir karın ağrısı yalnızca IBS olarak değerlendirilmemelidir.
Özellikle ağrıya kilo kaybı, kansızlık veya dışkıda kan gibi ek bulgular eşlik ediyorsa daha ayrıntılı değerlendirme gerekir.
Dışkılama Değişiklikleri Nasıl Ayırt Edilebilir?
IBS’te dışkılama düzeni oldukça değişken olabilir. Kişi bir dönem kabızlık yaşarken başka bir dönemde ishal şikâyeti yaşayabilir.
Dışkının kıvamında değişiklik, dışkılama sıklığında artış veya azalma ve bağırsakların tamamen boşalmadığı hissi görülebilir.
Kolon kanserinde de bağırsak alışkanlığı değişebilir. Ancak özellikle daha önce olmayan bir değişikliğin başlaması ve haftalar boyunca devam etmesi önemlidir.
Dışkının sürekli inceldiğini düşünmek tek başına kolon kanseri tanısı koydurmaz. Ancak kalıcı dışkılama değişikliği başka belirtilerle birlikte değerlendirilmelidir.
Kişinin yıllardır aynı şekilde devam eden IBS yakınmaları ile yeni başlayan ve giderek artan bir bağırsak değişikliği aynı şekilde ele alınmaz.
Dışkıda Kan IBS Belirtisi midir?
Dışkıda kan görülmesi IBS’nin tipik belirtilerinden biri değildir.
Bu nedenle IBS tanısı bulunan bir kişinin yeni başlayan rektal kanamayı otomatik olarak IBS’ye bağlamaması gerekir.
Parlak kırmızı kanın daha sık nedenleri arasında Hemoroid ve Anal Fissür bulunabilir. Özellikle sert dışkılama sonrasında tuvalet kâğıdında görülen parlak kırmızı kan anal fissürle ilişkili olabilir.
Hemoroid ise dışkılama sırasında ağrısız parlak kırmızı kanama, makat çevresinde şişlik veya kaşıntı gibi belirtilere yol açabilir.
Ancak bağırsaktan gelen kanamanın tek nedeni bu hastalıklar değildir. Kolon Polipleri, kolon ve rektum hastalıkları da kanamaya yol açabilir.
Bu nedenle tekrarlayan veya açıklanamayan kanamanın kaynağının belirlenmesi önemlidir.
Kilo Kaybı IBS ve Kolon Kanseri Arasında Nasıl Bir Fark Yaratır?
İstemsiz ve açıklanamayan kilo kaybı IBS’nin tipik özelliklerinden biri değildir.
IBS bulunan bazı kişiler belirli yiyeceklerden kaçındıkları için beslenme düzenlerini değiştirebilir ve buna bağlı olarak kilo kaybedebilir. Ancak hiçbir diyet veya yaşam tarzı değişikliği olmadan ortaya çıkan belirgin kilo kaybı farklı nedenlerin değerlendirilmesini gerektirir.
Kolon kanserinde bazı kişilerde istemsiz kilo kaybı görülebilir.
Özellikle kilo kaybına iştahsızlık, halsizlik, dışkılama alışkanlığında değişiklik veya dışkıda kan eşlik ediyorsa tablo daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte her kilo kaybı kolon kanseri anlamına gelmez. Tiroit hastalıkları, metabolik sorunlar, enfeksiyonlar ve farklı sağlık problemleri de kilo kaybına yol açabilir.
Kansızlık IBS’te Görülür mü?
IBS doğrudan kronik bağırsak kanamasına yol açan bir hastalık değildir. Bu nedenle açıklanamayan demir eksikliği anemisi IBS’nin tipik bir özelliği olarak kabul edilmez.
Kolon veya bağırsak sisteminden uzun süre düşük miktarda kan kaybı yaşanırsa demir depoları azalabilir ve kansızlık gelişebilir.
Kişide halsizlik, solgunluk, baş dönmesi, çarpıntı veya çabuk yorulma gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Özellikle bağırsak şikâyetleriyle birlikte nedeni açıklanamayan kansızlık bulunuyorsa daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Bu durum kolon kanseri dışında farklı sindirim sistemi hastalıklarında da görülebileceği için tek başına tanı koydurmaz.
IBS Kolon Kanserine Dönüşür mü?
IBS’nin kolon kanserine dönüşen bir hastalık olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
İrritabl Bağırsak Sendromu fonksiyonel bir bağırsak problemidir ve bağırsakta kanser öncüsü bir doku değişikliği oluşturması beklenmez.
Bu nedenle IBS tanısı almak kişinin otomatik olarak kolon kanseri geliştireceği anlamına gelmez.
Ancak önemli bir nokta vardır: IBS tanısı bulunan kişilerde ilerleyen yıllarda ortaya çıkan her yeni bağırsak belirtisini eski IBS şikâyetleriyle açıklamak doğru değildir.
Örneğin yıllardır IBS bulunan bir kişide yeni başlayan rektal kanama, istemsiz kilo kaybı veya kalıcı dışkılama değişikliği ortaya çıkarsa belirtiler ayrıca değerlendirilmelidir.
Kolon Polipleri IBS ile Karıştırılabilir mi?
Kolon Polipleri çoğunlukla herhangi bir belirti oluşturmaz. Bu nedenle IBS gibi karın ağrısı, gaz ve şişkinlik yapan tipik bir hastalık tablosuyla kendini göstermeleri beklenmez.
Bazı poliplerde bağırsak kanaması görülebilir.
Poliplerin önemli kısmı kolonoskopi gibi bağırsak incelemeleri sırasında tesadüfen tespit edilir.
Polip bulunması kolon kanseri olduğu anlamına gelmez. Ancak bazı polip türleri zaman içerisinde değişebileceği için özelliklerine göre çıkarılabilir ve takip edilebilir.
IBS’nin aksine polipler bağırsakta fiziksel olarak görülebilen yapısal oluşumlardır.
IBS ve Kolon Kanseri Tanısı Nasıl Ayrılır?
IBS tanısında kişinin belirtilerinin özellikleri ve süresi önemlidir. Hangi testlerin gerekli olacağı kişinin yaşı, belirtileri ve risk faktörlerine göre değişir.
Tanı sürecinde amaç benzer yakınmalar oluşturabilecek başka hastalıkların bulunup bulunmadığını değerlendirmektir.
Kolon kanseri şüphesinde ise bağırsak içerisinin doğrudan incelenmesi ve şüpheli bir oluşum varsa doku örneği alınması gerekebilir.
Bu noktada Kolonoskopi, kalın bağırsak ve rektumun değerlendirilmesini sağlayan temel yöntemlerden biridir.
Kolonoskopi sırasında bağırsak içerisindeki polipler, tümörler veya farklı mukozal değişiklikler görülebilir. Gerekli alanlardan biyopsi alınabilir.
Her IBS hastasının kolonoskopi yaptırması gerektiği anlamına gelmez. İncelemenin gerekliliği kişinin klinik özelliklerine göre belirlenir.
Hangi Belirtiler IBS Dışında Bir Sorunu Düşündürebilir?
Uzun süredir IBS belirtileri yaşayan kişiler kendi normal bağırsak düzenlerini çoğu zaman iyi tanır. Bu nedenle mevcut belirtilerden farklı yeni değişiklikler önemlidir.
Daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilecek belirtiler arasında:
- Tekrarlayan veya açıklanamayan dışkıda kan
- İstemsiz kilo kaybı
- Nedeni açıklanamayan demir eksikliği
- Yeni başlayan ve kalıcı hale gelen dışkılama değişiklikleri
- Giderek şiddetlenen karın ağrısı
- Sürekli iştahsızlık
- Belirgin halsizlik
- Bağırsakların tam boşalmadığı hissinin yeni başlaması
- Ailede kolorektal kanser öyküsü
yer alabilir.
Bu belirtilerin bulunması kişinin mutlaka kolon kanseri olduğu anlamına gelmez. Ancak yalnızca IBS varsayımıyla değerlendirilmemeleri önemlidir.
Yaş Kolon Kanseri Riskinde Önemli midir?
Kolon kanseri riski yaşla birlikte artabilir ancak hastalık yalnızca ileri yaşta görülmez.
Bu nedenle yaş tek başına değerlendirme kriteri değildir.
Özellikle ailede genç yaşta kolon veya Rektum Kanseri bulunması, kişinin risk değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Bazı kalıtsal sendromlar da daha genç yaşlarda kolorektal kanser riskini artırabilir.
Bu nedenle bağırsak belirtilerinin değerlendirilmesinde yaşın yanı sıra aile öyküsü ve kişinin daha önce Kolon Polipleri geçirip geçirmediği de dikkate alınır.
IBS Nasıl Yönetilir?
IBS yönetimi kişinin baskın belirtilerine göre değişir. Kabızlığın ön planda olduğu kişi ile ishal ağırlıklı IBS yaşayan kişinin ihtiyaçları aynı değildir.
Beslenme düzeninin gözden geçirilmesi, yeterli sıvı tüketimi ve düzenli fiziksel aktivite günlük bağırsak düzenini destekleyebilir.
Bazı kişiler belirli yiyeceklerin belirtilerini artırdığını fark edebilir. Gereksiz şekilde çok sayıda besini diyetten çıkarmak yerine kişisel tetikleyicilerin belirlenmesi daha uygun olur.
Stres yönetimi ve uyku düzeninin iyileştirilmesi de bazı kişilerde belirtilerin kontrolüne katkı sağlayabilir.
Gerekli durumlarda belirtilere yönelik ilaç seçenekleri değerlendirilebilir.
IBS kronik bir durum olabileceği için temel amaç yalnızca tek bir atağı geçirmek değil, kişinin uzun vadeli semptom kontrolünü sağlamaktır.
Kolon Kanseri Tedavisi Nasıl Planlanır?
Kolon Kanseri Tedavisi, IBS yönetiminden tamamen farklıdır.
Kanser tanısı doğrulandığında öncelikle hastalığın bulunduğu bölge ve yaygınlığı değerlendirilir.
Bazı hastalarda cerrahi tedavinin temel bölümünü oluşturabilir. Ameliyatta tümörlü bağırsak segmenti ve gerekli görülen lenf düğümleri çıkarılabilir.
Patoloji sonuçlarına ve hastalığın evresine göre ek onkolojik tedaviler gündeme gelebilir.
Tedavi planı her hastada aynı değildir. Tümörün özellikleri, evresi ve kişinin genel sağlık durumu süreci doğrudan etkiler.
Bu nedenle IBS ile kolon kanseri arasındaki en temel farklardan biri de tedavi yaklaşımının niteliğidir.
IBS ile Kolon Kanserini Ayırt Etmek Neden Önemlidir?
IBS yaşam kalitesini belirgin biçimde etkileyebilse de kolon kanseriyle aynı hastalık değildir.
Sorun, iki durumda görülebilecek bazı bağırsak belirtilerinin birbirine benzemesidir. Özellikle karın ağrısı ve dışkılama düzenindeki değişiklikler hastaların endişelenmesine neden olabilir.
Burada kişinin kendi belirtilerindeki değişimi takip etmesi önemlidir.
Yıllardır benzer biçimde devam eden IBS şikâyetleriyle yeni başlayan, kalıcı hale gelen ve başka bulguların eşlik ettiği bağırsak değişiklikleri aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Özellikle kanama, açıklanamayan kansızlık ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler varsa değerlendirmeyi yalnızca IBS üzerinden yapmak doğru olmaz.
İrritabl Bağırsak Sendromu ile kolon kanseri arasındaki farklar, yalnızca belirtilerin şiddetiyle değil hastalıkların temel yapısıyla ilişkilidir. IBS bağırsak fonksiyonlarının çalışma biçimini etkilerken kolon kanseri bağırsak dokusunda yapısal ve hücresel değişiklik oluşturur. Gaz, şişkinlik, karın ağrısı ve dışkılama değişiklikleri her iki durumda da görülebilse de açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan kanama ve kansızlık gibi belirtiler kolon hastalıkları açısından daha dikkatli değerlendirme gerektirir. Şüpheli belirtilerde amaç kişiyi endişelendirmek değil, mevcut yakınmaların kaynağını doğru biçimde belirlemektir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. IBS kolon kanserine dönüşür mü?
Hayır. IBS kolon kanserine dönüşen bir hastalık olarak değerlendirilmez. Ancak IBS bulunan bir kişide sonradan gelişen yeni veya farklı belirtiler ayrıca araştırılmalıdır.
2. IBS ile kolon kanseri belirtileri nasıl ayırt edilir?
IBS’te karın ağrısı, gaz, şişkinlik, kabızlık ve ishal dönemleri sık görülür. Kolon kanserinde ise yeni ve kalıcı dışkılama değişiklikleri, dışkıda kan, kansızlık ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler daha dikkat çekici olabilir.
3. IBS dışkıda kan yapar mı?
Dışkıda kan IBS’nin tipik belirtisi değildir. Hemoroid, anal fissür, kolon polipleri veya farklı bağırsak hastalıkları kanamaya neden olabilir. Tekrarlayan kanamada nedenin belirlenmesi gerekir.
4. IBS hastasına kolonoskopi yapılır mı?
Her IBS hastasında kolonoskopi gerekmez. Yaş, aile öyküsü, dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık veya farklı alarm belirtilerinin bulunması inceleme ihtiyacını etkileyebilir.
5. Kolon kanseri ile IBS aynı anda görülebilir mi?
IBS bulunması kişinin başka bir bağırsak hastalığı geliştiremeyeceği anlamına gelmez. Bu nedenle IBS tanısı olan bir kişide yeni başlayan kanama, kilo kaybı veya belirgin bağırsak değişikliği varsa ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Sizinle İletişime Geçelim
Sorularınız için formu doldurun, en kısa sürede dönüş sağlayalım.
Prof. Dr. Emre Sivrikoz; genel cerrahi alanında uluslararası deneyime sahip bir cerrahtır. İstanbul’da özel muayenehanesinde hizmet vermektedir. Kolon ve rektum kanserlerinin modern cerrahi tedavisi, hemoroid, makat fistülü, makat çatlağı ve pelvik taban hastalıkları başlıca uzmanlık alanlarıdır. Açık, laparoskopik ve robotik cerrahi tekniklerini kişiye özel yaklaşımla uygulamaktadır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış; ABD’de USC Keck School of Medicine ve İngiltere’de dünyanın önde gelen merkezlerinden St Mark’s Hospital’da ileri düzey eğitim almıştır. Avrupa Koloproktoloji Board sertifikalıdır (FEBS). American College of Surgeons üyesidir (FACS).
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
- Prof. Dr. Emre Sivrikoz
